Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 16°C
Hafif Sağanak

SAÜ’de Tunus ve Arap Baharı Konuşuldu

SAÜ’de Tunus ve Arap Baharı Konuşuldu
07.02.2020
510
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü (ORMER), Bilgi Kültür Gençlik Derneği ve Uluslararası İlişkiler Topluluğu tarafından 25.si düzenlenen “ORMER Bilim Konuşmaları”na Doç. Dr. Emel Akçalı katıldı.

SAÜ Ortadoğu Enstitüsü Kudüs Salonu’nda düzenlenen programa SAÜ Ortadoğu Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tuncay Kardaş, öğretim üyeleri Doç. Dr. Ali Balcı ve Dr. Öğr. Üyesi Filiz Cicioğlu da dinleyici olarak katıldı.

Konuşmasına kendi araştırmalarından bahsederek başlayan Doç. Dr. Akçalı; “Tunus ve Arap Baharı üzerine yaptığım araştırmalar 2011’de Arap Baharının ortaya çıkmasıyla başladı. O zamanlar benim için soru şuydu; Devrim nasıl mümkün olur? Ya da mümkün olabilir mi? Neden belli bir zamanda devrim olur? Ardından benim için daha önemli olan; Devrimi gerçekleştiren kişiler sosyal yapı ve ilişkileri gerçekten dönüştürülebilirler mi? Ve bugün küreselleşen ve neoliberalleşen dünyamızda bu gerçekten mümkün olabilir mi? soruları geldi” diyerek Tunus devrimi ve devrim sonrası devletin yönetimsel işlevleri üzerine konuştu.

“Tunus’taki gençlerin savaşmalarının en büyük nedeni özgürlük ve dinsel inanç”

Arap Baharının önemli ölçüde yaşandığı Mısır ve Tunus’ta bulunmasının kendisi için çok yararlı bir deneyim olduğunu kaydeden ve Tunus’ta devrim sonrası yaşanan toplumsal ve yönetimsel sorunlara değinen Akçalı, bu değişimin bir başarı öyküsü ve Müslüman dünyası için bir örnek olduğunu dile getirdi. Tunus’taki gençlerin savaşmalarının en büyük nedeninin özgürlük ve dinsel inanç olduğunu belirten Doç. Dr. Emel Akçalı, Aralık 2010’da Tunus halkının onur devriminden sonra basın özgürlüğü, demokrasi ve güçler dengesi gibi konularda gelişmelerin yaşandığına değindi. Bu başarı öyküsüne rağmen birçok Tunuslu ve özellikle gençlerin büyük bir kısmının, bu resmileştirilmiş demokratik ve liberalleşme sürecinin dışında kaldığına da dikkat çeken Akçalı; “Diktatörlük döneminde iki Tunus vardı ve hala öyle; biri kalkınma Tunus’u diğeri fakir, itaatkâr ve dışa bağımlı Tunus” diyerek Tunus’un iç siyasal yapısını detaylı bir şekilde anlattı.

“Tunus devriminde sosyal medya işlevsel olarak kullanıldı”

Sosyal medyanın toplumsal olaylarda çok büyük bir güce sahip olduğunu ifade eden Akçalı, Tunus toplumunun bu devrimi gerçekleştirmek için sosyal medyayı işlevsel bir şekilde kullandığını, ardından aktivizm, hak ve demokrasi gibi kavramlarla sosyal mecralardan seslerini duyurarak başarıya ulaştıklarını vurguladı.

Program, Doç. Dr. Emel Akçalı’nın Tunus’taki bilgi, deneyim ve fotoğraflarını paylaşması ve katılımcılardan gelen soruları yanıtlamasının ardından sona erdi.

07.02.2020 / EF-Behlül Koçdemir-Mevlütcan Özçelik-Fotoğraf: Muhammed Furkan Öner

 


510 kez görüntülendi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.