Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 30°C
Parçalı Bulutlu

Din İlimlerine Giriş Seminerleri Devam Ediyor

Din İlimlerine Giriş Seminerleri Devam Ediyor
05.11.2015
279
A+
A-

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi Vakfı tarafından Din İlimlerine Giriş Seminerleri kapsamında  ‘Kuran’ı Okumak, Anlamak ve Yaşamak Kuran Bizden ne İster?’ isimli bir konferans düzenlendi.

SAÜ Cami Külliyesi’nde gerçekleşen konferansa konuşmacı olarak SAÜ İlahiyat Fakültesi İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökhan Atmaca katıldı.

Kur’an-ı Kerim’i anlamak konusunda bilgi veren Atmaca, “Temel dinlerin merkezinde tevhit inancı yatar. Ancak bu dinleri birbirinden ayıran bazı farklılıklar vardır ki bunlar; ibadat, muamelat ve ukubatdan oluşur. İbadat, ibadetlerimiz ve yaptığımız ameller;  muamelat, iktisat, aile, faiz, borçlar gibi hukuksal olaylarla ilgilidir; ukubat ise ceza hukukunu kapsar. Dinlerin birbirinden ayıran bazı farklılıklara Hristiyanlık dininde ki gibi, baba-oğul-kutsal ruh üçgenini de örnek gösterebiliriz. Günümüzde hükmü kalmayan bu dinlerin, akademiksel manada yapılan araştırmalarda, bu kaynakların okunması söz konusudur” dedi.

İslamiyet öncesi cahiliye dönemini anlatan Atmaca, “Cahiliye dönemine cahiliye dönemi denmesinin sebebi insanların cahil olmasından değil, kişilerin dini ve ahlaki yönlerinin kötü olmasından kaynaklanıyor. Ancak bu dönemde yaşayan insanlar arasında ‘Hanif’ diye adlandırılan ve tek Allah inancı olup ahlaki özellikleri bozulmayan insanlar vardı. Peygamberimiz de, Hz.İbrahim soyundan olan haniflerdendi” diye konuştu.

Hz. Muhammed’e  farklı sebeplerle ve farklı şekillerde vahiy geldiğini dile getiren Atmaca, “Buna misal olarak sahabelerden gelen sorular doğrultusunda bu sorulara cevaben gelen vahiyler, doğrudan yasaklanan bazı içecek ve yiyeceklere ithafen gelen vahiyler ve yaşanan olaylar sonucu efendimize sabretmesiyle ilgili ve bu konuda efendimize eziyet edenlerin (Ebu Leheb) cezalandırılmasıyla ilgili sureler ve ayetler vahiy olarak bildirilmiştir” şeklinde konuştu.

5/11/2015 –


279 kez görüntülendi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.