Sanal Kumarla Mücadelede En Güçlü Dayanak “Aile ve Sosyal Destek”

Sakarya Üniversitesi BAMER tarafından yürütülen araştırma, sanal kumar bağımlılığıyla mücadelede aile ve sosyal destek mekanizmalarının koruyucu bir rol üstlendiğini ortaya koydu.

Sakarya Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi (BAMER) Müdürü Prof. Dr. Hasan Hüseyin Taylan tarafından yürütülen araştırma, Adalet Bakanlığı tarafından Antalya’da düzenlenen “Türk Denetimli Serbestlik Sistemi 20. Yıl Uluslararası Kongresi”nde bilimsel bildiri olarak sunuldu.

Araştırma, Sakarya’da denetimli serbestlik tedbiri altında bulunan 429 yükümlü ile yüz yüze anket tekniği kullanılarak gerçekleştirildi ve bu kapsamda sanal kumar oynama alışkanlıkları ile bağımlılık düzeyleri analiz edildi.

Sosyal destek güçlendikçe bağımlılık riski azalıyor

Araştırmanın bulgularına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hasan Hüseyin Taylan, aile ve sosyal çevre desteğinin bağımlılıkla mücadelede güçlü bir koruyucu işlev üstlendiğine dikkat çekti. Sosyal destek mekanizmaları güçlü olan bireylerde hem sanal kumar bağımlılığı görülme sıklığının hem de bu bağımlılığın intihar düşüncesine dönüşme riskinin daha düşük seyrettiğini ifade eden Prof. Dr. Taylan, aile desteğinin, sanal kumarın birey üzerinde oluşturduğu yıkıcı etkilere karşı önemli bir denge unsuru oluşturduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Taylan, özellikle 35 yaş altındaki bireylerde bağımlılık riskinin daha yüksek düzeyde görüldüğünü, eğitim düzeyi düştükçe sanal kumara yönelimin arttığını ve boşanmış ya da ayrı yaşayan bireylerde bağımlılık oranlarının daha belirgin hale geldiğine dikkat çekti.

Dijital erişimin kolaylığı sanal kumarı daha tehlikeli kılıyor

Dijital ortamların sunduğu sınırsız erişim imkanının bağımlılığı besleyen temel faktörlerden biri olduğunu dile getiren Taylan, internet üzerinden yapılan bahis ve şans oyunlarının mekandan bağımsız ve günün her saatinde ulaşılabilir olmasının, bireyleri sürekli risk altında bırakan bir yapı oluşturduğunu belirtti. Prof. Dr. Taylan, bu özelliğin sanal kumarı, geleneksel kumar türlerine kıyasla daha tehlikeli hale getirdiğini vurguladı.

Sanal kumar bağımlılığı açısından erkeklerin daha yüksek risk grubunda yer aldığını ve bağımlılığın çoğunlukla genç yaşlarda başladığını aktaran Taylan, ailede kumar öyküsünün bulunmasının da önemli bir risk unsuru olarak öne çıktığını ifade etti. 

Sosyal medya reklamları sanal kumarı normalleştiriyor

Ekonomik kazanç beklentisinin sanal kumarı cazip hale getiren temel motivasyonlardan biri olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Taylan, reklam ve pazarlama faaliyetlerinin de bağımlılık riskini artıran güçlü bir etki oluşturduğunu dile getirdi. 

Sanal kumar bağımlılığının bireyleri yalnızca psikolojik açıdan değil, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da derinden etkilediğine dikkat çeken Taylan, bu sürecin finansal çöküşe yol açabildiğini, aile ilişkilerini zedelediğini ve boşanmalar ile sosyal izolasyon gibi ciddi toplumsal sonuçlar doğurduğunu belirtti. 

Bilimsel bulgular, yapısal önlemlerin gerekliliğini ortaya koydu

Sanal kumarla mücadelede yalnızca bireysel değil, yapısal önlemlerin de hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Taylan, siber denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, reklamların sıkı biçimde sınırlandırılması ve toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik ulusal düzeyde bütüncül politikaların önemine işaret etti. Taylan, medya, aileler ve gençler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerine yönelik eğitim çalışmalarının, davranışsal bağımlılıkların ve yasa dışı bahis faaliyetlerinin azaltılmasında belirleyici bir rol üstleneceğini ifade etti.

Bu çalışma, Sakarya Üniversitesinin bağımlılıkla mücadele alanında yürüttüğü bilimsel araştırmaların toplumsal sorunlara çözüm üretme potansiyelini ortaya koyarken, sanal kumar bağımlılığına karşı aile temelli koruyucu yaklaşımların önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

 

Kategori: