Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 30°C
Parçalı Bulutlu

Arabuluculuk Konuşuldu

Arabuluculuk Konuşuldu
16.01.2015
184
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından ‘Arabuluculuk Sempozyumu’ düzenlendi.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen sempozyuma konuşmacı olarak Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanı Hakan Öztatar ile Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Zeyyat Sabuncuoğlu katıldı.

SAÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Kalabalık, yaptığı açılış konuşmasında, arabuluculuk kanununun 2011 yılında çıkarıldığını hatırlattı. Kanunun çıkarılmasından günümüze gelen süreç içerisinde, kanun gereğince, hukuk fakültelerine arabuluculuk eğitimi lisansı verildiğini ifade eden Kalabalık, verilen bu eğitim sonucunda da başarılı olanların Adalet Bakanlığı tarafından yapılan sınav ile arabulucu olarak atandığını söyledi.

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanı Hakan Öztatar da konuşmasında, arabuluculuğun ne olduğu, kimlerin arabulucu olabileceği, arabuluculuğun yararları ve konunun Türk yargı sistemi içerisinde geldiği nokta gibi konulara değindi. Arabuluculuğun Türkiye’de 14 Kasım 2013 tarihinden beri uygulandığını kaydeden Öztatar, arabuluculuğun tarihte Ahilik kültürü aracılığıyla hukuki olmasa da uygulamada var olduğunu söyledi. Arabuluculuğu, hukuki uyuşmazlıklarda bağımsız ve tarafsız üçüncü kişi aracılığıyla, tarafların kendi kararlarını vermelerini sağlayan dostane bir çözüm olarak tanımlayan Öztatar, konunun yargıya alternatif olarak algılanmaması gerektiğini vurguladı.

Arabuluculuk sisteminin amacının, uyuşmazlıkları çözmek amacıyla tarafların bir araya getirilmesi ve birbirlerini anlayarak sorunun kökenine inebilmelerinin sağlanması olduğunu dile getiren Öztatar, “Arabulucu, tarafların iletişim kurmalarını sağlayan, uzmanlık eğitimi almış tarafsız ve bağımsız bir kişidir. Günümüzde yaşanan kavgaların arkasında aslında çoğu dostane bitmeyen anlaşmazlıklar yatmaktadır. Bu sistem, ilişkilerin devamını sağlayarak bir yandan da toplumsal barışa katkı sağlamayı amaçlamaktadır” ifadelerini kullandı.

Bu sayede ülke genelinde 240 adet uyuşmazlığın 235’inin anlaşmayla çözümlendiğini anlatan Öztatar, “Taraflar yaklaşık yüzde 97,8 oranında arabuluculuğu beğendiler ve bu sistem içerisinde kaldılar. İşçi ve işveren uyuşmazlıkları en çok çözülen davalar arasında. Sanayi, ticaret, esnaf odaları ve barolar içerisine arabuluculuk merkezleri kurmak istiyoruz. Ortaokul ve lise öğrencisi çocuklar arasında da bu sistemi yerleştirmeye başladık. Çocukların içerisinden gizli olarak seçtiğimiz arabulucular ile çocuklar arasındaki anlaşmazlıkların da büyümeden çözülmesini sağlıyoruz. Bu sayede çocukların uzlaşma kültürünü tanımasını sağlayarak, gelecekteki olası anlaşmazlıklarda çözüm üretmelerini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz” dedi.

Uludağ Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Zeyyat Sabuncuoğlu ise sempozyumda “Arabuluculukta Davranışsal Yaklaşım” başlıklı bir sunum yaptı. Bir işin hukuki ve davranışsal olmak üzere iki boyutlu olduğunu söyleyen Sabuncuoğlu, arabuluculuğun davranışsal boyutu hakkında bilgiler verdi. Arabuluculuğun en önemli boyutu olan iletişim boyutunu ele alan Sabuncuoğlu, tarafların arabuluculuk sayesinde mahkeme baskısı olmadan eşit koşullarda rahat bir şekilde iletişim kurabildiğini ifade etti.

16/01/2015 – ST
184 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.