Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 19°C
Gök Gürültülü

Bir Mimarda, Mühendislik Bilgisi Mutlaka Olmalı

Bir Mimarda, Mühendislik Bilgisi Mutlaka Olmalı
12.11.2014
136
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde (GSF) düzenlenen Sanat, Tasarım ve Mimarlık Eğitimi Çalıştayı’nın ikinci ve son oturumu gerçekleştirildi.

GSF Gizem Frit Amfisi’nde gerçekleşen çalıştayın son oturumuna SAÜ Teknoloji Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Celal Apay, SAÜ GSF Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Tahsin Turgay ve Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Çetin katıldı.

“Çağdaş Mimarlık ve Mimarlık Eğitiminde Mühendisliğin Önemi” konularındaki bilgilerini katılımcılarla paylaşan Prof. Dr. Ahmet Celal Apay, bir mimarda, mühendislik bilgisinin mutlaka bulunması gerektiğini dile getirdi. Aksi durumlarda 1999 Marmara Depremi ve sonrasında yaşandığının altını çizen Apay, “Muhallebi gibi olan zemine, ‘böyle olsun’ diyerek bina yapmak çok büyük bir cinayet. İşte bu yüzden proje yapan mimar arkadaşların mutlaka mühendislik bilgilerinin olması gerekir. Bir mimar adayı, daha eğitim aşamasında sondajın, betonarmenin nasıl yapıldığını bilmelidir” şeklinde konuştu.

Konuşmasında mimarlık ve tasarım eğitiminde yeni eğilimlerden söz eden Doç. Dr. Murat Çetin de, mimarlık eğitiminde yapılan en büyük yanlışlardan birisinin öğrencilerin ‘süper kahraman’ olarak yetiştirilmek istenmesi olduğunu vurguladı. Bu yüzden öğrencinin mimar olarak mezun olduğunda mesleğinin en iyisi olacağını zannettiğini ifade eden Çetin, şöyle devam etti: “Mezun kişi, bir ‘tanrı kompleksi’yle hep bir takdir kazanma peşinde oluyor. Hep bir mimarlık gösterisi, gönül çelen olmak, şöhret sahibi olmak peşinde koşuyor. Mimarlarımıza sanki bir tür şeytan olma eğitimi veriyoruz. Şişmiş bir egoya sahip oluyorlar. Bilmedikleri bir şey var ki; mezun olduktan sonra birkaç senelerini başkalarının emirleri altında sabahlara kadar çalışarak geçirecekler.”

“Mimarlık Eğitiminde Yaratıcılık ve Uygulanabilirlik” başlıklı bir konuşma yapan Doç. Dr. Tahsin Turgay ise, mimarlık eğitiminin hiçbir zaman ucu kapalı bir eğitim olamayacağını söyledi. Mimarlık eğitiminin yaşam boyu öğrenmeye dayandığını anlatan Turgay, yeni birçok teknolojinin gelişmekte olduğunu ve mimarların da bunlarla yarışmak zorunda olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Turgay; “Bir mekân yaratırken bizim istemediğimiz şeyler kolon, kiriş, perde görmemektir. Bunların yanında teknik konularda ve betonarme konularında da bilgiye sahip olunması gerekir” ifadelerini kullandı.

Bu oturumun ardından çalıştay sona erdi.

12/11/2014 – ST
136 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.