Anne Sütünün Önemi Konuşuldu

08 Kasım 2012

Sakarya Üniversitesi(SAÜ) Sağlık Yüksekokulu tarafından “Tek İdeal Besin Anne Sütü” konulu bir konferans düzenlendi.

Konferansta anne sütünün aileye, ileriki dönemlerde hastalıkları programlanması, topluma, çevreye katkıları ve anne-çocuk ruh sağlığı üzerine etkisi konuları ele alındı.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Sağlık Yüksekokulu tarafından düzenlenen “Tek İdeal Besin Anne Sütü” isimli konferans SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Anne sütünün öneminin konuşulduğu etkinliğe, SAÜ Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Sevin Altınkaynak ve Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Nursan Çınar, Yrd. Doç. Dr. Gülgün Durat konuşmacı olarak katıldı.

Anne Sütü Taklit Edilemez

Emzirmenin aileye, topluma ve çevreye katkıları hakkında bir konuşma yapan Doç. Dr. Nursan Çınar, Anne sütünün hiçbir zaman taklit edilemeyeceğinin altını çizdi. Emzirmenin bebek sağlığı üzerine tartışmasız üstünlüklerinin olduğunu belirten Doç. Dr. Çınar, “Emzirmek başta anne olmak üzere tüm aileye ve ekonomiye olan katkıları da son derece önemlidir. Anne sütü hiçbir zaman birebir taklit edilemez. Bu nedenle emzirmeyen anneler hangi mamanın bebekleri için daha iyi olduğu konusunda düşünürlerken, emzirmeyi seçen anneler bebeklerinin en iyi mamayla beslendiklerinden emindirler. Emzirme bebek, anne, aile, toplum, ekonomi ve çevre için en iyi seçenektir” diye konuştu.

Hastalıklardan Korur

Çocuk ve erişkin dönemlerde hastalıkların programlanmasında anne sütünün önemi konusunda çeşitli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Sevin Altınkaynak, “Anne sütü bebek için en ideal besin ve doğal sağlık planıdır. Anne sütünün en ilgi çekici etkisi 6. aydan başlar çocukluk ergenlikte devam eder. Beslenme süresi ile paralellik gösterir. Anne sütü veren anneler bilinçli oldukları için çocuklarını obezite, kanser, osteoporoz, Tip 1 ve 2 diyabet gibi hastalıklardan korur” dedi.

Bebeği Yaşam Boyu Etkiler

Anne sütünün, anne-çocuk ruh sağlığına etkileri hakkında bir konuşma yapan Yrd. Doç. Dr. Gülgün Durat “Emzirme sadece kadınlara özel bir durumdur ve anne ile bebek arasında güçlü bir duygusal bağ oluşmasını sağlar. Bu güven bağı, çocukluk döneminden başlayarak yaşam boyu devam eder. Emzirme aynı zamanda bebeğin duygusal gereksinimlerini de karşılar. Emzirmenin, bebek için yalnızca beslenme ve cinsellik niteliği değil, tüm yaşamı boyunca onu etkileyecek “Bağlanma” boyutu da bulunmaktadır. Emzirme sırasında kurulacak bağ, bebeğin sağlıklı bir kişilik oluşturmasına ortam hazırlar. Aynı zamanda bebeğin ruhsal, bedensel ve zekâ gelişimine yardımcı olur. Dikkat azlığı sendromu, ilgisizlik gibi olgularda da anne sütü alımının önem kazandığı görülmektedir” şekilden konuştu.

08/11/2012 – Müge Öçbaşaran

15 kez görüntülendi.
08 Kasım 2012 - 11:10