SAU’de Roman Gençlerin Karşılaştığı Sorunlar Ele Alındı

Sakarya Üniversitesinde düzenlenen panelde, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü kapsamında Roman gençlerin eğitim, istihdam ve sosyal hayatta karşılaştığı çok boyutlu sorunlar ele alındı.

Sakarya Üniversitesinin düzenlediği Bilim Söyleşileri Serisi’nin yirmi beşinci oturumu, “8 Nisan Dünya Romanlar Günü: Türkiye’deki Roman Gençlerin Sorunları” başlığıyla Sakarya Üniversitesi Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. SAU Bilim İletişimi Ofisi, Sakarya Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Sakarya Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, konuşmacı olarak SAU BAMER Müdürü Prof. Dr. Hasan Hüseyin Taylan, SAU GENÇMER Müdürü Doç. Dr. Sümeyye Derin ve Sakarya Valiliği Roman Koordinatörü Sosyal Hizmet Uzmanı Çağla Tanyel yer aldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Lütfiye Yiğit ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Atak’ın katılım sağladığı panelde Roman gençlerin yaşadığı sorunlar ele alındı.

Eğitim, istihdam ve barınma sorunları öne çıktı
Prof. Dr. Hasan Hüseyin Taylan, üniversite olarak Romanlar Günü etkinliklerini düzenli şekilde gerçekleştirdiklerini belirtti. Taylan, bu yılki etkinlikte Roman gençlerin sorunlarına odaklandıklarını ifade etti. Sakarya Üniversitesi yürütücülüğünde hazırlanan “Türkiye’de Yaşayan Roman Gençler Araştırması”nın bulgularına değinen Prof. Dr. Taylan, Roman gençlerin eğitim, istihdam, sosyal güvence, şiddet ve toplumsal dışlanma gibi alanlarda çok boyutlu sorunlarla karşı karşıya olduğunu ortaya koyduklarını söyledi. Türkiye genelinde 18 ilde gerçekleştirilen anketler ve 5 ilde yapılan bireysel ile grup görüşmelerine dayanan araştırmanın, özellikle okul terk oranlarının yüksekliği, güvencesiz ve düşük gelirli çalışma koşulları, yaygın sosyal dışlanma deneyimleri ve ruhsal risk faktörlerinin Roman gençler açısından önemli yapısal eşitsizliklere işaret ettiğini gösterdiğini belirten Taylan, bu doğrultuda kapsayıcı eğitim, istihdam ve sosyal politika uygulamalarının güçlendirilmesine yönelik acil ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.

Psikolojik ve toplumsal boyutlar vurgulandı
Panelde söz alan Doç. Dr. Sümeyye Derin, Roman gençlerin yaşadığı sorunları psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele aldı. Bireylerin temel ihtiyaçlar hiyerarşisinde öncelikle fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Derin, yapılan araştırmalar doğrultusunda Roman gençlerin bu ihtiyaçların en alt basamağında yer aldığını ifade etti.

Temel ihtiyaçların karşılanamamasının bireylerde engellenmişlik duygusu oluşturduğunu belirten Derin, bu durumun öfke, dürtüsellik ve suç eğilimini artırabildiğini dile getirdi. Roman gençler hakkında ortaya çıkan olumsuz tabloların bir neden değil, daha çok sonuç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Derin, sosyal dışlanmanın yalnızca toplumsal değil, ekonomik ve kurumsal boyutları da bulunduğunu ifade etti. Derin, dışlanmanın zamanla bireylerde içselleştirildiğini ve bunun bireylerin kendilerini toplumdan uzaklaştırmasına neden olduğunu belirtti.

Yoksulluğun Roman gençler üzerinde döngüsel bir risk oluşturduğunu ifade eden Derin, eğitimden kopuşun beceri eksikliğini, bunun da işsizliği beraberinde getirdiğini söyledi. İşsizlik ve dışlanmanın madde kullanımı ve suç riskini artırdığını belirten Doç. Dr. Derin, toplumda Roman bireylere yönelik kalıp yargıların yaygın olduğunu vurgulayarak her bireyin farklı özelliklere sahip olduğunu ve çeşitliliğin bir zenginlik olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.

Önyargı ve ayrımcılıkla mücadeleye dikkat çekildi
Çağla Tanyel ise 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nün Roman toplumunun tarihi, kültürü ve yaşadığı sorunların hatırlanması açısından önemli bir gün olduğunu ifade etti. Tanyel, bu özel günün 1971 yılında Londra’da düzenlenen Birinci Dünya Roman Kongresi ile temellendiğini ve o tarihten bu yana birlik, dayanışma ve eşitlik mesajlarını güçlendiren bir gün olarak kutlandığını hatırlattı.

Sosyal hizmet uzmanı olarak Sakarya’da Roman vatandaşlara yönelik saha çalışmaları yürüttüğünü dile getiren Tanyel, çocukluk ve eğitim hayatında karşılaştığı önyargı ve ayrımcılık deneyimlerinin kendisi üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti. Tanyel, lise döneminde kimliğinin öğrenilmesiyle birlikte hem akranları hem de bazı eğitimciler tarafından farklı tutumlarla karşılaştığını ve bu durumun eğitim sürecini olumsuz etkilediğini vurguladı.

Aile desteğinin eğitim hayatını sürdürmesinde önemli rol oynadığını belirten Tanyel, yaşadığı deneyimlerin önyargı ve ayrımcılığın bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunu gösterdiğini ifade etti. Tanyel, Roman gençlerin eğitim hayatına dezavantajlı koşullarda başladığını belirterek ailelerin eğitim seviyesinin düşük olmasının ve erken yaşta evlilik gibi faktörlerin süreci olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Koordinatörlük kapsamında kamu kurumlarıyla iş birliği içinde Roman vatandaşların istihdama katılımını desteklediklerini ifade eden Tanyel, iş başvurularında kimlik temelli önyargılar nedeniyle yaşanan sorunlara çözüm üretmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Sakarya Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Atak, panelde sunulan bilgilerin önemli ve yol gösterici olduğunu ifade etti. Atak, üniversiteler ve farklı kurumlar arasındaki iş birliklerinin politika geliştirme süreçlerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.

Panel, katılımcıların teşekkürleriyle sona erdi.

Haber/Fotoğraf: Livanur Ataman

Kategori: