Rektör Elmas: “Türkiye’nin geleceği bu tür projelerde”

21 Ocak 2014

Sakarya Üniversitesi’nin (SAÜ) nitelikli eleman yetiştirmek amacıyla hayata geçirdiği “İşletmelerde Bir Dönem Eğitim Projesi”, meyvelerini vermeye başladı.

3 dönemi geride bırakan projede üniversite, iş dünyası ve öğrencilerin memnuniyeti Türkiye’nin hizmet ve üretim kalitesine olumlu yansımalar yapmaya devam ediyor. Tüm meslek yüksekokullarında uygulanmasıyla Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan 3+1 Eğitim sistemi, lisans programlarında da uygulanmaya konuldu. İşletmeler, bahar dönemi için ihtiyaç duyduğu öğrencileri üniversitenin “www.muys.sakarya.edu.tr” internet adresinden talep edebiliyorlar.

3+1 Eğitim modelinin yansımalarını SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas yanıtladı;

Sizce 3+1 projesi hedefine ulaştı mı? Değerlendirebilir misiniz?

İş dünyasının nitelikli eleman ihtiyacı ve ara eleman yetiştirme ihtiyacı aslında Türkiye’de 20 yıldır konuşulan bir konudur. Bizler de bu eksikliği ciddi bir projeyle hayata geçirmek için Meslek Yüksekokulu ekibimizle birlikte yoğun bir çalışma içine girdik. Nihayetinde ortaya çıkan 3+1 Eğitim modeli adı altında 2 yıl önce başlattığımız uygulama ile üç dönemdir işletmelere öğrencilerimizi gönderiyoruz. Bu proje, Sakarya Üniversitesi’nde yaptığımız en başarılı projelerden biri oldu. Bu uygulama sayesinde hem öğrencilerimiz sanayiyle, çevreyle, kamu kuruluşlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla iş yapmış oluyorlar; hem de iş dünyası üniversiteyle yakınlaşarak ihtiyacı olan nitelikli elemanın yetişmesine katkı sağlıyorlar. Meslek yüksekokullarında yakaladığımız başarıdan esinlenerek, lisans programlarında da öğrencilerimizin 1 dönem işyerlerinde uygulama yapması için çalışmalara devam ediyoruz.

3+1 Eğitim Modelinin sektörle etkileşimi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Sektörlerden dönüşler nasıldır?

Şu anda üniversite olarak kurumsal işbirliğine girdiğimiz 2 bine yakın firma var. Bunun bile olması üniversitenin dış paydaşlarla ilişkisini geliştirmede önemli bir etkendir. Bu uygulama neticesinde üniversite ve iş dünyası her zamankinden daha fazla birbirlerini tanımaya başladılar. Öğrencilerimizle birlikte öğretim elemanlarımız da iş dünyasının temsilcileri ile görüşüyorlar.  Gelecekte bu görüşmeler de faydaya dönüşecek ve ortak projeler üretilmeye başlanacaktır. Yıllardır beri üniversite, sanayi ve iş dünyası işbirliği konuşulur; ancak gerçekçi bir adım atılamazdı. Biz de sanayicilerle rektörlük olarak görüştüğümüzde bu konunun çözümü için bir şeyler söyleniyordu, ama şimdi “çok güzel bir proje” deniyor. Artık bize düşen buradaki olumlu atmosferi kullanarak, projenin eksiklerini giderip daha iyi uygulanmasını sağlamaktır.

Bu uygulamadan geleceğe yönelik beklentileriniz nelerdir?

Türkiye’nin geleceği bu projelerle şekillenecek. Türkiye artık uluslararası kalitede mal ve hizmet üretmek zorunda olan bir ülkedir. Bunu da ancak bu konuda eğitimli insanlarla yapabilecektir. Sanayiciler kendini uluslararası rekabete açık tutmak zorunda olduğu gibi üniversiteler de uluslararası eğitim düzeyini yakalamak zorunda. Özellikle mesleki eğitimde üniversitede olmayan araç gereçleri tanıma açısından bu uygulama ile öğrencilerimizi sanayide mevcut olan aletlerle ve atmosferle tanıştırıyoruz. Bu uygulama geleceğin Türkiye’si açısından önemli bir açılımdır. Bu projenin yansımaları ancak 3-5 sene içerisinde ortaya çıkacaktır. İş dünyası ile entegre bir şekilde yetişmiş öğrencilerimizin ortaya koydukları hizmet ve üretim kalitesi ile iş dünyasındaki etkinliği ortaya çıkacaktır. Bu uygulama ile öğrenci kendisine güvenecek, sanayici öğrenciyi tanıyacak ve beklentilerine uygun bir şeklide üniversiteyle birlikte öğrenciyi yetiştirmiş olacaktır.

21-01-2014 / ST

2 kez görüntülendi.
21 Ocak 2014 - 15:20