Yesevi’den Yunus’a Medeniyet ve Hakikat Dili Türkçe

21 Şubat 2019

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi (SASGEM) tarafından Çarşamba Konferanslarının bu haftaki konuğu Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Kemikli oldu.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in anısına düzenlenen “Yesevi’den Yunus’a Medeniyet ve Hakikat Dili Türkçe” başlıklı konferans, SAÜ Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda yapıldı. Prof. Dr. Kemikli, konferansta ‘hakikat’, ‘medeniyet’ ve ‘dil’ kavramları çerçevesinde bir sunum gerçekleştirdi.

“Türkçe yıllarca küçük görüldü”

Dil hakkında bir bilincin oluşması için dil ile ilgili bazı temel kavramların birlikte düşünülmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kemikli, “Memleketimizde dil konusu problemli bir konudur. Çünkü uzun bir süre Türkçe’nin bilim dili olup olmayacağı tartışıldı. Türkçe’nin bir bilim dili olamayacağı söylendi. Bu çok ağır bir ifadedir. Yani bizden bilim adamı olmaz demektir. Uzunca bir dönem maalesef bu böyle devam etti ve son 200 yılda ciddi anlamda büyük mütefekkirlerimiz, bilim adamlarımız yetişmedi. Ama bütün bunlara rağmen Fuat Sezgin, Halit Macit gibi isimler yetişti” dedi.

Dilin canlı ve sürekli yenilenmeye açık bir bünye olduğunu belirten Prof. Dr. Kemikli, dil üzerinden bir bilgi ağı oluşturmanın temel konulardan biri olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Kemikli, dil ve düşünce ilişkisi üzerine şunları söyledi:

“İnsanı insan yapan dildir. Kullandığınız kelimelere size bir nitelik kazandırır. Tek tip insanlar olmak yerine, farklılıklarımız ile bir kişilik kazanırız. Sözü pişirmeden konuşursanız sıradan olursunuz. Dil, düşünceye hayat veren iksirdir. Dilimiz, dünyamızdır. Dünyamızı kullandığımız ifadeler ile geliştirelim. Bu toplumun buna ihtiyacı var.”

“Sürekli yenilenen bir şey medeniyet olamaz”

Medeniyetin ‘şehir’ kavramı ile ilişkili olduğunu ve şehirde olmanın farklılıklara tahammül etmek anlamına geldiğini kaydeden Prof. Dr. Kemikli, “Tahammül etmeyi bize öğreten medeniyettir. Bütün bunlar dil varlığı ile ortaya çıkıyor. Yani dil olmazsa medeniyet de olmaz. Medeniyeti teknoloji ve sanayi olarak algılamamamız gerekir. Sürekli yenilenen bir şey medeniyet olamaz. Her dem yeni kalan şey medeniyettir. Sanat, şiir ve atasözü buna örnektir. Bu bakımdan dil ve medeniyet kavramları birbiri ile çok ilişkili kavramlardır. Çünkü ilk yaratılan varlık sözdür. Modern dünyaya en iyi cevap vermenin yolu ana dili bilmektir” şeklinde konuştu.

Konuşmasının devamında hakikat kavramından bahseden Prof. Dr. Kemikli, hakikatin bir şeyin aslı anlamına geldiğini ve karşılığının ‘gerçek’ kelimesi olmadığını anlattı. Hakikatin gerçeği kapsadığını fakat gerçeğin hakikati kapsamadığını vurgulayan Kemikli, hakikatin ruh olduğuna ve söylenen ile uyum anlamına geldiğine dikkat çekti.

“Türkiye’nin süt dişi”

Ahmet Yesevi ve Yunus Emre’den de alıntılar yapan Prof. Dr. Kemikli, “Ahmet Yesevi ana dilimizi olan Türkçeyi kullanarak en büyük inkılabı yapmıştır. Yunus da o Türkçeyi Anadolu Türkçesine çeviriyor. O yüzden Yunus’a, ‘Türkiye’nin Süt Dişi’ diyoruz. Yunus ile dost olmayan, bu millet ile dost olamaz. Bu toprağın ruhu bizim sanatımızdır. Ana dilimizi en iyi şekilde kullanmanın yollarını arayalım. Daima ümitli olun, aşk ile çalışın” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Konferansın sonunda Prof. Dr. Kemikli ’ye hediyesi takdim edildi.

20/02/2019- Kebire Kaşgarlı

230 kez görüntülendi.
21 Şubat 2019 - 16:42