STMF Resim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İldeş’ten Paris’te Kişisel Sergi

Sakarya Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Resim bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Gülseren Budumlu İldeş’in “La Peau de la Mère Nature (Tabiat Ananın Teni)” adlı kişisel resim sergisi, 22 Ocak 2026 tarihinde Fransa’nın Paris kentinde International Art Gallery’de sanatseverlerle buluştu. Serginin açılışına farklı ülkelerden sanatseverler, Paris sanat çevresinden sanatçılar ve iş insanları katıldı.

Paris’te Türk sanatının ve kültürünün tanıtımına katkılarından dolayı İldeş, Türkiye Cumhuriyeti Paris Büyükelçiliği Paris Kültür ve Tanıtım Müsteşarı Fatoş Özsoy’u makamında ziyaret etti. Ziyaret kapsamında sanatçıya, Paris’te gerçekleştirdiği sanatsal çalışmalar dolayısıyla teşekkür belgesi takdim edildi.

Sergide yer alan eserlerde insan-doğa ilişkisi ve doğanın dokusal yapısı ön planda ele alınıyor. İldeş, doğayı derin ve kapalı bir gizem olarak değil, yüzeyde beliren ve temasla anlam kazanan bir gerçeklik olarak izleyiciyle buluşturuyor. Taşın yüzeyi, suyun akışı ve ışığın yüzeydeki yansımaları, doğanın varoluşunu görünür kılan temel unsurlar arasında yer alıyor.

Sergi, izleyiciye doğayı “anlamaya çalışmak” yerine onunla kısa süreli bir birliktelik kurmayı öneriyor. Büyük açıklamalar ve kesin yargılar üretmeden, karşılaşmanın kendisinin değerli olduğu bir deneyim alanı sunuluyor. Eserlerde temas ile mesafe arasındaki dengenin, dönüştürücü bir sessizlik içinde kurulduğu vurgulanıyor.

Bazı resimlerde insan figürünün merkezin iddiasından çekilerek doğaya alan açtığı görülüyor. Bu yaklaşım, insanın doğa karşısında egemen bir konumdan uzaklaşarak onunla aynı yüzeyi paylaşan bir varlık hâline gelmesini ön plana çıkarıyor. Sergi, bu yönüyle doğayı kontrol etme ve sahiplenme düşüncesini sorgulayan bir bakış sunuyor.

Eserlerde, 20. yüzyılın önemli filozoflarından Maurice Merleau-Ponty’nin düşüncelerini çağrıştıran bir anlayış dikkat çekiyor. İnsan bedeni ile doğanın maddesi birbirine karışmadan, ancak kesin sınırlarla da ayrılmadan, aynı dünyaya ait olmanın getirdiği ölçülü bir yakınlık içinde ele alınıyor. Sergi, izleyiciyi yaklaşmak ile geri durmak, temas etmek ile sınırı korumak arasındaki ince çizgide tutuyor.

“Tabiat Ananın Teni”, doğayı bir kaçış alanı ya da romantik bir sığınak olarak sunmak yerine, yüzleşmeyi mümkün kılan bir eşik olarak konumlandırıyor. Bu eşikte izleyici, kendi varlığını doğanın sessiz ancak kararlı varlığıyla yan yana düşünmeye davet ediliyor.

Kategori: