Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 21°C
Gök Gürültülü

Uyuşturucuya Karşı Ailelere Öneriler

Uyuşturucuya Karşı Ailelere Öneriler
17.07.2014
615
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ahmet Bülent Yazıcı, uyuşturucu konusunda anne babalara tavsiyelerde bulundu.

Maddeye bağımlılığın genelde belli bir süre ve süreç içerisinde gerçekleştiğini belirten Dr. Yazıcı, “Ailelerin ve diğer sosyal sorumluluğu olan kişilerin, madde kullanan çocukları erken fark etmesi çok önemlidir. Erken bir müdahale ile bağımlılık sürecinin tamamlanmasına engel olunabilir” dedi. .

Madde kullanımı sonucu oluşan değişikliklerin fiziksel, ruhsal-davranışsal ve sosyal (biyopsikososyal) değişikler olarak özetlenebileceğini ifade eden Dr. Ahmet Bülent Yazıcı konuşmasına şöyle devam etti:

“Aileler için bu gibi durumlarda izlenmesi gereken en doğru yol genç ile ilişkileri bozmadan onunla iletişim kurmaya çalışmak olmalıdır. Genç sorunları hakkında konuşmak için cesaretlendirilmeli ve aile böyle bir durumdan şüphelendiğinde hemen yargılama ve suçlama yoluna gitmemelidir. Bu durumda birincil hedef gençle olan bağın koparılmamasıdır. Eğer ilişki ve iletişim koparsa yardım etme/alma şansının hayli güçleştirmiş olacağı akılda tutulmalıdır. Önce zor olsa da aile ve gencin sorunu kabullenmesi gerekir. Konuşma sorun odaklı değil çözüm odaklı olmalıdır. Profesyonel yardım almak durumun ciddiyetine göre izlenebilecek diğer bir yoldur.”

Uyuşturucu madde kullanan çocuklarda belirgin bir halsizlik, yorgunluk gözlenebileceğini kaydeden Dr. Yazıcı, muhtemel belirtileri şöyle sıraladı: “ Gencin solgun, bitkin bir hali vardır. Kısa süre sonra okulu terk edebilir. Genel bir isteksizlik olabilir. Bedensel olarak dikkat edildiğinde ise gözlerde kanlanma saptanabilir. Daralmış ya da büyümüş göz bebekleri dikkat çeker. Konuşmasında güçlük fark edilebilir. Genç peltek ya da mırıltılı bir biçimde konuşmaktadır. Ağızda kuruluk saptanabilir. Aşırı terleme, bulantı, kusma, karın ağrıları, yürümede güçlük ortaya çıkar. Ailesi ile görüşüldüğünde evde bir uyku bozukluğundan söz edilebilir.”

SAÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ahmet Bülent Yazıcı, açıklamasına şöyle devam etti: “Bu değişiklikleri madde kullanımı ile hemen ilişkilendirip kesin bir yargıya varmak doğru değildir. Bu değişikliklerin çoğu sadece madde kullanımına bağlı değildir. Örneğin ergenlik dönemi gibi çocukluktan erişkinliğe geçiş döneminde psikolojik ve fiziksel, hormonal hızlı değişimler yaşandığından çeşitli uyum sorunları ve davranış değişikleri görülebilir. Aileden uzaklaşma, aşırı reaksiyon gösterme, arkadaş çevresini değiştirme ve duygularda görülen hızlı değişimler sadece madde kullanımı ihtimaline bağlanmamalıdır.”

Madde bağımlılığı ile benzer belirtilere neden olabilecek birçok rahatsızlığın olabileceğini hatırlatan Dr. Yazıcı, öncelikli yapılması gerekenin çocuklarla iletişimi koparmadan sürdürmek ve sonrasında profesyonel destek almak olduğunu belirtti.

17.07.2014- EH

 
615 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.