SAÜ Kitap Söyleşilerinin Bu Haftaki Konuğu: Erol Erdoğan

SAÜ Kitap Söyleşilerinin Bu Haftaki Konuğu: Erol Erdoğan
10.03.2022
827
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Vizyoner Genç Topluluğu tarafından düzenlenen ‘SAÜ Kitap Söyleşileri’nin bu haftaki konuğu Erol Erdoğan, “Kelimelerin kirlenmesi etimolojilerinden değil, o kelimelere yüklenen anlamlardan kaynaklanan bir sonuçtur” dedi.

Sakarya Üniversitesi Vizyoner Genç Topluluğunun organize ettiği söyleşi programının bu haftaki konuşmacısı Erol Erdoğan oldu. Moderatörlüğünü Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. İsmail Akyüz’ün yaptığı etkinlikte “N’apsak Bu Gençleri? Gençlerle İlgili Ön Yargıların Analizi” kitabı üzerine konuşuldu.

Genel olarak toplum ve gençler arasındaki hitaplaşmayı ve bunun etkilerini anlatan kitap, üç bölümden oluşuyor. Gençlere karşı ve gençlerin birbirlerine karşı hitap şekilleri, gençlere yönelik olumsuz yargıların cümle halinde bahsedilmesi ve gençlere yönelik önyargıların tasnifinden ve gençlerin yaşlılara karşı olan önyargılarından bahsediliyor.

“Naber Z”

Konuşmasına toplumda gençlere karşı kullanılan kavramlarla başlayan Erol Erdoğan “Z kuşağı ifadesinden önce ergen ifadesi çoğunlukla kullanılıyordu. Bir gencin yanlış bir iş yaptığı düşünüldüğü zaman işte ergen şeklinde kalıp bir hikâye vardı. Sonra Z kuşağı ifadesi gelince ergen kelimesi soğuk savaş dönemi gibi kenarda kaldı. Ben bunu zaman zaman siyasetçilere söylüyorum. Siyasiler bile zaman zaman kürsüde Z kuşağı şeklinde hitap edebiliyorlar. Gençlere karşı bir tavırları var. Utanmasalar kahvenin önünden geçerlerken bile naber Z şeklinde selam verirler” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının devamında ergen kelimesinin bilimsel açıklaması üzerine duran Erdoğan, “Ergen kelimesi normalde bir gelişim psikolojisi kavramıdır ve ilk gençlik dönemini kapsamakla birlikte nötr bir terimdir. Ama gelişim psikolojisinde kullanılan ergen kelimesi sokakta, ekranda, kahve köşesinde o bilimin kullandığı anlamdan sıyrılarak yeni bir anlama kavuşuyor. O anlam ise toplumun o kişiye bakışını gösteriyor. Ergen kelimesi toplumun dilinde bir tasnif bir kategori bir gruplandırma adı olmaktan daha çok bir ayırma bir kötüleme kelimesine dönüşüyor” şeklinde konuştu.

“Kızını Dövmeyen Dizini Döver”

Etkinliğin devamında Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan’ın, “Bunların çoğu aslında erkek cinsine dönük kullanılan ifadeler. Kız çocuklarına kullanılan olumlu veya olumsuz benzer ifadeler var mı?” sorusuna Erol Erdoğan açıklama yaptı. Erdoğan, kadının sosyal ve kültürel hayata akademide iş hayatında daha yoğun bir şekilde var olduğunu, önceki dönemlerde ise toplumun aktörü daha çok erkekler olmasında ötürü o sosyalleşme alanında erkeklerle ilgili tanımlamalar daha fazla olduğunu belirtti. Erdoğan “Bizim bazı kelimelerimiz var onlar başlangıçta hem kadınlar hem erkekler için. Delikanlı mesela başlangıçta kızlar için de kullanılan bir kavram. Mesela bugün biz bir kız arkadaşımıza delikanlı naber desek herhalde bu doğru algılanmaz. Aslında delikanlı kelimesine bakıldığı zaman anlamı çok güzel. Kanı deli akıyor demek. Bir cinsiyeti yok fakat kelime zamanla sosyal hayatın erkekler üzerinde akmasıyla erkekler için kullanılmaya başlamış” açıklamasında bulundu.

Genç kızlarla ilgili önyargı içeren çok sayıda atasözü haline gelmiş ve sayısı 20-30’u bulan ifadelerin olduğunu söyleyen Erdoğan, “Bu atasözlerinin %30 ila %40 civarının geçerliliğini hala koruduğunu düşünüyoruz. Mesela en çok bilineni ‘Kızını dövmeyen dizini döver’. Sizin sorunuzun temel cevabı toplumun o dönem erkekler yönettiği için sözlerin çoğu da onlara ithafen edilmiş” diyerek cevapladı.

 


827 kez görüntülendi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.