Ülkemizin Deprem Risk Haritası Sakarya Üniversitesi Öncülüğünde Oluşturulacak

Ülkemizin Deprem Risk Haritası Sakarya Üniversitesi Öncülüğünde Oluşturulacak
17.08.2022
4.615
A+
A-

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) akademisyenleri, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nden bu yana yürüttükleri çalışmalar doğrultusunda hazırladıkları raporlar ve analizlerle kamu kurumlarına bilgi akışı ve destek sağlıyor.

SAÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü bünyesinde bulunan ve Kandilli Rasathanesine bilgi akışı sağlayan Deprem İzleme ve Araştırma Merkezinin yer aldığı üniversite inşaat, yapı ve zemin konuları üzerine de akademik çalışmalar yürütüyor.

Fen Bilimleri Enstitüsünde 7 yıldır Afet Yönetimi yüksek lisans programını sürdüren SAÜ ayrıca, alanında uzman kişilerden oluşan Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi ile ülke genelinde meydana gelen afetlerde inceleme ve raporlama işlemlerini gerçekleştiriyor. Merkez bünyesinde yürütülen, AFAD ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hazırlanan, Sakarya’nın pilot il seçildiği “Yapısal Hasar Görebilirlik Raporu”, Türkiye’nin deprem risk haritasının oluşturulmasına zemin sağlayacak.

TÜBİTAK da Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında merkez bünyesinde çalışan akademisyenlerin hazırladığı “Türkiye’de Zaman Bağımlı Deprem Gerilme Etkileşimlerinin Modellenmesi ve Deprem Tehlikesi Üzerine Çıkarımlar”, “İnce Daneli Zeminlerin Sıvılaşmaya Karşı Güvenlik Sayısının Belirlenmesi” ve “Yeni Tip Bir Yarı-Aktif Manyetoreolojik Sıvı Sütunlu Sönümleyici (MRPTLCD) ile Deprem Titreşimlerinin Kontrolü” projelerini eş zamanlı destekliyor.

Depremselliğin Türkiye’nin Gerçeği

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, SAÜ’nün “araştırma üniversitesi” olmasını hedeflediklerini söyledi. Bu hedef doğrultusunda fakülteler dışında üniversite bünyesindeki 36 araştırma merkezinde de bilimsel çalışmalar yürütüldüğünü anlatan Al, bu bilimsel çalışmaların en önemlilerinden birinin de depremsellik olduğunu kaydetti. Depremin yanı sıra taşkın, sel, yangın gibi diğer afetlerle ilgili çalışmaların Afet Yönetim Merkezi’nde devam ettiğine değinen Al, üniversitenin birçok alanda yetkinliğe sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’yi ve dünyayı ilgilendiren birtakım akademik faaliyetler yürütülürken, üniversitenin bulunduğu kente hizmet etme durumunda olduğuna dikkat çeken Al, “Sakarya’nın en büyük gerçeklerinden bir tanesi depremsellik. Bu, Türkiye’nin de gerçekliği. Biz de üniversite olarak bu araştırma merkezlerinde depremle ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Buradaki öncelik deprem olduktan sonraki kriz yönetimine ilişkin konulardan ziyade daha önemlisi, deprem olmadan önce risk konularına odaklanmak, çalışma yapmak. Bu amaçla yürütülen projeler ve faaliyetler var.” şeklinde konuştu. Al, rektörlük olarak devam eden projelere destek olacaklarını ifade etti.

Amacımız Kamu Kurumlarına, Belediyelere Destek Olmak ve Önleyici Projeler Üretmek

SAÜ Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Osman Sönmez, afetleri öncesi, sırası ve sonrası olmak üzere üç aşamada ele aldıklarını anlattı. Çalışmalar kapsamında yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla ortak faaliyetler yaptıklarını aktaran Sönmez, “Yapmış olduğumuz projelerde amacımız, afet öncesi aşamada, oluşabilecek zararları en aza indirebilmek için çalışmalar ve projeler yürütmek. Bu konuda kamu kurumlarına, belediyelere destek olmak ve önleyici projeler üretmektir.” dedi. Afet bilincinin vatandaşlarda yerleşmesi için de çalışmalar yaptıklarını ifade eden Sönmez, TÜBİTAK’tan eş zamanlı destek alan üç projenin kapsamları ve bütçeleri açısından değerlendirildiğinde örnek olduğunu vurguladı. Sönmez ayrıca, merkez olarak depremin yanı sıra taşkın ve sel konusunda da önemli çalışmalar yaptıklarını bildirdi.

Amacımız Bilgi Altyapısının Sağlanması

SAÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Utkucu da depremlerle ilgili sürekli araştırmalar yaptıklarını kaydetti. TÜBİTAK desteğiyle yeni bir projenin içerisinde olduklarını belirten Utkucu, Kuzey Anadolu Fay Hattı ve Doğu Anadolu Fay Hattı boyunca deprem oluşumlarının birbirlerine etkilerini araştırdıklarını söyledi. Afet öncesi risk yönetiminin azaltılması için gayret ettiklerinin altını çizen Utkucu, “Amacımız deprem tehlikesinin öngörülmesi, hakkında yorumlar bulunması bağlamında bir bilgi altyapısının sağlanmasıdır. Afet yönetiminde birinci aşamayı afet öncesinde tehlikenin belirlenmesi, izlenmesi ve doğasının anlaşılması oluşturuyor. Ondan sonra bu tehlikenin azaltımı var, peşi sıra da hazırlık evresi geliyor.” diye konuştu. Utkucu, yaptıkları çalışmaları, gömleğin ilk düğmesinin iliklenmesiyle örneklendirerek, ilk adımın doğru atılmaması halinde afet yönetiminin doğru devam edemeyeceğini aktardı.

Ülkemizin Deprem Risk Haritası Sakarya Öncülüğünde Oluşturulacak

SAÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Tuba Tatar da AFAD’ın finansal, Büyükşehir Belediyesinin personel ve ekipman desteği öncülüğünde Sakarya’nın merkez ilçelerini kapsayan deprem risk haritalarını ilgili paydaşlarla beraber oluşturduklarını dile getirdi. Kentsel dönüşüm, iyileştirme çalışmaları için öncü çalışma yürüttüklerine işaret eden Tatar, proje kapsamında sokak sokak gezerek bina envanterlerini çıkardıklarını, şu ana kadar 80 bin binanın envanterini oluşturduklarını ifade etti. Tatar, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Sakarya Üniversitesi, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve kamu kurumlarının desteğiyle devam eden proje için özel yazılımın geliştirildiğini söyledi. Proje sonunda Sakarya’nın merkez ilçelerini kapsayan deprem risk haritasını oluşturacaklarını belirten Tatar, şunları kaydetti: “Bu bizim için çok önemli, çünkü riski bilmezsek önlemini alamayız. Önce riski hesaplamamız lazım, daha sonra kentsel dönüşüme girecek yapılar, alanlar için gerekli adımları atacağız. Bu deneyimler diğer 80 il için öncü bilgilere dönüşecek. Ülkemizin deprem risk haritası Sakarya öncülüğünde oluşturulacak.

 
4.615 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.