Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 33°C
Gök Gürültülü

Hayat Kalitemiz Doğal Kaynaklarımızın Sağlığına Bağlı

Hayat Kalitemiz Doğal Kaynaklarımızın Sağlığına Bağlı
23.10.2014
175
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğrencileri, Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Saim Özdemir’in başkanlığında Acarlar Longozu’na bilimsel amaçlı gezi düzenledi.

Türkiye’nin ikinci büyük subasar ormanı olan Acarlar Longozu’nun karşı karşıya olduğu çevre problemlerini yerinde görme olanağı elde eden öğrenciler, longozu besleyen derelerde balık ölümleriyle gündeme gelen sulak alan ekosistemini inceledi.

Prof. Dr. Saim Özdemir, nesli tehlike altında bulunan çok sayıda kuş, balık ve endemik bitki türüne ev sahipliği yapan longozun, mevsim itibariyle göçmen kuşların ana yolu üzerinde bulunması dolayısıyla mola verdiğini ve longozun bir dinlenme tesisi görevini gördüğünü ifade etti. Prof. Dr. Özdemir, “Longoz sadece su ve ormandan ibaret değil. Deniz, kumul, sulak alan ve orman ekosisteminin mükemmel bir bileşeni. Longoz denilen bu farklı ekosistemler bütünü 465’in üzerinde bitki türü, 235’in üzerinde kuş türü, 61 tür böcek, bir o kadar balık, amfibi, memeli ve sürüngen türü barındırıyor. Tür çeşitliliği ile ılıman bölgelerin tropikal yağmur ormanları rolünü oynuyor. Acarlar longozu bu sayede bölgemizin en önemli biyolojik zenginlik hazinesi ve doğal sit alanı” diye konuştu.

Longozun Çevre Mühendisliği öğrencileri için doğal bir laboratuvar alanı olduğunu vurgulayan Özdemir, “Biyolojik çeşitliliğin muhafazası, su varlığının işlevinin anlaşılması, sulak alanlarda suların doğal arıtımı, yer altı ve yüzeysel su kaynaklarının etkileşiminin anlaşılması ve en dramatiği, bir ay önce yaşandığı gibi, kirlilik kaynaklarının ekosistemlere tahrip edici etkisi çarpıcı olarak görülebilir. Sakarya’nın üç temel doğal güzellik varlığından birisi olan Acarlar Longozu da baskı altında. Dereler longoza organik kirlilik getiriyor, bu suyun oksijenini tüketiyor ve ardından su içinde yaşayan canlıların ölümüne neden oluyor. Oysa hayat kalitemiz bu doğal kaynaklarımızın sağlığına bağlı. Bu gezilerle, genç çevre mühendislerimizin sağlıklı ekosistemleri rolünü anlayarak geniş kitleleri bilinçlendirmesini arzu ediyoruz” dedi.
175 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.