Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 16°C
Hafif Sağanak

Anadolu’nun Manevi Direkleri

Anadolu’nun Manevi Direkleri
02.03.2015
59
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Tasavvuf Topluluğu tarafından ‘Anadolu’nun Manevi Direkleri’ konulu söyleşi gerçekleşti.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen söyleşiye Mevlevi Üstadı Mustafa Özbağ katıldı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte Mustafa Özbağ Ahmet Yesevi, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli ve Yunus Emre’nin hayatlarını anlattı.

Türklerin Müslüman olmasındaki en önemli etkenin inançlarının İslam’a yakın olmasıdır diyen Özbağ, “Türkler Şamanist değildirler. Şamanlar, bugünün tabiriyle, kendi toplumlarının velileri veya bilge insanlarıydı. Türkler Orta Asya’da böyle yaşarken, Muaviye’den kaçan Hüseyni kolu Türk bölgesine sığınmış ve böylelikle Türkler, hızla Müslüman olmuşlardır. Bakıldığı zaman Anadolu’daki ehlibeyt velilerin büyük çoğunluğunun geldikleri topraklar Orta Asya’dır. Örneğin, Hacı Bektaşi Veli, Kaygusuz Abdal, Mevlana, Hacı Bayram Veli Orta Asya’dan Anadolu’ya göçmüşlerdir” dedi.

Hoca Ahmet Yesevi’yi anlatan Özbağ, “Tuğrul Şah, İslamiyet’i devlet dini yaptıktan sonra, Türki bölgede bir güneş doğar ve bu güneş Hoca Ahmet Yesevi’dir. Hoca Ahmet Yesevi, elinde kopuz ile bütün Orta Asya bozkırlarını gezip İslamiyet’i yayan ve yukarı Mezopotamya sufiliğinin temel taşlarını atan kişidir. Mevlana, Yunus Emre ve Hacı Bektaşi Veli’de, Hoca Ahmet Yesevi’nin öğretilerini görmek mümkündür” diye konuştu.

Hacı Bektaşi Veli’nin Arapça, Mevlana’nın Farsça, Yunus Emre’nin Türkçe eserler verdiğini söyleyen Özbağ, “Mevlana’nın konuşma dili Türkçedir fakat eserlerini Farsça yazmıştır. Yunus Emre eserlerini, halkın dili ile anlatmayı tercih etmiştir. Bakıldığı zaman Mevlevi semalarında ve diğer tarikatlarda Yunus Emre ilahileri okunur” şeklinde konuştu.

Söyleşi, soru-cevap kısmının ardından yapılan sema gösterisi ile sona erdi.

02/03/2015 – MA
59 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.