İzzetbegovic İslamlaşma Düşüncesine Önemli Katkılar Sağlamıştır

20 Aralık 2018

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi (SASGEM) tarafından “Aliya ve İslam Düşüncesinde Yenilenme” isimli bir konferans düzenlendi.

SAÜ Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mahmut Hakkı Akın konuşmacı olarak katıldı.

Ahlaklı Bir Siyasi Liderdi

Konuşmasının başında, siyaset, tekdüze ve salt pragmatik bir perspektif içerisinde mi üretilmeli? sorusundan yola çıkarak konuşmasına başlayacağını belirten Prof. Dr. Akın: ‘’Aliya İzzetbegoviç, bu iki soruya olumsuz cevap verme cesareti gösterebilenlerin önünde duran en canlı örneklerden biridir. O, çağdaş İslam düşüncesinin önde gelen bir filozofu, toplumunun sorunlarına duyarlı siyaset üretimine soyunmuş ahlaklı bir siyasi liderdi’’ dedi.

İslamlaşma Mücadelesinin Düşünce Adamı

Çağdaş İslam Düşüncesinin önemli temsilcilerinden Aliya İzzetbegoviç  özgürlük mücadelesinde önemli bir isim olduğunu dile getiren Doç. Dr. Mahmut Akın,’’ Onun düşüncesinde özgürlük ve ahlâk, insanı yücelten ve diğer varlıklardan farklı kılan temel değerlerdir. İslam düşüncesinden ve pratiğinden bağımsız değildir. İslam, bu iki değerin uyumlu birlikteliğini sağlamaktadır. Ne var ki zamanla Müslüman toplumlarda İslam ile Müslümanlar arasında büyük bir mesafe oluşmuştur. Din yorumlarında, ahlakta, siyasette, ekonomide  ve pek çok alanda gözlenen yozlaşmanın kaynağı da bu mesafedir. Merhum bilge lider, sadece Bosna Savaşı sırasında değil, hayatı boyunca İslam ile Müslümanlar arasında oluşan mesafeyi dert edinmiştir. Özellikle İslam rönesansı ve İslamlaşma mücadelesine düşünce adamı olarak önemli katkılar sağlamıştır’’ ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın En Büyük Ordusundan Birine Karşı Savaştı

Siyaset sorumluluksa, özgürlüğe dayanıyorsa, aynı zamanda bir bedeli yüklenmeyi de

beraberinde getiriyor diyen Doç. Dr. Akın,’’Bu bedel nedir? Yeri geldiğinde ölümdür; Avrupa’nın en büyük 3. Ordusuna karşı savaşı göze alabilmektir; insanlar öldürülürken, pazar yerleri bombalanırken bir sorumluluk üstlenmektir. Bütün yaşanan olumsuzluklara rağmen; “Bir dakika, bizim elimizde bir şey yok; tamam, ne diyorsanız kabul” dememesinin arkasındaki gücü görmemiz gerekiyor. Kaynağını, o ilk sözleşmeden alıyor; kastettiğim şeylerden birisi bu. Bir diğeri, Aliya İzzetbegoviç’e göre çok net bir şekilde, bu dünyada ütopya diye bir şeyin gerçekleşmesi mümkün değildir; kötülükle mücadele edilir, problemler çözülür. Ancak bir şey daha: “Kötülüğün ortadan kaldırılması, insanlara bırakılmamıştır. Bu, insanı aşan bir şeydir. İnsanlar bunun için mücadele edebilirler ama kötülüğü ortadan kaldıramazlar. Bu, aşkın bir şeydir; ama iyilik için mücadele etmek, insanın görevidir.” Yani böyle bir ütopikleştirme ya da bir İslam ütopyası üretme gibi bir anlayış, İzzetbegoviç‟in anlayışı olmamıştır’’ şeklinde konuştu.

Sosyal Medyada Yer Alan Bazı Şeyler Kara Propaganda Niteliği Taşıyor

Aliya İzzetbegoviç ile ilgili, sosyal medyada yer alan ifadelerin kara propaganda niteliği taşıdığını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Mahmut Hakkı Akın şunları söyleyerek konuşmasını tamamladı:

‘’Sosyal  medyada da bu savaş sırasında ve sonrasında kendisinin fundamentalist İslamcı, radikal İslamcı olduğu iddiasında bulunanlar olmuştur. Hatta Bosna cihadına katılan mücahitlerle; biraz İslamofobi üzerinden karikatürleştirdikleri, uzun sakallı insanlarla birlikte resimlerinin, videolarının paylaşıldığı görüntüler; “Bu adamın gayesi, burada bir şeriat devleti kurmaktı; bu adamın bütün derdi, aslında Avrupalıların değerlerine karşı çıkmaktı!” kara propagandasına dayanmaktadır.’’

Etkinlik, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mahmut Hakkı Akın’a hediye takdiminin ardından sonra erdi.

19/12/2018 – B. Ulukaya

192 kez görüntülendi.
20 Aralık 2018 - 11:14