Üniversite Tercihinde Bunlara Dikkat

24 Temmuz 2019

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, tercih döneminde öğrencilerin ve ailelerin yapması gerekenler, üniversite tercihinde önemli olan noktalar ve Sakarya Üniversitesi’nin özellikleri hakkında Haber7.com’a açıklamalarda bulundu.

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, tercih döneminde öğrencilerin ve ailelerin yapması gerekenler, üniversite tercihinde önemli olan noktalar ve Sakarya Üniversitesi’nin özellikleri hakkında Haber7.com’dan Spiker Gamze Türk ve Editör Asya Karagül’e açıklamalarda bulundu.

-23-29 Temmuz tarihleri arasında öğrenciler, üniversite tercihlerini yapacak. Üniversite tercihi yapacak öğrencilere ne tavsiyelerde bulunursunuz?

Aslında söyleyebileceğimiz basit birkaç formül var, her öğrenci uygulayabilir. Bende karar verirken bu formülü uyguluyorum. Arkalarına yaslanıp ben hayattan ne bekliyorum sorusunu sormaları lazım. Beni ne mutlu eder,nasıl bir hayat istiyorum? Daha dingin bir hayat mı yoksa daha hareketli bir hayat mı? Bugünden geleceğe kişinin kendisini neyin mutlu edeceğini düşünmesini tavsiye ederim. Bir de geriye dönmelerini. Geriden kastım, kendilerini 70 yaşında emekli olmuş hayal etmelerini tavsiye ederim. Dolayısıyla bugünden ileriye doğru bakınca ne yapmak istiyorum, varsayalım ki onları başardım bunlar 70 yaşında beni mutlu etmiş olur mu? Bu iki soruyu sorup rotalarını çizebilirler. Tabi, tercih yaparken ailenin maddi durumu, kişinin yatkınlığı ve karakteri mühimdir. Herkes en iyi tercihi kendisi yapar, tek şart kendisini iyi tanımalıdır. Ben bu formül ile gençlerimiz doğru kararlar alacağına inanıyorum.

-Tercih döneminde öğrencilerin aklındaki en önemli soru, geleceğin mesleklerinin neler olduğu. Sizce geleceğin meslekleri neler? Gençlere iş potansiyeli yüksek olarak hangi bölümleri önerirsiniz?

Her dönemin popüler meslekleri oluyor. Bu meslekleri öğrenciye taşıyan bazı bölümler oluyor. Çok sayıda üniversitede, çok sayıda bölüm var. Bizim üniversitemizde de 13 fakülte var. Fakat şöyle bir gerçek var, dünyada da Türkiye’de de, üniversite sayısı az iken üniversite mezunu olmak kendi alanıyla ilgili istihdam sağlıyordu.. Şimdi artık öyle foğrudan bir bağ kurmak zorlaştı. Artık kişiler bir takım imkanları kullanarak hangi alanda okursa okusun başka alanlarda da kendisini geliştirip iş sahibi olabiliyorlar. Bunun çok örneği mevcut, örneğin sosyoloji mezunu ama bir yerde insan kaynakları müdürü. Normalde ne beklersin, insan kaynakları yönetiminden mezun olan birisinin bu işi yapmasını beklersin. Bu daha önce verdiğim tavsiyeyi tam olarak uygulayamamaktan kaynaklanıyor. Uygulasa bile zamanla tercih ve taleplerini değiştirdiğini gösteriyor. Her dönemin mutlaka yeni trendleri var, yönetim bilişim sistemleri böyle bir şey. Ama klasik bölümlerde var, mesela kamu yönetimi ve siyaset bilimi. Mühendisliğe baktığımızda siber güvenlik alanına geçiş sağlayacak bölümler olduğu gibi elektrik elektronik mühendisliği de var. Kişi, bu çerçevede bir değerlendirme yaptıktan sonra, bölüm tercihi yapacaktır. Hayatta başarılı olmak bence önemli, bu minvalde bölüm tercihi de önemli. Kendisini iyi tanıdıktan sonra, mutlaka kendisini mutlu edecek bir istihdam imkanı da bulacaktır. Bu sebeple yeni trendleri iyi incelemelerini tavsiye ederim. Bazı yeni trendlerin saman alevi gibi yanıp sönme ihtimali olabiliyor. Öğrenciler zaten kendilerini ve ailelerinin beklentilerini değerlendirip karar vereceklerdir.

-Üniversite tercihinde konum mu daha önemli yoksa nitelik mi? Merkezi olan devlet üniversitelerini kazanamayan öğrenciler genelde vakıf üniversitelerini tercih ediyorlar. Devlet üniversitesi ve vakıf üniversitesi ayrımı yapılmalı mı? Tercih önceliği hangisinde olmalı?

Benim pozisyonum sebebiyle böyle bir ayrım konusunda net konuşmam çok uygun olmaz. Sadece genel bir değerlendirme yapabilirim. Türkiye’de vakıf ve devlet üniversiteleri var. Vakıf üniversitesi aslında belli bir konsepti olan üniversite anlamına geliyor. Biliyorsunuz Türkiye’de ticari amaçlı üniversite kurulamıyor. Benim bu konuda öğrencilere tavsiyem, devlet ve vakıf ayrımı yapmadan önce tercih edecekleri üniversitenin ekosistemine baksınlar. Hangi alanı tercih edersen et, bir yüksek standartta eğitim lazım, iki iyi bir kampüs hayatı olmalı. 4 yılını geçireceği alanın aktivite olarak kendisine uygun olması lazım. Şehre dikkat edilmesi lazım. Üniversite öğrenciye bu imkanları sunuyorsa aslında öğrenci bu 4 yılında ikinci bir üniversite dahi okumuş sayılır. Tercih yaparken üniversitenin ekosisteminin buna uygun olup olmadığına bakılmalı. Diyelim ki işletme ya da meteoroloji mühendisliği istiyorsun. Gittiğin üniversitede bu bölüm ile alakalı hoca sayısı ne, yetkinlikleri ne, bu bölümlerde akriditasyon var mı? Bundan sonra bakılacak aşama, iş dünyası ve piyasa ile entegrasyon bakımından üniversite öğrenciye ne sunuyor? Tüm üniversiteler bunun farkında. İletişim bölümünü ele alalım, yerel ve ulusal basınla entegre olmalı, staj imkanları sunmalı ve belli sayıdaki öğrenci mezun olmadan iş imkanına kavuşması lazım. Bizde Sakarya Üniversitesi olarak bu konuda adımlar atıyoruz. 3+1, 7+1 uygulamalarımız var. Bizim bölümlerimizin birçoğunda öğrenciler son dönemini sektörde geçiriyor. UMDE diye, Uygulamalı Mühendislik Deneyimi Eğitimi var. Belli şartlara haiz öğrencilerin haftada 4 gün sektörde çalışmasını 5. gün ise raporlama işlemleri için fakültede olmasını gerektiriyor. Bizim okulumuzda aynı zamanda “İş yeri Fakültede” uygulamalarımız var. Büyük firmalar fakültede açtıkları iş yerleriyle, mesela yazılım mühendisliğinde, öğrencilerin okuldayken çalışmalarını sağlıyorlar. Bunun yanında biz bu sene yaptığımız uygulamalar ile beraber sektör derslerine geçtik. Diyelim ki bir makine mühendisi mezun olmuştur, iş bulmaya gitmiştir, iş dünyasındaki temsilci şunu söyler; “Bu makine mühendisiliğini bitirmiş ama şu konuyu görmemi bile.” Biz sektöre şunu söylüyoruz, alanınızda bizim üniversitemizden mezun öğrencilerde sektöre dair eksik bir nokta var ise gelin bunu birlikte tamamlayalım. Sektör, bizde ders açıyor, içeriklerini ilgili bölümdeki hocalar ile birlikte oluşturuyorlar. En az 7 haftasını sektördekilerin bulduğu hocalar gelerek anlatıyor. Böylece okul ile iş dünyası arasındaki farkı ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Bu meyanda önümüzdeki yıl itibariyle 26 tane lisans dersi, 11 tane yüksek lisans dersi açıyoruz. Söylemek istediğim şey kısaca şu, vakıf üniversitesi ve devlet üniversitesi ayrımı yapılabilir, şehir ve kampüs önemlidir. Ancak üniversite öğrenciliği bir ekosistem demektir. Ekosistem yüksek standartta eğitim, iyi bir kampüs hayatı, güvenli ve sakin bir şehir, zamanını az aklan ama imkan suna bir şehir ve sektör ile entegrasyon. Bu söylediklerim her bölüm için geçerlidir.

-Öğrencilerin tercih dönemindeki en önemli etken, aile. Ailelerin tercih dönemindeki öğrencilere yönelik davranış ve yaklaşımlarına dair ailelere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Bu cevap verilmesi bir bakıma zor, bir bakıma kolay bir soru. Sonuçta biz de babayız. Bizim çocuklarımızda tercih süreçlerini yaşadıklar. Orada rehberlik yapma ile çocuk adına karar verme konusunda fark olduğunu bilmememiz lazım. Tabi ailelerin bir takım birikimleri, tecrübeleri, başarıları ve başarısızlıkları ve etraflarında gördükleri vardır. Çocuğu için en iyisini isteyeceği için ailelerin bu tavsiyeleri önemlidir. Ancak çocuğu iyi tanıyıp da çocuğa uygun -kendilerine uygun değil- kendi başarılarını veya başarısızlıklarını dikkate alan değil çocuğu merkeze alan bir bakış açısıyla bu rehberlik yapılmalıdır. En nihayetinde bu rehberliği rehberlik ile sınırlandırmak lazım. Çocuk adına karar vermeyi, çocuğu belli bir karara zorlamayı içermemesi lazım. Gençlerin bir çoğu gelecek trendleri okumak açısından ebeveynlerden daha başarılılar. Çünkü dünya artık küçüldü, internet aracılığıyla bir çok gelişmeyi bizden daha hızlı takip ediyorlar. Rehberlik evet ama dozunu iyi ayarlamak lazım. Çocuk adına karar vermemek lazım. Rehberlik abartılırsa, öğrencinin başladıktan sonra mutlu bir biçimde okuyamayacağı, yarım yamalak okuyacağı bölümlere yönlendirme ve en nihayetinde ömür boyu “keşke şunu yapsaydım” gibi eyvahlar getireceği unutulmamalıdır. Dozajında rehberlik anne babanın görevi bunu da titizlikle gerçekleştireceklerdir.

-Biraz önce de Sakarya Üniversitesi’nin özelliklerinden bahsettiniz. Diyelim ki, ben bir öğrenciyim. Neden Sakarya Üniversitesi’ni tercih etmeliyim?

Hangi bölüm olursa olsun eğitimde kalite ve standart yakalamış bir üniversite. Türkiye’de en fazla bölüme akriditasyon sağlamış üniversite. Bunun dışında kampüs hayatı açısından, Sakarya Üniversitesi kampüsü doğal güzelliğinin yanı sıra imkanlar sunan bir kampüs. Bizim kongre merkezi ve fakültelerdeki salonlarımız yıl boyu aktiftir. 180 adet kulübümüz var. Birçoğu kültürel kulüp, bazıları uluslararası öğrencilerin kulüpleri, bir kısmı teknik kulüp. Bizim teknik alanda, dizayn yarışmalarında, elektrikli otomobil yarışmalarında ödül alan kulüplerimiz var. Ve tabi ki şehir. Şehir sakin olduğu kadar imkan sunan nitelikte de olmalı. Bütün bunları değerlendirdiğimizde Sakarya Üniversitesi, birçok bölümü itibariyle öğrencilerin gözü kapalı tercih edeceği imkanları sunuyor. Şunu tekrar vurgulamak lazım, dünya çok hızlı değişiyor. Dolayısıyla gidilen üniversite bu değişimi mümkün olduğunca iyi yakalamalıdır. Sakarya Üniversitesi, sektörle entegrasyona önem veren bir üniversite olmanın yanı sıra bir de müfredatı güncelleme konusunda çok dikkat eden bir üniversite. Mesela gelecek yıl için Ağustos’un ortasına kadar, toplamda 400’den fazla dersin içerikleri güncelleniyor. Bu 400 küsur dersten 200 tanesi bu sene ilk defa açılacak dersler. Program bazlı değerlendirdiğimiz zaman, her bölümde birkaç yeni ders anlamına geliyor. Bu öğrencinin hızına yetişme çabası. Dolayısıyla Sakarya Üniversitesi, iyi bir öğrencilik, hayata hazırlayan bir öğrencilik için hazır bekliyor. Öğrencilerin bu ekosistemi bulabileceği bir üniversitesi olarak tercih etmelerini tavsiye ederim. Sakarya Üniversitesi’nde 13 fakülte, 1 devlet konservatuvarı ve 2 yüksek okul mevcut. Sakarya’nın şehir ve üniversite olarak katkılarını öğrencilerin keşfetmelerini bekliyoruz.

 

272 kez görüntülendi.
24 Temmuz 2019 - 11:04