Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 21°C
Gök Gürültülü

Osmanlı Döneminde Matematik

Osmanlı Döneminde Matematik
16.10.2019
485
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezince (SASGEM) “Osmanlı Klasik Dönemde Matematik ve Uygulama Alanları” konulu bir konferans düzenlendi.

SAÜ Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Dr. Elif Bağa katıldı.

“Osmanlı, İslam medeniyetinin en büyük mirasçısı”

Dönemlendirmelerin tarih çalışmalarında çok önemli olduğuna işaret eden Dr. Elif Bağa, Osmanlı’da dönemlendirme yapılırken eksiklikler olduğunu ve Osmanlıya ait yeni bir dönemlendirme yapılması gerektiğini söyledi.

Dr. Bağa, “Osmanlı Klasik Dönemi 1800’lü yıllardan itibaren İslam Medeniyetinin ilk oluştuğu, bilimsel çalışmaların ilk meydana geldiği dönemden itibaren süregelen sürecin bir devamıdır. Osmanlı, İslam medeniyetinin en büyük mirasçısıdır” dedi.

Osmanlı’da matematik ve sayılar

Matematik kelimesinin kökünün Yunancadan Türkçeye geçtiğini belirten Bağa, kelimenin ‘öğrenme, öğretme, orta’ anlamlarına geldiğini söyledi. Dr. Bağa, “Sayılar teorisi üzerinde durursak, bugün tam sayı, kesirli, negatif, pozitif gibi ayrımlar varken, Osmanlı’da mükemmel, dost, zaid, nakıs sayı gibi çok fazla ayrım vardı” dedi. Bağa, devamında katılımcılara Ali Kuşçu’nun Fatih Sultan Mehmet’e ithafen yazdığı matematik kitabı gibi örnekler gösterdi.

“Tahtaya kum ile yazılıyordu”

Farklı hesap yapma tarzlarından bahseden Dr. Bağa, “O dönemde kalem ve kâğıt çok büyük bir lükstü ve sınırlı sayıda ulaşılabilirdi. O yüzden buna alternatif olarak farklı teknikler geliştirildi. Hesap yapmak için kullanılan tahtalar vardı. Tahtanın üzerine kum serpip, bir çubuk yardımıyla üzerinde işlem yapılıyordu. Bu sürekli kullanılabilir bir şey olduğu için ucuza geliyordu. Medreselerdeki öğrenciler de bu yöntemi kullanıyorlardı” şeklinde konuştu.

16.10.2019 / Mehmet Özberk

 
485 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.