Bilim Söyleşileri’nde Filistin’de Akademik Hafızayı Korumak Tartışıldı

SAU Bilim Söyleşileri Serisi kapsamında düzenlenen, “Kampüssüz Üniversiteler Filistin’de Akademik Hafızayı Korumak” başlıklı programda, Filistin’deki yükseköğretimin karşı karşıya kaldığı zorluklar ele alındı. Söyleşide, üniversiteleri ayakta tutmak için insan kaynağını, bilgi birikimini korumanın ve uluslararası dayanışmayı büyütmenin kritik önemine vurgu yapıldı.

Sakarya Üniversitesi (SAU) Bilim Söyleşileri Serisi, “Kampüssüz Üniversiteler Filistin’de Akademik Hafızayı Korumak” başlıklı programla devam etti. SAU Bilim Kafe’de Dr. Ayşe Çelikbaş Aykut moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda, konuşmacı olarak Dr. Fatma Zehra Toçoğlu yer aldı. SAU Bilim İletişim tarafından gerçekleştirilen söyleşide Filistin’de yükseköğretimin yaşadığı tahribat, üniversitelerin karşı karşıya kaldığı sorunlar ve akademik dayanışmanın önemi ele alındı. Filistin’de üniversiteler konuşulurken yalnızca yıkılan binalara odaklanılmaması gerektiğini belirterek söze başlayan Dr. Fatma Zehra Toçoğlu, yükseköğretimin aynı zamanda bilginin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan bir yapı olduğunu ifade etti. Toçoğlu, Filistin’de her alanda olduğu gibi yükseköğretiminde zorlu koşullar altında geliştiğini söyledi. 

Eğitime erişim sorunu

Toçoğlu, Batı Şeria’da üniversite binaları fiziksel olarak ayakta olsa da öğrencilerin ve akademisyenlerin üniversitelere erişim konusunda sorunlarla karşılaştığını aktardı. Kontrol noktaları, geçişlerde yaşanan kısıtlamalar ve ulaşımda ortaya çıkan belirsizliklerin eğitim süreçlerini etkilediğini belirten Toçoğlu, eğitim hakkının yalnızca üniversite binasının varlığıyla ölçülemeyeceğini vurguladı. Üniversitelerin laboratuvar, kütüphane ve arşivlerden oluşan fiziksel yapılardan daha fazlasını ifade ettiğini belirten Toçoğlu, yaşamını yitiren akademisyenlerle birlikte onların yürüttükleri çalışmaların, yetiştirdikleri öğrencilerin ve tamamlanmamış araştırmaların da akademik kaybın bir parçası olduğunu belirtti.

Akademik dayanışma

Toçoğlu, bir bilim insanının kaybının geçmişteki bilgi birikiminin yanı sıra gelecekte üretilecek bilginin de kaybı anlamına geldiğini ifade ederek, Filistinli öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmesinin üniversitelerin geleceği açısından önemli olduğunu söyledi. Çevrim içi dersler, akademik danışmanlık, rehberlik ve dijital kütüphane erişimi gibi desteklerin öğrencilerin eğitim hayatını sürdürmesine katkı sağlayabileceğini ifade eden Toçoğlu, Türkiye’deki üniversitelerin ortak projeler ve akademik çalışmalar yoluyla dayanışma gösterebileceğini söyledi. Toçoğlu ayrıca, Filistin’de eğitimine devam eden öğrencilerin gelecekte üniversitelerin yeniden yapılanmasında önemli bir rol üstleneceğini belirtti.

Gelecek öğrencilere emanet

Kurumsal yapının, akademik birikimin ve insan kaynağının da korunması gerektiğini vurgulayan Toçoğlu, öğrencilerin öğrenmeye, akademisyenlerin öğretmeye ve kurumların bilgiyi gelecek kuşaklara aktarmaya devam etmesinin üniversite anlayışının sürdürülmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Toçoğlu, akademik dayanışmanın Filistin’deki üniversitelerin yerine yeni bir yapı kurmak değil, mevcut kurumların kendi temelleri üzerinde yeniden güçlenmesine katkı sunmak anlamına geldiğini belirtti. Dr. Fatma Zehra Toçoğlu, konuşmasının sonunda katılımcılara teşekkür ederek oturumu sonlandırdı.

Haber/Fotoğraf: Livanur Ataman

Kategori:
Erişilebilirlik Menüsü [CTRL+ Y]