Unutulma Hakkı Bilinmiyor

31 Ağustos 2015

Sakarya Üniversitesi (SAÜ), Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim elemanları Doç. Dr. Serdar Gülener ve Arş. Gör. Onur Türkölmez unutulma hakkı üzerine yaptıkları araştırma verilerini açıkladı.

Araştırma, üniversite gençliğinin kişisel verilerinin gizliliğine ilişkin duyarlı olduklarını gösterirken, kişisel verilerini sosyal medyada paylaşma konusunda aynı duyarlılığı göstermediklerini ortaya koydu.

Son yıllarda kişisel verilerin korunmasına ilişkin öne çıkan başlıklardan biri de unutulma hakkı. Bu hakla bireyler dijital hafızada yer alan kendilerine ait fotoğraf, kimlik bilgisi, adres ve diğer kişisel içeriğin bir daha geri getirilemeyecek şekilde ortadan kaldırılmasını talep edebiliyor.

Dijitalleşmenin sağladığı kolaylıkların yanında birtakım hukuki sorunları ortaya çıkardığına dikkat çeken Doç. Dr. Serdar Gülener, dijital kimlik hırsızlığı yoluyla mahremiyet hakkının ihlalinin sosyal medyayı en yaygın kullanan kesim olan gençleri doğrudan ilgilendirdiğini belirtti.

Unutulma Hakkı Yaygınlaşıyor

Unutulma hakkı ilk kez 2012 yılında Avrupa Komisyonu’nun adalet, temel haklar ve vatandaşlıktan sorumlu üyesi Viviane Reding’in açıklamaları ile gündeme gelmişti. 2014 yılından itibaren Avrupa Birliği üyesi ülkelerin vatandaşları Google’dan kendilerini ilgilendiren linklerin silinmesini talep edebiliyor. Facebook, Twitter gibi sosyal medya sitelerinde on sekiz yaşından küçüklerin paylaştığı verilerin geri getirilemeyecek şekilde silinmesi için hukuksal düzenlemeler yapan İngiltere’yi, 2015 yılının başlarında ABD’nin California Eyaleti izledi.

Akademik Çalışmalar Başladı

Ülkemizde unutulma hakkı henüz uygulanmıyor. Akademik çevrelerin konuya ilişkin ilgisi arttığını kaydeden Doç. Dr. Serdar Gülener, hakka ilişkin hukuksal düzenlemelerin kapsamı ve yönünün belirlenmesi amacıyla geçtiğimiz Mayıs ayında Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 701 kişi ile anket çalışması gerçekleştirdi. Bu ankette “internette geçirilen süre”, “kullanılan sosyal medya türleri”, “unutulma hakkına dair bilgi düzeyi”, “internette gerçekleştirilen aktiviteler”, “kişisel bilgi kapsamına giren içerikler”, “internette paylaşılan kişisel bilgiler” ve “unutulma hakkı kapsamında devletten beklenen görev ve sorumluluklar” gibi başlıklar ele alındı.

Hakka İlişkin Bilgi Düzeyi Düşük

Anketten elde edilen verilere göre öğrencilerin yarısından fazlasının günde 2 ila 4 saat arasında internette vakit geçiriyor. Sosyal medya hesapları arasında en popüler site olan Facebook’u sırasıyla Youtube, Instagram, Twitter ve Google+ takip ediyor. Doç. Dr. Gülener, bu anket ile öğrencilerin unutulma hakkına ilişkin bilgi düzeylerinin oldukça düşük olduğunu gözlemlediklerini, söyledi. Unutulma hakkına dair bilgisi olduğunu beyan edenler ankete katılanların yalnızca % 27’sini oluşturuyor.

Ankete göre öğrenciler interneti çoğunlukla müzik dinlemek, film izlemek, mesajlaşma, görüntülü görüşme, e-devlet hizmetlerinden yararlanma ve alışveriş yapma gibi amaçlarla kullanıyor. Öğrencilerin kişisel veri kapsamında değerlendirdikleri içerikler içinde ilk sırada adres bilgisi gelirken, bunu fotoğraf, ad-soyad, cep telefonu numarası, parmak izi, finansal bilgiler, tıbbi bilgiler, vatandaşlık bilgileri, kimlerle arkadaşlık edildiği, internet geçmişi, hobiler-beğeniler ve iş geçmişi izliyor.

Hakka Duyarlılık Yüksek

Anket öğrencilerin % 78,2’sinin internetteki kişisel verilerinin silinmesini istediğini ortaya koydu. Gülener araştırma raporunda, “Öğrenciler devletten bilgi güvenliğine ilişkin bilinçlendirme faaliyetlerinden çok; kişisel verileri üzerinde kontrol sağlayabilecekleri mekanizmalar ile hukuksal güvence talep ediyor. Katılımcıların % 66,6’sı ortaya çıkan olumsuzluğun mahkemeye taşınması durumunda hukuksal yardım sağlanması gerektiğini, % 58,5’i özel hayatın gizliliğini ve güvenliğini sağlayacak yeni teknolojik olanakların sağlanmasını ve % 56’sı ise bireylere kişisel verileri üzerine doğrudan kontrol sağlama imkanının tanınmasını istemektedir” ifadelerini kullandı.

Araştırma verilerine göre üniversite gençliğinin kişisel verilerinin gizliliğine ilişkin duyarlılıklarının yüksek ancak unutulma hakkının içeriği ve bu haktan yararlanma yollarına ilişkin bilgilerinin zayıf olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Serdar Gülener, söz konusu duyarlılığa karşı gençlerin kişisel verilerini sosyal medyada paylaşmak konusunda çok da isteksiz davranmadıklarının görüldüğünü sözlerine ekledi. Gülener, “Gençlerin unutulma hakkı ve kişisel verilerin paylaşımına ilişkin eğitici faaliyetlere mesafeli tutumu günümüzde sosyal medya ve internet kullanımının artmasıyla birlikte vazgeçilmez bir hak haline gelmesi muhtemel unutulma hakkının uygulanmasına ilişkin zeminin elverişli olup olmadığı noktasında soru işaretlerini de beraberinde getirmektedir” şeklinde konuştu.

31/08/2015 – HK

4 kez görüntülendi.
31 Ağustos 2015 - 11:00