SASGEM Çarşamba Konferanslarında Dönemin İlk Konuğu Doç. Dr. Atmaca

SASGEM Çarşamba Konferanslarında Dönemin İlk Konuğu Doç. Dr. Atmaca
03.03.2022
1.039
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi (SASGEM) tarafından düzenlenen Çarşamba Konferanslarında dönemin ilk konuğu Doç. Dr. Esra Atmaca oldu. Atmaca, konferansta “Kara Veba” konusunu ele aldı.

Esra Atmaca, konuşmasına ilk olarak kitabına ismini verdiği “Kara Veba” hastalığından bahsederek başladı. Tarihte yaşanan öldürücü hastalıklardan biri olan vebanın ilk olarak vahşi kemirgenlerde görüldüğünü söyleyen Atmaca, zamanla insanlara kadar ulaştığından bahsetti.

Veba salgınıyla ilk tanışan devletin Moğollar olduğunu söyleyen Atmaca, ticaret ve savaş yoluyla diğer devletlere de bulaştığını ve öldürücü etkisinin 50 saat sürdüğü bilgisini verdi. Atmaca, vebanın ortaya çıkışını şu şekilde anlattı: “Veba ilk olarak koltuk altında ve yüzde bir yara şeklinde ortaya çıkar. Ardından ateşlenip kan kusmalar başlar ve özellikle kan kusma olayı insanı psikolojik olarak oldukça etkiler. İki gün sonrasında ise hasta ölüyor.”

Veba salgını için alınan tedbirlerden bahseden Atmaca, Hz. Ömer’in veba bulunan yerden çıkılması ve oraya dışarıdan kimsenin girmemesi konusunda uyarısı olduğunu söyleyip sözlerine şöyle devam etti: “Aileden bir ferde veba bulaştığında diğerlerine de hemen bulaşıyor. Fakat insanlar o yeri terk etmek yerine kalabalıkta dualar, vebadan kurtulmak için toplu ibadetler ediyorlar. Kalabalık oluşturmaktan çekinmediklerinden dolayı da hastalık hızla artıyor.”

Atmaca, vebadan ölen insanların cenazesi konusunda ciddi bir problem yaşandığını, insanların sadece ölüye karşı sorumluluğunu yerine getirememe değil; aynı zamanda yaşayanlar arasında da problem oluşturduğunu söyledi. Aynı anda bir ailede beş kişinin öldüğü, sokakta günlerce kalan cesetler olduğu örneklerini veren Atmaca, gassalların ölü yıkamada gerekli tedbirler almadığının altını çizdi.

Vebaya yakalanan insanların hastalığı hafifletmek için aldığı önlemleri Atmaca şöyle sıralamıştır: “Yaranın yarılıp içindeki sıvının akmasına yönelik uygulamalar var. Sirke, gülsuyu gibi malzemelerin kullanıldığını görüyoruz. Hayvansal gıdalardan kaçınma, kanı hareketlendirici ve heyecanlandırıcı eylemlerden uzak kalma koruyucu unsur olarak zikredilmiş.”

Her dinden insanın veba salgınından kurtulmak için toplu dualar, ibadetler ettiklerini söyleyen Atmaca; din, dil, ırk fark etmeksizin her birlikte kenetlenerek sabahlara kadar yakardıklarını dile getirmiştir.

Atmaca, bu süreçte psikolojik, sosyal, ekonomik birçok sorun yaşanırken cenazecilerin mezar kazma fiyatını beş katına kadar çıkaranların olduğu bilgisini verdi. Fakat onların da temas dolayısıyla pek fazla yaşayamadıklarını söyledi. İlmi hayatın da veba salgınından etkilendiğini söyleyen Atmaca, her yaştan kişinin vefat ettiğini ve ilmi çalışmaların bir iki yıl kadar durduğunu ve bunun toplum açısından büyük bir kayıp olduğunu anlattı. Veba ile ilgili eserler, şiirler yazıldığını hatta eserin yarıda kalıp müellifin de aynı şekilde vebadan öldüğünden bahsetti.

Konuşmasını veba ile ilgili sadece olumsuz olayların değil, faydalı olayların üzerinde durup bu süreçte yardımlaşma ve dayanışmanın oldukça fazla olduğunu söyledi. Konuşmacı, sözlerini bir daha o şiddete bir salgının yaşanmaması temennisiyle bitirdi.

 
1.039 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.