Osmanlı-Mısır İlişkileri Ele Alındı

22 Mart 2019

Sakarya Üniversitesi Mülteka Lügati’d-Dad Arapça Dil Kulübü öğrenci topluluğunca her hafta düzenlenen Bahçe Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu Öğr. Gör. Reda Abdelsalam oldu.

İlahiyat Fakültesinde gerçekleşen “Osmanlı-Mısır İlişkileri” konulu konferansta konuşan Öğr. Gör. Abdelsalam, Osmanlı Devleti’nin Mısır’ı ne zaman ve nasıl fethettiğini, Osmanlıların Mısır’a nasıl geldiğini ve o dönemde Mısır’da hayatın nasıl işlediğini anlattı.

Osmanlı Devleti’nin Mısır’daki ilk valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın 1804 yılında Osmanlı ordusuyla gelerek Mısır’a vali olduğunu belirten Abdelsalam, Mehmet Ali Paşa’nın Mora’da patlak veren ve uzun süredir Osmanlı Devleti’nin bastırmakta güçlük çektiği Mora İsyanı’nı bastırdığını söyledi. Abdelsalam, devamında Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Mısır’a nasıl hükmettiği ve Osmanlı’ya ihaneti hakkındaki konuları ele aldı.

“Osmanlı Mısır’da birçok iz bıraktı”

Osmanlı Devleti’nin Mısır’da dini, toplumsal ve yeme içmeye yönelik etkiler bıraktığını belirten Abdelsalam, “Dini olarak bakıldığında Osmanlılar Arapça’ya, Kur’an-ı Kerim’e ve ezberlenmesine, Osmanlı mimarisini yansıtan camiler yapmaya ve devleti korumak için kaleler inşa etmeye önem vermişlerdir. Toplumsal olarak Ramazan’da iftar için yapılan top atışı, sûfilerin bir araya gelip oturduğu ve ibadet ettikleri tekkeler, insanların su içtiği sebiller, erkekler için kalın kadınlar için ince tokmakların kapılara takılması, Osmanlı’nın Mısır’da bıraktığı izlerdendir” dedi.

Osmanlı Türkçesinden Arapçaya çok sayıda kelimenin geçtiğini kaydeden Abdelsalam, “Örnek olarak günlük hayatta kullanılan posta, postacı, köfte, köfteci, garson, şoför, lamba, oda, boya, dolap, terzi gibi kelimelerin, askeri rütbelerle alakalı çavuş, bey, paşa gibi kelimelerin geçtiği görülür” diye konuştu. Osmanlı hayat yapısının Mısır’a nasıl yansıdığını anlatan Abdelsalam, yemek olarak ise dolma, künefe, baklava ve Türk kahvesinin de Mısır’da bilinen yiyecek ve içeceklerden olduğunu söyledi.

“Osmanlı halka iyi davrandı”

Osmanlılarla Mısırlılar arasındaki ilişkinin ilk başlarda iyi olduğunu söyleyen Abdelsalam, Memlüklüler döneminde Mısır’da hayatın kötüye gittiğini, fakirlik ve hastalığın ülkeyi ele geçirdiğini, ancak Osmanlıların Memlüklülerin aksine Mısır halkına karşı nasıl muamele edeceğini bildiğini anlattı. Abdelsalam, şöyle devam etti:

“Osmanlı geldiğinde hayat yavaş yavaş düzelmeye ve gelişmeye başladı. Hatta Mısırlılar kendileri için yönetici olarak Kavalalı Mehmet Ali Paşa’yı seçmişlerdi. Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Mısır’ı Fransızlara ve İngilizlere karşı savunmuştu. Osmanlı Devleti fetihleri genişletmiş, Şam, Hicaz, Irak ve Musul’u topraklarına katmıştı. Kavalalı Mehmet Ali Paşa, daha sonra bu bölgeleri kendi yönetimi altına almak istedi. Bu bölgelerin kendisine boyun eğmesini istedi. Bunun üzerine Osmanlı sultanları, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın hain olduğunu ilan etti. Onunla savaşmaya karar verdi. İki taraf arasında savaş meydana geldi. Ancak Osmanlı ordusu bu bölgede yenildi. Rusya, İngiltere ve Fransa Osmanlılarla anlaştı. Kavalalı Mehmet Ali Paşa’yı teslim olması, elindeki bölgeleri Osmanlı’ya geri vermesi için tehdit etti. Eğer ki cevap vermezse on günlük sürenin sonunda Şam ve Mısır’ın yönetimi kendisinden alınacaktı. Bunun üzerine büyük bir ordu gönderildi. Londra’da imzalanan antlaşmaya göre Suriye, Girit ve Adana Osmanlı Devleti’ne geri verildi, Mısır ise Kavalalı Mehmet Ali Paşa ve soyundan gelenlere bırakıldı.”

22-03-2019 / ST

299 kez görüntülendi.
22 Mart 2019 - 11:49