Hemdem Hüsn-i Hat Sergisi

09 Mayıs 2019

Sakarya Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü yüksek lisans öğrencisi Niyazi Ünal’ın “Hemdem” başlıklı kişisel sergisi açıldı.

Sakarya Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü yüksek lisans öğrencisi Niyazi Ünal’ın yüksek lisans tezi kapsamında ürettiği hüsn-i hat çalışmalarından oluşan sergi, 7 Mayıs Salı günü STMF’de açıldı.

Sergi, 12 Mayıs 2019 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Hemdem nedir? -‘Birlikte’ anlamına gelen hem ile ‘nefes’ anlamına gelen dem kelimelerinden oluşur. Dilimize farsçadan gelmiştir. İki kelime beraber kullanıldığı zaman birlikte nefes alan, aynı zamanı yaşamak yani samimiyeti ifade eder. Hat sanatında ise nefesin önemi büyüktür. Hattatlar yazı yazarken nefesini çok fazla tutar bu sebep ile hattatların ömrü uzun olur derler. Kalem, kağıt ve mürekkebin ‘hem’ , nefesin ise ‘dem’ kelimesini ifade ettiğini belirtmek isterim. Hemdem olmak umudu ile…

Hüsn-i Hat Nedir?

Hüsn-i hat, kelime olarak “güzel yazı” anlamına gelmektedir. Istılah olarak ise İslâm yazısının estetik endişelerle birlikte yazılması anlamını taşır. “Allah güzeldir ve güzelliği sever” meâlindeki kudsî hadis, insanın eşyaya bakış açısının ne olması gerektiğini ortaya koyan güzel bir tesbittir. İnsan hayatında varolan her şeyin güzel olmasına dikkat gösterilmesi, şuurlu insan için geçerli bir hedeftir.

İslâm yazısı başlangıcından itibaren, nesilden nesile büyük bir dikkat ve gayretle geliştirilerek güzel sanatlar seviyesine yükseltilmiştir. Osmanlı, bütün güzel sanatlara olduğu gibi, yazı sanatına da özel bir ilgi göstermiş hattatlar, padişahların özel iltifatlarına nail olmuşlardır. Daha II. Bâyezid zamanında hattat Şeyh Hamdullah (ö. 1520) padişahın da telkini ile Saray hazinesinde bulunan Yâkut yazıları üzerinde çalışarak aklâm-ı sitte’de Osmanlı üslûbunu oluşturmayı başarmıştır. Bilhassa sülüs ve nesih yazı çeşitlerinde güzellik unsurları Osmanlı’nın bu döneminde ortaya konmuştur

Harflerin tenâsübü, yani ideal ölçüsünün bulunması, kalem hâkimiyeti ve harflerin satıra dizilmesindeki kudret ve kuvvet Osmanlı hat mektebinin önemli hususiyetlerindendir. “Kur’an Mekke’de nâzil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı” sözü bir hakkın tesliminden başka bir şey değildir

Usta-çırak ilişkisi içerisindeki çalışmayla oluşan kuvvetli gelenek, cami, mescid, mezarlıklar ve müzelerdeki sayısız örnek ve malzemenin İstanbul’da bulunması, hâlâ bu kadîm Osmanlı şehrinin, İstanbul’un hat sanatının merkezi olma vasfını devam ettirmektedir.

Özetlemek gerekirse Hüsn-i Hat sanatı: Cismânî aletlerle meydana getirilen ruhânî bir hendesedir.

09.05.2019 – YC

218 kez görüntülendi.
09 Mayıs 2019 - 14:54