Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 28°C
Az Bulutlu

İslam Hukukuna Göre Beden Üzerinde Tasarruf ve Organ Nakli

İslam Hukukuna Göre Beden Üzerinde Tasarruf ve Organ Nakli
27.03.2018
331
A+
A-

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde “İslam Hukukuna Göre Beden Üzerinde Tasarruf ve Organ Nakli” konulu seminer gerçekleştirildi.

SAÜ İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümünün düzenlediği seminerler dizisi kapsamında “İslam Hukukuna Göre Beden Üzerinde Tasarruf ve Organ Nakli” konulu seminere Arş. Gör. Dr. Merve Özaykal konuşmacı olarak katıldı.

Konuşmasında organ naklinin teorik ve pratik yönlerini İslamî açıdan değerlendiren Özaykal, organ nakli ve bağışına dair Kur’ân-ı Kerîm ve sünnette doğrudan bir hüküm bulunmadığı için tıp teknolojileri ve günümüz şartları dikkate alınarak, İslam’ın genel prensipleri ışığında fıkhi açıdan konunun hükmünü tespite ihtiyaç olduğunu belirtti.

Şahsiyet ve mülkiyet haklarının yanı sıra İslam hukukuna has bir tasnif olan Allah hakkı-kul hakkı ayrımını teorik olarak esas alan Özaykal, insan bedeni ve beden parçalarının hukuki statüsünün netleştirilmesinin beden üzerinde tasarruf hakkının sınırlarını belirlemede kilit nokta olduğunu ifade etti.

İslam’da “insan onuru”, “insan bedeninin saygınlığı”, “bedenin dokunulmazlığı” gibi temel ilkelerin ön planda olduğunu ve asıl olanın ölü veya canlı bedenin bütünlüğünün korunması olduğunu belirten Özaykal, ancak klasik fıkıh eserlerinden de anlaşıldığı kadarıyla hayatını veya bir organını kaybetmek anlamında bir “fıkhî zaruret” bulunması halinde bu ilkelerden istisnaya gidilebildiğini söyledi. Burada zaruretin tespiti noktasının önem kazandığını ve ayrıca alternatifsizlik, vericinin hukuki ehliyeti, vericinin rızası gibi şartların da dikkate alınması gerektiğini kaydeden Özaykal, yine organın bağışlanmasında maslahat-mefsedet (yarar-zarar) dengelerinin hesaba katılması gerektiğini, bu anlamda vericinin zararının alıcının yararından fazla olduğu durumlarda bağışın caiz olamayacağını anlattı.

Özaykal, ayrıca hayati olan organlar ile hayati olmayan organların nakline dair hükümlerin de farklı olması gerektiğini belirterek, “Bu anlamda alıcının kendi bedeni üzerinde de alınan organ açısından tıbbî yarar-zarar dengesi kontrol edilmeli ve hüküm buna göre verilmelidir” dedi.

27-03-2018 / ST


331 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.