Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 8°C
Yağışlı

Para Vakıfları Konuşuldu

Para Vakıfları Konuşuldu
25.04.2014
25
A+
A-

Para Vakıfları KonuşulduSakarya İslam Ekonomisi ve Finansı Seminerleri (SİEFS) serisinin ikincisi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde gerçekleştirildi. 

İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Süleyman Kaya’nın “Para Vakıflarının Nakit İşletme Yöntemlerinin Meşruiyeti” başlıklı seminerine İlahiyat, İşletme ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinden öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri katıldı.

Yard. Doç. Dr. Kaya, konuşmasında öncelikle vakıfların nakit işletirken kullandıkları yöntemlere değindi. Bu noktada muamele-i şer‘iyye ve bey bi’l-istiğlâlin en yaygın kullanılan yöntem oldukları, buna mukabil belgelerde mudarebe ve bidaa gibi yöntemlerin kullanıldığına dair bir örneğin henüz tespit edilemediğine işaret etti.

Muamele-i şer‘iyye’nin kredi verirken haram olan faizden kurtulmak için tahakkuk edecek fazlalığın satım akdinden kaynaklanmış olmasını sağlamak üzere yapılan işleme dendiğini ifade eden Kaya, Muamele-i şer‘iye’nin farklı şekillerde yapılmakla birlikte, hepsinin ortak noktasının; araya bir satım işlemi sokulmak suretiyle, ileride ödenmek üzere borçlanılan miktarın satımdan kaynaklanmış olmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Devamında  Bey bi’l-istiğlâl akdi’nin bey‘ bi’l-vefânın Osmanlı döneminde geliştirilmiş bir türü olduğunu, Bey‘ bi’l-istiğlâl’in ise aynı akde ilaveten kiraya verme şartının eklenmesi ile yapıldığını söyledi.

Kaya konuşmasının sonunda Osmanlı döneminde bu yöntemlerin meşruiyetinin ciddi tartışma konusu olmamasının, Osmanlı öncesi Hanefi otoritelerin bu uygulamayı meşru görmüş olmalarına bağlanabileceğini söyledi.

25/04/2014 – HM

 
25 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.