Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 14°C
Sağanak Yağışlı

Osmanlı Siyasetinde Tasavvuf Konuşuldu

Osmanlı Siyasetinde Tasavvuf Konuşuldu
08.11.2018
88
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi (SASGEM) tarafından düzenlenen konferansların bu haftaki konusu “Osmanlı Siyasetinin Ruhu Tasavvuf” oldu.

SAÜ Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda gerçekleşen konferansa Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Özkan Öztürk konuşmacı olarak katıldı.

İnsan medeniyetin kaynağıdır

Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, konuşmasında İslam siyaset felsefesinde tasavvufi yorumu ve bu düşüncenin Osmanlı özelinde nasıl yansıdığına değindi. İnsanın kültür ve medeniyette kurucu bir varlık olduğunu belirten Öztürk, “İnsan tarih boyunca bir araya gelmiştir ve aile kurmuştur. Tarih boyunca bütün medeniyetlerin bir zihniyetinin olduğunu görebiliriz. Bu sosyolojik örgütlenmeler bir zihniyet etrafında inşa edilmiştir” dedi.

Allah’ın 99 ismi olduğunu ve bunların her birinin farklı anlamlar taşıdığını söyleyen Öztürk, “Ancak bu isimlerin hepsi bizi Allah’ın adına götürür. Mümin müminin aynasıdır. Mümin güven anlamına gelir. İki aynayı karşı karşıya koyduğunuz zaman ayna güven olduğunda aynalar birbirini kırmaz. Aynalar birbirinde güven duygusunu sonsuzlaştırır ve çoğaltırlar” diye konuştu.

Sofilerin İslam düşüncesi hakkında bilgi veren Öztürk, “Sofilere göre âlemin varlığı ilahi isimlerin bir tecellisidir. Madde ve form ilişkisi içerisinde düşündüğümüz zaman, millet bir formdur, devlet bir birliktir. Devlet asla değişmez fakat millet değişebilir” şeklinde konuştu. Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, şöyle devam etti: “Roma medeniyeti dünyada en büyük sınırlara ulaşmış medeniyetlerden bir tanesidir. Romalılar bir şehir kurduklarında, şehir kurma inançları onların dini düşünceleri ile birebir paraleldir. İnanç konuları bir yelpaze gibi ilahiyat açısından tenzih ve teşbih dediğimiz ikilemin içindedir. Tenzih dediğimiz şey, Allah’ı veya tanrıları varlıklara benzetmemek. Teşbih dediğimiz şey tanrılarımızı insanlar gibi düşünmektir. Bütün medeniyetler tenzih çizgisinden teşbih çizgisine bu yelpaze üzerinde yer almaktadır.”

08-11-2018 / Esra Avcı


88 kez görüntülendi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.