Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 19°C
Gök Gürültülü

Prof. Türk Gaziantep’te Göktürk Yazıtlarını Anlattı

Prof. Türk Gaziantep’te Göktürk Yazıtlarını Anlattı
08.06.2011
103
A+
A-

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Türk, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) tarafından düzenlenen “Gelenekten Geleceğe; Dil, Kültür ve Edebiyat” konulu panele konuşmacı olarak katıldı.

 

GAÜN Edebiyat ve Kitap Topluluğu öğrencileri tarafından, 27 Mayıs Cuma günü üniversitenin Atatürk Kültür Merkezi’nde Göktürk Alfabesi kullanılarak hazırlanan ürünlerin yer aldığı sergi açılışı sonrasında gerçekleştirilen panele çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrenci katıldı.

 

“Göktürk Yazıtlarının Yorumlanması” hakkında bilgi veren SAÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Türk, “Halkın yazılı eserlerinde kendisini nasıl tarif ettiğini ancak Orhun Abideleri’nden anlayabiliriz. İslam inancına göre Tanrı mekândan münezzehtir. Yani Tanrı’ya mekân tayin edilmez. Türklerde İslam öncesinde İslam’dakine benzer bir Tanrı anlayışı var. Bütün Müslümanlar dua ederken ellerini göğe kaldırırlar. Mekândan münezzeh olan Tanrı’yı, insanoğlu hep kendinden yüksekte bir yerlerde düşünür” şeklinde konuştu.

 

“Türk Bilge Kağan tarihine baktığınız zaman Türk devlet anlayışında Kağan’ın yeri görülür” diye konuşan Prof. Dr. Türk, “Kağan, Tanrı’nın özel görevlendirdiği adamdır. Bu aslında Osmanlı Devletinde de vardır. Devlet anlayışı, devlet geleneği burada da karşımıza çıkar. Yukarıda mavi gök, aşağıda kara yer yaratıldığında ikisinin arasında insanoğlu yaratılmıştır. Orhun metinlerinde Gök Tanrı, Yer Tanrı diye bir çeşitlendirme yoktur. Metinlerde tek Tanrı vardır. O da her şeye hakim olan Tanrıdır” dedi.

 

Panele diğer konuşmacısı İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Ceylan oldu. Türkçeyi korumamız gerektiğini söyleyen Ceylan, “Türkiye’de Türkçenin tarafında olmak insanların kendi anadillerini savunmaları ve korumaları gibi bir şey ortaya çıkarıyor. Türkçe de sınır kelimesi yok ama Türkiye’nin sınırları var ve bu sınırlar dâhilinde Türkçeyi anadilimizi muhafaza etmeye ve korumaya çalışıyoruz. 20’nci yüzyıl, dünyadaki hemen hemen tüm devletlerin dil eğitimine ayırdıkları bütçenin yüzde 95’ini yalnızca bir dil için harcadıkları yüzyıl olmuştur” diye konuştu.

 

İngilizcenin karşısındaki anadillerin ilmek ilmek eridiğini belirten Prof. Dr. Ceylan, “Türkçede İngilizce karşısında eriyen diller içinde payını aldı. Bu erime sonucunda, tüm insanlığa 20’nci yüzyıl öncesine kadar klasik şeyler üreten dünya dilleri artık bunu üretemez oldular. Dillerin klasik üretme cesareti ve mecali kalmadı. Bunu tüm dünya İngilizceye yaptığı yatırıma borçlu. İngilizceye karşı yaptığımız yatırımların yarısı kadarını tüm dünya milletleri kendi ana dillerine yatırım yapabilselerdi bugün her dünya dili kendi çapında edebiyatını ve klasik metinlerini üretmeye devam edebilirlerdi” şeklinde konuştu.

 

Panelin sonunda Gaziantep Üniversitesi Genel Sekreteri Ercan Eroğlu tarafından, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Türk ve İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Ceylan’a hediye takdim edildi.


103 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.