Bilinçli Gençlerle Aydınlık Gelecek Projesi Sonuçlandı

06 Ocak 2015

Sakarya Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Yusuf Genç ve Yrd. Doç. Dr. Hasan Hüseyin Taylan tarafından yürütülen “Bilinçli Gençlerle Aydınlık Gelecek” projesi son buldu.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2013 yılında “Sosyal Dâhil Etme” projesi kapsamında kabul edilen Doç. Dr. Yusuf Genç ve Yrd. Doç. Dr. Hasan Hüseyin Taylan koordinatörlüğünde yürütülen “Bilinçli Gençlerle Aydınlık Gelecek” isimli projede, risk altındaki lise öğrencilerinin profilleri, bilimsel araştırma yöntemi ile belirlendi.

Doç. Dr. Yusuf Genç, “Bilinçli Gençlerle Aydınlık Gelecek projemiz ile risk altındaki öğrencilerin yaş, cinsiyet, aile geliri, ebeveyn eğitim durumu gibi sosyo-ekonomik ve demografik özellikleri, öğrencilerin aile yapıları ve durumları, boş zaman değerlendirme ve televizyon, internet gibi medya takip alışkanlıkları, arkadaşlarıyla ilişkilerinin niteliği, sunulan değerleri benimseme durumları, sosyal güvenlik durumunu ve yaşam memnuniyetleri, okul başarı durumunu ve eğitim sorunları ile dezavantajlı liseli gençlerin okul başarısında aile takibi ve ilgisinin rolünü, proje kapsamında araştırdık” dedi.

Sakarya’da eğitim seviyesi düşük, göç alan bölgelerde yaşayan, sanayide çalışmak zorunda kalan, uyuşturucu kullanan ve risk altında olan, tarım işçisi, fiziksel ve zihinsel engelli gençlerin projede hedef kitlesi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Genç, “Araştırma kapsamında Sakarya’da dört okul belirledik. Bu okullarda ki öğrencilerimize yönelik sosyal sorumluluk ve farkındalık,  etkili ders çalışma teknikleri, madde bağımlılığı ve zararları eğitimleri verdik. Ayrıca öğrencilerin velilerine, aile içi iletişim ve ergenlik sorunları ile alakalı eğitimler verdik” diye konuştu.

Dört Öğrenciden Biri Okulu Terk Etmeyi Düşünüyor

Proje kapsamında riskli öğrenciler üzerinde yapılan araştırmalar hakkında konuşan Yrd. Doç. Dr. Taylan, “Araştırmamızı üç okulda toplan 330 öğrenciyi inceleyerek yaptık. İletişim teknolojileri kullanımı, ders çalışma süreleri, okul harici işte çalışma, disiplin soruşturmaları, şiddete maruz kalma, okul terk düşüncesi ve aile ilgisi konularında öğrenciler ile birebir mülakat yaptık” dedi.

Araştırma yapılan okullarda dört öğrenciden birinin okulu terk düşüncesi olduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Taylan, “Okulu terk etmeyi düşündüğünü belirten öğrenciler, bu düşüncelerine en temel gerekçe olarak derslerin sıkıcı olmasını ve öğretmenlerinin tavrını göstermektedir. Öğrenci başarısında aile faktörü de aslında çok önemli. Araştırmamızda gördük ki ailenin çocuğunun okul durumunu ve devam durumunu takip ettiğinde ve veli toplantılarına katıldığında, öğrencilerin başarılı olma olasılığı, takdir ve teşekkür belgesi alma olasılığı artmakta, sınıf tekrarı, disiplin soruşturması geçirme olasılığı ile okul terk düşüncesi azalmaktadır” şeklinde konuştu.

Öğrencilerle ve sorunlarıyla ilgilenilmediğinde veya sorunlarının kaynağına inilmediği zaman, öğrencilerin okulunu yarıda bırakma veya terk etmeyi düşündüğünün altını çizen Yrd. Doç. Dr. Taylan, “Bu durum, eğitim çağındaki öğrencilerin önemli bir kısmının eğitim dışında kalarak risk grupları içinde yer almasına neden olacaktır. Böylesi bir durumda gençliğin önemli bir kısmını kaybetme durumuyla karşı karşıya kalacağımız açıktır. Öğrencinin başarısında en önemli faktör ailedir ve okul-aile-öğrenci işbirliğinin en etkili ve en iyi biçimde sağlanması gerekmektedir. Ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi ve bu duruma farkındalık kazandırılması için seminerle, kamu spotlarıyla, aile ziyaretleriyle ve oldukça önemsediğimiz okullarda sosyal çalışmacı istihdamıyla ‘Okul Sosyal Hizmeti’ nin hayata geçirilmesi ehemmiyet arz etmektedir” diye konuştu.

06/01/2015 – MA

4 kez görüntülendi.
06 Ocak 2015 - 9:54