Üstün Yeteneklilere Doğa Eğitimi

26 Ağustos 2012

Sakarya Üniversitesi öncülüğünde yürütülen Üstün Yetenekli ve Zekalı Çocuklar Yaratıcı Doğa Eğitim Projesinin ikincisi gerçekleştirildi.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) öncülüğünde ikincisi yapılan; TÜBİTAK destekli üstün yetenekli ve zekalı çocuklar yaratıcı doğa eğitimi projesi, 23 Ağustos’ta SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde tanıtıldı.

na SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Üstel’in yansıra,  üstün yetenekli çocuklar ve aileleri katıldı.

Kendi Alanlarında Rekabet Edebilen Bireyler Yetiştirmek İstiyoruz

Açılış konuşmasında SAÜ hakkında bilgi veren SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Sakarya Üniversitesi’nin dünyadaki eğitim öğretimdeki farklılıkları yakından takip eden ve uygulayan bir üniversite olduğunu vurguladı. Elmas, “Özellikle eğitim öğretimde bilgi çağında gerekli olan; öğrencinin aktif olduğu, hocanın değil öğrencinin merkezde olduğu, öğrencinin çeşitli aktiviteler yaparak, yeteneklerinin ortaya çıkmasını sağlayacak bir eğitim sistemine geçtik” şeklinde konuştu.

Öğrencileri rekabete hazır bireyler olarak mezun etmek istediklerini dile getiren Elmas, “Amacımız, kişilerin kendi yeteneklerini sunumlar, semineler ve grup çalışmaları gibi aktivitelerle yaratıcılık özelliği kazanarak, kendilerini ortaya koymaları; dünyadaki rakipleriyle rekabet eden bireyler olarak mezun olmalarını istiyoruz” dedi.

“Türkiye’de eğitim öğretimde en önemli sorun, yetenekli ve zeki kişilere uygun bir eğitim sisteminin olmamasıdır” diyen Elmas,  “Öğrencilerimiz bu proje sayesinde farklılarını ortaya koyarak, hakkettikleri eğitim ortamlarını bulur, geleceğin mucitleri olur, Türkiye’yi geleceğe taşıyan nesiller olur” temennisinde bulundu.

Üstün Yetenekliler Kimlerdir?

Proje hakkında bilgi veren SAÜ Eğitim Fakültesi öğretim görevlisi Çağlar Çetinkaya, amaçlarının üstün yeteneklerde belli becerileri geliştirmek olduğunu ifade etti.

Üstün yetenekli bireyleri kimler olduğu konusunda insanların bilinçli olmadığını dile getiren Çetinkaya, genelde ülkemizde ve birçok dünya ülkesinde bir konuda üstün potansiyele sahip olan çocuğun üstün yetenekli olduğuna dair yanlış bir algı olduğunu söyledi. “Kişinin çok zeki olması, o kişinin kendi alanları içerisinde ayrılabilen bir potansiyelinin olması bizim için üstün yetenek kriterini sağladığı anlamına gelmiyor” diyen Çetinkaya, bireylerin  yaratıcılık , genel ve özel yetenek ile motivasyon alanlarının hepsinden yaşıtlarından yüzde 85 ve bu alanların en az birinden de yüzde 98 daha başarılı olması halinde üstün yetenekli biri olarak kabul edildiğini belirtti.

Doğumda Diğer Bebeklerden Daha Ağır ve Uzundurlar

Üstün yetenekli bireylerin doğumlarından itibaren akranlarından farklılaşan belli başlı özellikleri olduğunu dile getiren Çetinkaya, “Bu çocuklar, doğumda diğer bebeklerden daha ağır ve uzundurlar” şeklinde konuştu.

Üstün yetenekli çocukların akranlarına göre daha az rahatsızlık geçirdiklerini söyleyen Çetinkaya, “Genellikle hareketlidirler, duyu organları daha keskindir ve bebeklik dönemlerinde uyaranlara akranlarından çok daha fazla tepkilerde bulunmaktadırlar” dedi.

Bu çocukların zihinsel, sosyal ve kişilik özelliklerinin akranlarına göre belirgin farklılar gösterdiğini söyleyen Çetinkaya, şöyle konuştu: “Üstün yetenekli çocukların hızlı çalışan hafızaları vardır. Gördükleri, duydukları bir şeyi kolay unutmazlar. Dikkat süreleri ilgi duydukları konularda her zaman yaşıtlarından daha uzundur. Problemi çok kısa sürede çözerler. Risk almaktan kaçınmazlar. Herkesi renk, ırk, dinine bakmaksızın olduğu gibi kabul ederler. Kolay dost edinirler. Lider olmak isterler. Her şeyi mükemmel yapmak isterler”

Üstün Yeteneklilere Yönelik Ulusal Müfredat

Sadece ailelerin katıldığı ikinci oturumda üstün yetenekli çocukların eğitim sorunları masaya yatırıldı. Bu çocukların eğitimleri konusunda Türkiye’nin önemli eksikleri olduğunu dile getiren Çetinkaya, en önemli eksiğin bu çocuklara uygun ulusal bir müfredatının olmayışı olduğunu belirtti.

Üstün yetenekli çocukların eğitilmesinin akranlarından farklı bir müfredatla yapılması konusunda bazı uzmanlardan itirazlar geldiğini söyleyen Çetinkaya, şunları söyledi: “Bu çocukların kendi akranlarının sınıflarından çıkarılıp, başka alanlarda eğitilmesi doğru mu? Bu bir takım tartışmalara neden oluyor; ‘Ayrı bir sınıf yaratıyorsunuz; böyle bir sınıf yaratmakla eşitlik ilkesine aykırı hareket ediyorsunuz.’ deniliyor”

Çocuklar Ziyan Oluyor

Bu ithamın haksız olduğunu dile getiren aileler, bu çocukların sınıflarında uyumsuz olduklarını ve adapte olamadıkları için de hırçın olduklarını dile getirdiler. Bu konuda devletin üstün yetenekli çocuklara yönelik genel müfredat oluşturması talebinde bulunan bir baba, “Bizim dışımızda tüm ülkeler bu çocuklara sahip çıkıyor. Çocuklar ziyan oluyor” şeklinde serzenişte bulundu.

Japonya’da İntihar Vakaları

“Bu noktada öğrencilerin ayrılmak yerine akranlarıyla birlikte yeteneklerini artırabilecek bir eğitim modeli düşünülebilir” diyen Çetinkaya, önemli bir uyarıda bulundu: “Bu çocuklarda uyum bozukluğu mutlak gözükür. Çünkü onun hayal dünyası bambaşka. Çünkü konuşacak arkadaşı yok. Yaşça kendinden büyük çocuklarla arkadaşlık kurabilir, o da olmuyor. Bu çocuklara rehberlik sağlayamadığımız durumlarda bu noktada intihar olayları da yaşanmakta. Örneğin, Japonya’da intihar vakaları çok fazla.”

Çocuklarının eğitimlerinde yaşadıkları sorunlardan söz eden ebeveynler, yasal hakları olmasına rağmen çocuklarına bireyselleştirilmiş eğitimi okullarda sağlayamadıklarını belirttiler.  İstanbul’da yaşayan bir baba, şöyle konuştu: “Bu çocuklara eğitim veren okul yok. Çocuğumu gönderdiğim okul müdürü beni çağırdı ve ‘Biz standart eğitim veren bir okuluz ve çocuğunuza eğitim veremeyiz. Çocuğunuzu okuldan alın’ denildi. Ben İstanbullun göbeğindeyim ve eğitim verecek okul bulamıyorum.”

Yedi Günlük Doğa Eğitimi

Ailelerle yapılan bilgilendirme toplantısından sonra ebeveynler çocuklarıyla vedalaştılar ve yedi gün boyunca eğitim görecekleri Sakarya Üniversitesi’nin Kırkpınar sosyal tesislerine hareket ettiler. Çocuklar, burada yedi gün boyunca Toprağın Feryadı, İçi Yanan Sular, Vatanperver Hayvanlar, Vazgeçilmez Topraklar, Yüzen Ormanlar, Altın Yumurtlayan Topraklar, Tarihin Yeşil Sayfaları konu başlıkları altında doğa ile ilgili Sakarya ve çevresinde eğitim görecekler. 31 Ağustos’ta bitmesi planlanan etkinliğin ardından çocuklara sertifika ve başarı düzeylerini gösteren belgeler verilecek.

26/08/2012 – AB

2 kez görüntülendi.
26 Ağustos 2012 - 11:10