Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 18°C
Çok Bulutlu

İslam Düşüncesinde Felsefenin Yeri Konuşuldu

İslam Düşüncesinde Felsefenin Yeri Konuşuldu
29.11.2018
462
A+
A-

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kasım etkinleri kapsamında  ‘’İslam Düşüncesinde Felsefenin Yeri’’ isimli bir konferans gerçekleştirildi.

SAÜ İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğe Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya konuşmacı olarak katıldı.

Felsefe, İslam ve düşüncenin bir araya gelmesi ya da gelebilir mi düşüncesinin kadim zamanlardan beri tartışıldığını söyleyen Prof. Dr. Bayram Çetinkaya: ‘’İlim, hikmet ve irfan, birbirinden koparırsanız orada düşünce ortadan kalkar, düşüncenin temeli insanın kendisine ait olanı ifade etmesidir. İslam düşünce geleneğinde gerek kurumsal gerekse geleneksel eğitim müesseselerimizde zaten bu üç boyutun varlık bulduğunu ve devam ettiğini görüyoruz. Yani burada özgünlük önemlidir’’ dedi.

Felsefenin köken olarak hikmetle buluşması ilişkisine değinen Prof. Dr. Bayram Çetinkaya: ‘’Hikmet bu anlamda herkese verilen bir ikram değildir. Hikmet ilimden ve bilimden kopuk bir alan değildir. Gerçi Antik Yunan’daki temsilciler hikmetin veya felsefenin Tanrı’nın Yunan milletine bir hediyesi olarak düşünüyorlardı ama aslında onların beslendiği kaynak, neredeydi? Yine doğudaydı. Ama şunu söyleyebiliriz ki felsefe, bize ait bir kavram değil. Hikmet geleneğinde asıl kaynağımız Kuran ve Sünnet; Çünkü buradan damıtıyoruz, Ama Müslümanlar bununla yetinmemiş. Bir de yabancı kaynaklar dediğimiz Hint ve İran felsefeleri, Batıdan ise Antik Yunan felsefesi ve bilimi. 830’da Beytü-l Hikme dediğimiz Abbasiler döneminde, tarihin en büyük tercüme faaliyetleriydi ve 400 yıl sürmüştür’’ şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Çetinkaya devamla : ‘’Tek bir noktada hakikatı arayamayız. Allah insana ne kadar nimet verdiyse, hakikate ulaşmak için onları kullanabiliriz ve kullanmamızda gerekiyor’’ diye konuştu.

Program Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya’ya çiçek verilmesinin ardından son buldu.

29/11/2018 – H. Kaldırım

 
462 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.