Dijital Dünyada Suçlu Olabilirsiniz

02 Kasım 2017

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi (SASGEM) tarafından düzenlenen konferanslar dizisinde bu hafta “Medya ve Pazarlama İletişimi” konusu ele alındı.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen konferansa İletişim Danışmanı ve Türk Telekom Kurumsal İletişim Eski Direktörü Kemal Kaptaner konuşmacı olarak katıldı.

İletişime ilişkin bakış açısının geçmişte okuduğu bir kitapla değiştiğini söyleyen Kaptaner, İngiliz yazar George Orwell’in 1930’larda yazdığı 1984 adlı romanını öğrencilere tavsiye ederek, kitabın kendisinin iletişimle ilgili olaylara bakışında etkili olduğunu söyledi.

Elli yıl sonrasındaki sosyal hayatın hayal edilerek yazıldığı kitap ile günümüz sosyal yaşamının birbiriyle örtüştüğünü dile getiren Kaptaner, “1984’ün üzerinden bir otuz üç yıl daha geçti. Her evde, her ortamda, gittiğiniz kafelerde, kantinlerde televizyonlar açık. Cep telefonlarınızdan da dizi ve maçları takip edebiliyorsunuz. Bu öngörü bir anlamda tutuyor. Kitapta tek TV kanalı varken topluma bir şeyler dayatılıyor. Günümüzde ise farklı gibi görünen birçok kanalda topluma dayatılmaya çalışılan markalar, ürünler var” dedi.

Potansiyel suçlu olabilirsiniz

Kitap ile birlikte popüler kültüre de giren ‘Big Brother (Büyük Birader)’ kavramının yerini günümüzde ‘Big Data (Büyük Veri)’ kavramının aldığını belirten Kaptaner, “Kameralar her ne kadar bazı yönlerden iyi gibi gözükse de attığınız her adım kayıt ediliyor. Bunu bilmenin endişesi sizi paranoyak biri haline getirebilir. Dijital aletler kullanıyoruz. Cep telefonu, bilgisayar, kredi kartları, internetten alışveriş, bankacılık hizmetleri hayatımıza girdi. Arama motorlarını kullanırken aradığınız kelimeler bile sizin potansiyel suçlu konumuna gelmenize sebep olabilir. Yaptığınız her arama en masum şekilde reklam olarak karşınıza çıkıyor” ifadelerini kullandı.

Her şey mesajdır

Kılık kıyafetten satın alınan ürünün ambalajına kadar bütün tüketim ürünleri aracılığıyla mesaj verildiğine dikkat çeken Kaptaner, “Aslında bizim kılık kıyafete, ürünlerdeki ambalaja, davetiyenin zarfına önem vermemizin hepsi bir iletişim aracıdır. Mesaj verir. İçine bakmadan, içeriğini araştırmadan zarfına göre karar vermemizin nedeni de çevreye vermek istediğimiz mesajdır” şeklinde konuştu.

02/11/2017 – EC

 

178 kez görüntülendi.
02 Kasım 2017 - 15:46