SAU İmzalı Bilimsel Başarı: Diz Ağrısına Tek Enjeksiyonla Etkili Çözüm
Sakarya Üniversitesi öğretim üyelerinin yürütücülüğünde ve farklı uzmanlık alanlarının katkısıyla geliştirilen yeni enjeksiyon yöntemi, akut ve kronik diz ağrısı yaşayan hastalar için önemli bir alternatif oluşturuyor.
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Rıdvan Işık ile Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Onur Balaban tarafından geliştirilen, Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Keziban Karacan’ın kadavra diseksiyon çalışmalarıyla ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kemal Nas’ın klinik katkılarıyla desteklenen yeni tedavi yöntemi, diz ağrısı alanında dünyada ilk kez tanımlanarak uluslararası bilim literatürüne kazandırıldı. Yaklaşık iki yıllık bir çalışma sonucunda ortaya çıkan yöntemle, diz ağrısının tek enjeksiyonla ve motor güç kaybına yol açmadan kontrol altına alınması hedefleniyor.
Bilimsel bir ilk, “ANK Block” tekniği
“Anterior Nerves of the Knee (ANK) Block” adı verilen bu yenilikçi enjeksiyon tekniği, akut ve kronik diz ağrılarının tedavisinde tek enjeksiyonla etkili sonuçlar sunması, motor güç kaybına yol açmaması ve rehabilitasyon sürecini desteklemesi açısından dikkat çekiyor. Yöntemle ilgili hazırlanan bilimsel çalışma, prestijli Medicine® dergisinde yayımlanarak uluslararası bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı.
Hasta konforunu önceleyen yaklaşım
Ekip, mevcut uygulamalarda birden fazla iğneyle yapılan sinir bloklarının bazı hastalarda motor güç kaybına yol açabildiğini dikkate alarak, hem etkili hem de daha güvenli bir yöntem geliştirmeyi hedefledi. Bu amaçla tasarlanan yeni enjeksiyon tekniğiyle, dizin ön bölgesindeki ağrının tek uygulamayla kontrol altına alınması ve hastaların günlük yaşam konforunun artırılması amaçlandı.
Bilimsel testten klinik başarıya
Bu doğrultuda geliştirilen yöntem, önce kadavralar üzerinde anatomik doğrulama çalışmalarıyla test edildi, ardından klinik uygulama sürecine geçildi. Yapılan uygulamalarda özellikle kronik diz ağrısı yaşayan hastalarda ağrının belirgin biçimde azaldığı, ameliyat sonrası hastaların daha kısa sürede hareketlenebildiği ve rehabilitasyon sürecine daha rahat katılabildiği gözlemlendi. Yöntemin, ileri evre diz kireçlenmesi bulunan ancak ameliyat olmak istemeyen ya da ameliyat sonrası ağrıları devam eden hastalar için de destekleyici bir tedavi seçeneği sunduğu değerlendiriliyor.
Ağrıyı azaltan, hareketi güçlendiren yaklaşım
Araştırma ekibi, geliştirilen tekniğin temel amacının ağrıyı kontrol altına alarak hastalara egzersiz ve fizik tedavi için bir “fırsat alanı” oluşturmak olduğunu vurguluyor. Bu sayede hastaların kas gücünü artırabilmesi, yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve günlük yaşama dönüş sürecinin hızlandırılması hedefleniyor. Yöntemin, özellikle diz protezi ameliyatı sonrası erken mobilizasyonun sağlanması ve daha kısa sürede taburculuk açısından da önemli avantajlar sunduğu ifade ediliyor.
