Düşünce, Duygu, Davranış ve Sosyal Etkileşim Ele Alındı

03 Ekim 2019

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezince (SASGEM) düzenlenen dönemin ilk konferansına Prof. Dr. Beylü Dikeçligil katıldı.

Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda yapılan konferansta “Düşünce, Duygu, Davranış ve Sosyal Etkileşim” konusu ele alındı.

“Sosyal etkileşim su dalgalarına benzer”

Prof. Dr. Dikeçligil, konferansta işbirliği, çatışma, yarışma, uzlaşma, uyarlama, benzeşme, benzeştirme olmak üzere 7 etkileşim tipinden bahsetti. Dikeçligil, “Sosyal etkileşim su damlasının etrafında oluşan su dalgalarına benzer. İnsanlar karşılıklı iletişim halinde birbirinden etkilenir. Sosyal etkileşim için en az iki birey gereklidir ve insan toplulukları sosyal etkileşimle oluşmaya başlamıştır. İnsanın asıl iletişimi kendi içiyledir ve kendi kendiyle yüzleşmesi en zor olanıdır. Genellikle içinde bulunduğumuz çevre bizi değiştirir zannederiz, fakat kişi her konumda kendi benliğiyle beraberdir. İnsan duyguları ile duyguları için yaşar” ifadelerini kullandı.

“İnsan mucizevi bir varlıktır”

İnsanın ruh-nefis-beden çerçevesinde 3 boyutlu bir varlık olduğu konusuna değinen Prof. Dr. Dikeçligil, “İnsanlar hata değil, seçim yaparlar. Hata yaparken bilmeden yaparız ve bu nedenle aslında seçim yapmış oluruz. Öz eleştiri yapabilen insan çözüm odaklıdır ve hatasını görüp kendini suçlamaz. Seçimlerinde daha dikkatli davranır. Başımıza gelenlere üzülmek yerine çözüm üretip ders almalıyız. Güç, kendini kontrol eden insandadır” şeklinde konuştu.

“Olumlu düşüncelere odaklanalım”

Olumsuz düşüncelerin genelde geçmiş ve geleceğe ait olduğunu söyleyen Dikeçligil, “Anlam kodları; bireyin zihniyet dünyasını oluşturan içselleştirilmiş düşüncelerdir. Bir düşünceyi yerleşik hale getirmek ve içselleştirmek için tekrar, en önemli faktördür. Olumlu düşüncelere odaklanırsak, içselleştirip olumsuzlardan uzaklaşabiliriz. Bunun yanı sıra mutluluk, klasik tanımlanan mutluluk değildir, beklentiler de daima mutluluğun önüne set koyar. En önemlisi de biz bu dünyaya mutlu olmaya gelmedik. Bunun bilincinde olan insan için mutluluk her zaman vardır. İlahi bir inanca sahip insan rahattır. Tasavvuf darlık zamanında genişlik bulmaktır” dedi.

Dikeçligil, konferansın sonuna doğru katılımcılardan gözlerini kapatmalarını istedi ve öfkelendikleri veya üzüldükleri bir olayı düşünmelerini isteyip neler hissettiklerini sordu. Katılımcılardan kendilerini çok mutlu eden bir anılarını düşünmelerini isteyen Dikeçligil, bu yolun düşüncelerin, duygu ve davranışın temeli olduğunu belirtti.

Konferans, Dikeçligil’in katılımcıların sorularını yanıtlaması ve hediye takdimiyle devam etti.

03/10/2019 Fatmanur Deveci

278 kez görüntülendi.
03 Ekim 2019 - 10:39