İstanbul’un Sinema Hafızası Dijital Haritaya Dönüşüyor

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gül Toprak Ökmen’in yürütücülüğünü yaptığı “Sinema ve Kent İlişkisi Bağlamında Filmlerdeki İstanbul’un Sinematik Kartografya ile İncelenmesi” başlıklı proje TÜBİTAK 3501 çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
İstanbul’un sinemasal coğrafyasını haritalandırarak filmler aracılığıyla kentin kültürel ve mekansal dönüşümünü dijital olarak görünür kılacak projenin ekibinde Sakarya Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Işıl Şimşek, Doç. Dr. Mehmet Fatih Döker, Doç. Dr. Cem Kırlangıçoğlu, Trabzon Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Sibel Kaba ve Abant İzzet Baysal Üniversitesinden Doç. Dr. Yunus Emre Ökmen araştırmacı olarak yer alıyor. Ayrıca, Oxford Brookes Üniversitesinden Prof. Dr. Daniela Treveri Gennari ve Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel de araştırmada danışman olarak görev yapacak. Proje kapsamında iki lisansüstü bursiyer de desteklenecek.
Disiplinlerarası bir proje
Projenin yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gül Toprak Ökmen, araştırmanın sinema ve kent ilişkisini yalnızca yazınsal açıdan ele almak yerine, dijital kültürü de dahil ederek özgün bir çalışma ortaya koyma fikrinden doğduğunu belirtti. Araştırmanın sinema, kentsel mekan ve coğrafi bilgi sistemlerinin kesişiminde yer alan disiplinlerarası bir proje olduğunu vurgulayan Ökmen, İstanbul’un filmlerde sadece fiziki bir arka dekor mekanı olarak yer almadığını, dönüşen toplumsal dinamiklerin de bir aynası olduğunu ve Türk sinemasında İstanbul’a yüklenen anlamları farklılaştırdığını ifade etti. Araştırma kapsamında Türk sinemasında kentsel mekanın nasıl temsil edildiğinin ve tarihsel süreç içerisinde bu dokulara nasıl anlamlar yüklendiğinin dijital haritalama ve sinematik kartografya üzerinden ele alınacağını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gül Toprak Ökmen, projenin amacının, Türk sineması ve İstanbul’un kentleşme süreçleri açısından önemli bir kırılma noktası olan 1950’lerden günümüze kadar geçen sürenin her 10 yıllık dönemde Türk sinemasında nasıl temsil edildiğinin içerik analizi yöntemiyle derinlemesine incelemek olduğunu söyledi.
Farklı materyallerin üretilmesini sağlayacak
Araştırma kapsamında ulaşılacak veriler, kategorize edilerek haritalama çalışmasına dönüştürülecek ve bu sayede mekansal değişimler, dönüşümler ve farklılaşan ilişkiler derinlemesine analiz edilebilecek. Sinema alanında coğrafi bilgi sistemlerinin kullanımının oldukça yeni bir yaklaşım olduğunun altını çizen Ökmen, bu yöntemin İstanbul kent mekanı ve sinema ilişkisini incelemek için yeni türde veriler elde etme imkanı sunduğunu kaydetti.
Coğrafi bilgi sistemlerinin yazılı olarak tanımlanması zor olan bazı veri ve yöntemleri görselleştirme olanağı sağladığını dile getiren Ökmen, bu teknolojinin sinema çalışmalarında yalnızca jeotarihsel analizlerin geliştirilmesine değil aynı zamanda dijitalleştirilmiş film parçaları, görseller ve röportajlar gibi farklı coğrafi materyallerin üretilmesine de katkı sunduğunu ifade etti. Tüm bu unsurların dijital haritalama sistemleri aracılığıyla bütüncül bir yapıya kavuşturulabileceğini anlatan Ökmen, bu sayede araştırmacıların mekanları daha ayrıntılı analiz edebilme ve yorumlayabilme fırsatı yakalayacağını söyledi.
Dijital haritalama platformu oluşturulacak
Projenin en önemli çıktısının oluşturulacak dijital haritalama platformu olacağını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gül Toprak Ökmen, uygulamanın isminin de “İstanbul’un Sinematografik Atlası” olacağını aktardı.
Projenin kültürel mirasın bir ürünü olarak ortaya çıkacağına dikkati çeken Ökmen, sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve kentsel dönüşümlerin doğal afetler gibi birtakım olaylar sebebiyle çok hızlı değiştiğini ve İstanbul’un da bu dönüşümdeki kentlerin başında geldiğini hatırlattı.
Ökmen, dijital haritalama platformunda İstanbul’un geçmişi, bugünü ve geleceğine dair tasavvurların yer alacağını, bu projeyle hem kentin hem de Türk sinemasının kültürel hafızasının yeniden üretileceğini ve gelecekteki kuşaklar için önemli bir kültürel miras oluşturulacağını belirtti. Projenin kent ve kültür turizmine katkıları olacağını dile getiren Ökmen, bu araştırma sayesinde sıradan kullanıcıların İstanbul’u filmler aracılığıyla yeni bir gözle keşfedebileceğini söyledi.
Dijital arşiv özelliğine sahip olacak
Proje yaygın etki bağlamında sadece akademisyenlere ya da sinema alanındaki öğrencilere değil; kültürel çalışmalar, coğrafya ve mimarlık gibi çok farklı alanlardan araştırmacılara ve aynı zamanda açık erişimli bir platform olacağı için genel kullanıcıya hitap edecek bir dijital arşiv özelliğine de sahip olacak.
Projenin Sakarya Üniversitesine akademik katkı sağlayacağını ifade eden Ökmen, farklı disiplinlerin bir araya gelmesinin akademisyenler, öğrenciler ve diğer üniversitelerdeki araştırmacılar açısından da örnek teşkil edeceğini aktardı. Bu araştırmayla birlikte üniversitenin ulusal ve uluslararası alanda tanınırlığının da artacağını vurgulayan Dr. Ayşe Gül Toprak Ökmen, proje kapsamında üretilecek bilimsel yayınlar, çeşitli uluslararası iş birlikleri ve ortaklıkların da araştırma üniversitesi olma yolundaki hedeflere katkı sağlayacağını belirtti.
Çalışmada sinema, coğrafya, mimarlık ve kültürel çalışmalar gibi farklı alanlardan araştırmacılar olduğuna değinen Ökmen, yurt içi ve yurt dışından danışmanların da projeye teorik ve yöntemsel destek vereceğini dile getirdi.
Toplumu daha iyi anlamak için olanak
Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gül Toprak Ökmen, sosyal bilimlerde proje yapmanın toplumu daha iyi anlamak ve somut çözümler üretmek anlamında çeşitli olanaklar sağladığını fakat kültürel dinamiklerin değişken olması ve toplumun çok katmanlı yapıya sahip olması gibi zorlukları da beraberinde getirdiğini ifade etti. Sosyal bilimler çalışmalarının getirdiği zorlukların araştırmacıların daha yaratıcı ve esnek çözümler üretmesine katkı sağladığını aktaran Ökmen, disiplinlerarası çalışmaların toplumsal dinamiklerin yarattığı zorluklar karşısında yenilikçi ve yaratıcı çözümler üretmeyi mümkün kıldığını söyledi.
TÜBİTAK – 3501
Kariyer Geliştirme Programı’nın (3501) amacı; kariyerlerine yeni başlayan doktoralı bilim insanlarının çalışmalarını proje desteği vererek teşvik etmektir. 21. yüzyılın akademik önderliğini yüklenecek genç araştırmacıların çalışmaları desteklenerek, hem genç bilim insanlarının kariyerlerini araştırmacı ve eğitimci olarak en iyi şekilde sürdürmeleri, hem de bilimsel düzeyimizin geliştirilmesi ve bilimin ülke kalkınmasındaki rolünün artırılması amacına yönelik bir programdır.
55 kez görüntülendi.