Kültürden İrfana Cemil Meriç Sempozyumu

26 Ekim 2017

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile Sakarya Üniversitesi, Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Sakarya Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi tarafından ortaklaşa olarak düzenlenen “Kültürden İrfana Cemil Meriç Sempozyumu” başladı.

SAÜ Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda düzenlenen sempozyumun açılış törenine Eski Kültür ve Turizm Bakanı Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı, Sakarya Vali Yardımcısı Bekir Dınkırcı, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, SAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Musa Eken, Serdivan Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Cemil Meriç’in kızı yazar Prof. Dr. Ümit Meriç, Sakarya İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre, Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, SAÜ’lü öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Eski Bakan Prof. Dr. Nabi Avcı ise açılış konuşmasında bu tür toplantıların öğrencilere ve katılımcılara çok faydalı olduğunu dile getirdi. Sempozyumda Cemil Meriç’in külliyatlarının ve açılımlarının enine boyuna tartışılacağını ifade eden Avcı, toplantının Meriç’i anlamak ve yaşatmak adına çok değerli olduğunu söyledi. Avcı, “Ben biraz dolaylı şekilde Cemil Meriç’ten söz edeceğim. O da bir kitaba dayalı. Bu kitapların öğrencilere çok faydalı olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Sempozyum başlığı benim fikrimdi

Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç de babası hakkında katılımcılara bilgi verdi. Sempozyumun başlığını kendisinin teklif ettiğini söyleyen Prof. Dr. Meriç, “Evvela Cemil Meriç’in son eseri bu başlığı taşıdığı ve dolayısıyla bir manada Cemil Meriç’in ülkesine vasiyeti bu formülde toplandığı için bu formülün sempozyumda bir başlık olarak kullanılmasını şahsen münasip gördüm. Cemil Meriç, ‘Kültürden irfana’ diyor. Ama ondan önce ‘Ümrandan uygarlığa’ diyor” dedi.

Jurnalleri basılabilir

Babası Cemil Meriç’in hayatı boyunca başlığını koyduğu 9 eser kaleme aldığını belirten Meriç, “Ama onun külliyatı bugün 12 cilt. Çünkü Sosyoloji bölümünde vermiş olduğu ders notlarından benim derlemiş olduğum ‘Sosyoloji Notları ve Konferansları’ adlı kitabı var. Bir de basılacağını hiç bilmediği, bu konuda iznini dahi alamadığımız Jurnalleri var” diye konuştu. Prof. Dr. Meriç, söz konusu Jurnallerin basılıp basılmaması konusunda ise hala kesin bir karara varamadığını söyledi.

Kendisinden sonra iki kitap basıldı

Jurnallerin basılması sürecinde bir yayın evinin kendisine “Cemil Meriç’in ağzından çıkmış olan her şeyi bir sigara kâğıdına bile yazılmış olsa basacağız” teklifinde bulunduğunu belirten Prof. Dr. Meriç, Jurnalleri buna dâhil edip etmemek konusunda ağabeyi ile aralarında bir konuşma geçtiğini söyledi. Meriç, bu konuşmayı ise şöyle anlattı: “Ağabeyim Jurnallerin basılmasına taraftardı, ben ise babamın izni olmadığı için tereddütlüydüm. Bunun üzerine abim bana ‘Eğer Jurnallerin basılmasını istemiyorsan bunları bir naylon torbaya koyalım. İçine bir de büyük taş bırakalım. Sen fakülteye giderken vapurda bu torbayı Marmara Denizi’nin soğuk sularına bırak’ dedi. Bu teklif bende çok sevdiğim bir insanın intihar haberini almak gibi bir etki yarattı. Yapamayacağımı söyledim. Ağabeyim bunun üzerine ‘O zaman bu Jurnaller basılacak’ dedi. Böylece Cemil Meriç’in hiç haberi olmadığı 2 ciltlik bir kitap külliyata eklenmiş oldu. Cemil Meriç’in arkasından 12 cilt halinde Türk irfanına takdim edilen bu kitapların babamın ruhaniyetini memnun etmiş olması duasındayım.”

Oturumlar

Sempozyum açılış konuşmalarının ardından oturum başkanlığını Prof. Dr. Yılmaz Daşçıoğlu’nun yaptığı, Prof. Dr. Ahmet Sarı, Prof. Dr. Ali Utku ve Yıldız Ramazanoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı birinci oturum ile devam etti. Katılımcılar oturumda sırasıyla “Cemil Meriç’in Türk Edebiyatına Dair Dikkatleri”, “Cemil Meriç ve Tanpınar’la Başbaşa: Jurnallerin ve Günlüklerin Karşılaştırılması”, “Cemil Meriç ve Türkiye’de Çağdaş Düşüncenin Sorunları” ve “Jurnal’de Hür Düşüncenin Ortaya Çıkışı” başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdiler.

Gün boyu süren sempozyumda üç farklı oturum daha düzenlendi.

26/10/2017 – GP

247 kez görüntülendi.
26 Ekim 2017 - 15:44