Ekonomi Zirvesi

17 Aralık 2012

Sakarya Üniversitesi Sanayi İşbirliği Topluluğu tarafından düzenlenen “Ekonomi Zirvesi” isimli etkinlik sona erdi.

Sakarya Üniversitesi’nde (SAÜ) 13 – 14 Aralık tarihleri arasında Sanayi İşbirliği Topluluğu tarafından düzenlenen Ekonomi Zirvesi’nde Finansbank ve Albaraka Türk’ün CEO’ları Dr. Ömer A. Aras ve Fahrettin Yahşi katılımcılarla buluştu. Avrupa’da süren ekonomik krizin yanı sıra Türkiye’nin ekonomik performansının da konuşulduğu zirveye SAÜ’lü öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

Nasıl Lider Olunur?

Başarının sırrının ekonomik ortamları iyi değerlendirmek, fırsatları yakalamak ve aksiyon yaratmak olduğunu söyleyen Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO Ömer Aras, yönetici ve lider olmak isteyenlerin değişen ekonomik göstergeleri iyi okuması gerektiğini belirtti.

Liderliğin en basit kuralının sektörde takip edilmek olduğunu söyleyen Aras, finans sektöründe lider olmak isteyenlerin dikkat etmesi gerekenleri şöyle sıralardı: “Lider olmanın temel kurallarının başında, gelirlerin giderlerden daha hızlı büyümesi, elde edilen karların mutlaka alınan riskle orantılı büyümesi ve giderlerin daima kontrol edilmeli.”

Lider olmak isteyenlerin çevresiyle uyumlu çalışması gerektiğini söyleyen Aras, “Nasıl lider olunur sorusuna cevap olarak ise; söyleyebileceğim, çok çalışmak, iyi bir dinleyici olmak, ekibin saygısını kazanmak, samimi olmak, performans ölçmek, adil ve cömertçe ödüllendirmektir” dedi.

Kriz Devam Ediyor

İkinci oturumun konuğu Albaraka Türk CEO Fahrettin Yahşi ise, Küresel finansal kriz ve dünya ekonomisi ile ilgili konuşmasında ABD de başlayan ve Avrupa’da devam eden ekonomik krizin dünyadaki ve Türkiye’deki yansımalarıyla ilgili görüşlerini dile getirdi.

ABD konut sektöründe başlayan krizin hızlı bir şekilde yayılarak tüm dünyada etkili olduğunu söyleyen Yahşi, “İstihdam krizde önemli bir noktadadır. İstihdam piyasaları hala toparlanmakta sıkıntı çektiği görülmektedir” şeklinde tespitlerde bulundu. İhracatın kriz döneminde gerileme olduğunu söyleyen Yahşi, ancak daha sonra bir takım düzenlemelerle toparlanma eğilime girdiğini belirtti.

Türkiye ekonomisinin kriz sonrası dönemde hızlı bir toparlanma gösterdiğini söyleyen Yahşi “Türkiye’nin sağlam mali durumu dikkat çekmektedir” dedi. Küresel krizde en önemli otoriteyi Merkez Banka’sının gösterdiğini söyleyen Yahşi, şöyle konuştu: “Merkez Bankası, ekonomik toparlanmada izlediği proaktif politikayla çok etkili bir tutum sergilemişlerdir.” Yahşi, AB tanımlı borç stokunun Türkiye’nin yüzde 39,2 oranıyla çok önemli bir sıralamada olduğunu söyledi.

Türk bankacılık sektöründe mevduat bankacılığının payının yüzde 90,1, katılım bankalarının pay oranın yüzde 6,1 ve kalkınma ve yatırım bankalarının pay oranlarının ise, yüzde 3,8 olduğunu söyleyen Yahşi, “Katılım bankaları, Türkiye’de bankacılık sisteminin bir parçası olup, atıl fonları siteme kazandırmıştır. Katılım bankalarının özellikleri fon kullanan üretici ve iş dünyasına alternatif fon kaynaklarına ulaşma imkanı sağlamıştır” dedi.

Katılım bankalarının rekabetçi bir yapıya sahip olduklarını ifade eden Yahşi, Katılım bankalarını farklılaştıran özellikler ise, faizli enstrümanlara yatırım yapmaması, doğrudan faiz riskine maruz kalmaması ve spekülatif alanlara yatırım yapmaması şeklinde sıraladı.

Oturumların sonunda konuşmacılara plaket takdim edildi.

17/12/2012 – AB

2 kez görüntülendi.
17 Aralık 2012 - 13:11