Bahar Yarıyılı Başladı

02 Şubat 2012

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, dünyadaki gelişimleri takip ettiklerini ve bu doğrultuda Sakarya’da eğitim öğretim projeleri geliştirdiklerini söyledi.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle başladı. Törene SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Ali Yalçın, Prof. Dr. Musa Eken ve Prof. Dr. Fatih Üstel ve çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

Dünyadaki Gelişmeleri Takip Ediyoruz

Açılış konuşmasında SAÜ’nün bu yılki hedefleri ve projelerinden söz eden Elmas, “Temel hedeflerimiz nitelikli öğretim elamanı kazanmak, mevcutların niteliklerini artırmak, eğitim öğretimde uluslararasılaştırmak, e-öğrenmeyi eğitim öğretime dahil etmek ve bilimsel çalışmaları artırmak” dedi.

Dünyadaki gelişimleri takip ettiklerini ve bu doğrultuda Sakarya’da eğitim öğretim projeleri geliştirdiklerini ifade eden Elmas, yeni eğitim anlayışının odak noktasının öğrencilerin mezun olurken çok yönlü ve farklı alanlarda bilgi donanımıyla mezun olmaları olduğunu kaydetti. Elmas şöyle konuştu: “Mezun ettiğimiz bireyden o alanla ilgili bilgi becerileri dışında bir takım yetkinliklere sahip olmasını istiyoruz ya da o yetkinlikleri kazandırmak istiyoruz. Farklı alanlarda yapılan projelerin özü burada yatıyor.”

Eleştirel Düşünebilen Öğrenci

Mezunların kritik düşünme becerisine sahip,  eleştirel düşünebilen, grup çalışmasına yatkın, başka disiplinlerle ilişki kurabilen ve kendisini iyi ifade eden bireyler olmasını amaçladıklarını aktaran Elmas, SAÜ öğrencilerine bu nitelikleri kazandıracak bir eğitim ortamı oluşturmaya çalıştıklarını belirtti.

Tüm projelerinin bu yetkinlikleri öğrencilere kazandırmaya dönük olduğunu ifade eden Elmas, şöyle konuştu: “Bu ortamı kendisi,  öğretim üyeleri, fiziki ortam ve kalite süreçleri; tüm projelerin özü bu amaç bu yetkinlikleri kazandırmak.”

Eğitimde Bürokrasi En aza İndirgenecek

Eğitim öğretim çalışmalarında bürokrasiyi en aza indirgemek istediklerini anlatan Elmas, “Geliştirdiğimiz sistemlerin olabildiğince basitleştirilmesi taraftarıyız. Üniversite olarak bürokrasiyi çok aza indirgeyecek projeler geliştiriyoruz. Bürokrasi azaltmak ve yaptığımız projeleri daha uygulanabilir kılmak istiyoruz” dedi.

Güvenilir Bir Sınav Nasıl Yapılır?

Bahar yarıyılı açılışı dolayısıyla bir sunum yapan Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Neşe Güler ise, ölçme ve değerlendirme konusunda akademisyenleri bilgilendirdi. Sınavlarda öğrencilerin bilgi düzeylerini ölçmeye çalıştıklarını ve bunun zorluğuna değinen Güler, “Sınavlarla bir özelliği ölçmeye çalışıyoruz. Ölçtüğümüz soyut bir kavram; çünkü insan özellikleri psikolojik, bilişsel ve sürekli değişen özellikler ve bu özellikleri ölçmeye çalıştığımızda hatalar yapabiliyoruz. Amacımız bu hataları en aza indirgemek” dedi.

Daha az hatayla ve güvenilir bir değerlendirme yapmak için akademisyenlerin dikkat etmesi gereken konuların başında birden çok soru sorarak öğrencilerin bilgi düzeylerinin ölçülmesi olduğunu söyleyen Güler, şöyle konuştu: “Derslerde birçok konu işliyoruz ve farklı sorularla öğrencilerin hangi konuları daha iyi kavradığını da öğreniriz.”

Birden Çok Soru Soralım

Birden çok sorunun yanında soruların net ve anlaşılır olmasının da önemli olduğuna vurgu yapan Güler, “İster ödev veya proje verelim, ister sınavlarda sorular soralım; açık net anlaşılır olmadığı zaman ölçme yapamayız. Sorulan sorudan herkesin aynı anlamı çıkarabilecek şeklide net ve anlaşılır soru hazırlamak çok önemli” dedi.

“Güvenilir sınavın diğer bir özelliği ise, öğrencilere soruları cevaplayacakları azami süreyi hazırlamaktır” diyen Güler, sınav süresinin ne fazla nede az olması gerektiğini belirtti.

Her Yaşta Sınav Kaygısı Olur

Sınav öncesi öğrencileri hazırlamamanın öğrencilerin durumunun ölçmede çok önemli olduğunu kaydeden Güler, bu konuda dikkat edilmesi gereken konuların başında; “soruların kolaydan zora doğru sorulması” olduğuna işaret etti. Güler, şunları söyledi: “Hepimiz kaç yaşında olursak olalım, ‘sınav dendiğinde’ bir sınav kaygısı yaşarız. Sınav kaygısı ise, öğrencilerin gerçek durumunu öğrenmemize engeldir. Bunu tamamen ortadan kaldırmayız ama bunu biraz aşağı çekebiliriz. Bu konuda en önemlisi sınav sırasında sınavda görevlilerin olanların tavır davranışları; hiç kimse sınava girerken karşısında, sinirli kendisine sert davranan birisini görmek istemez. Bu anlamda sınav görevlileri ağırbaşlı ve biraz daha dikkatli olması gerekir.”

01/02/2012 – AB

Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Neşe Güler’in Öğrenme Çıktılarının Ölçme ve Değerlendirilmesi konulu sunumunu indirmek için tıklayın:

Nese Guler_Ogrenme Ciktilarinin Olcme ve Degerlendirilmesi

 

2 kez görüntülendi.
02 Şubat 2012 - 8:34