Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 10°C
Sağanak Yağışlı

Entelektüel ve Aydın Kavramları Konuşuldu

Entelektüel ve Aydın Kavramları Konuşuldu
25.10.2018
166
A+
A-

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Seminerleri kapsamında “Okuryazarın Trajedisi: Hakikat Duygusu, İdeoloji ve Kariyer Arasında” konulu konferans düzenlendi.

SAÜ İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe SAÜ Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Besim Fatih Dellaloğlu konuşmacı olarak katıldı.

Konuşmasının başında entelektüel ve aydın kavramlarından bahseden Prof. Dr. Besim Fatih Dellaloğlu, “Entelektüel, idrak kapasitesi yüksek olan kişilere denir. Entelektüel kişiler çok farklı kaynaklardan beslenmeyi alışkanlık edinmiştir. Aydın dediğimiz kimseler ise daha çok seçici bir veri ile çalışır ve alanlarını kısıtlar” dedi.

Entelektüel ayrım yapmayan kişilerdir

‘Entelektüel’ kavramını en geniş anlamıyla açıklayan Prof. Dr. Besim Dellaloğlu, “Entelektüel, her ne kadar tarihsel özellikleri itibarıyla çeşitlilik gösterse de meslekleri, düşünmek ve düşüncelerini öğretmek olan kimselere gönderme yapmaktadır. Entelektüel, bütün düşüncelerinde toplumsal ayrım yapmayıp, hiçbir toplumun üstünlüğünü savunmadan bilgi ve eleştiri aktarımı yapan, var olan bilginin üzerine katkıda bulunarak farklı kanallar açan kişidir” şeklinde konuştu.

Bir ulusun ilerlemesi aydınlar sayesinde gerçekleşir

Aydın kişinin aydınlanan anlamına geldiğini dile getiren Prof. Dr. Dellaloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aydın olmanın ilk şartı, kişinin kültürel olarak birikimli olmasıdır. Aydınlar, toplumun kaderini etkileyen kişi olduğu için bulunduğu toplumun sözcüleridir, beyinleridir. Fransız Devrimi, aydınların çabası sonucu gerçekleşmiş. Halkı kötü yönetime karşı örgütleyen ve bu çabaları sonucu amaçlarına ulaşmış kimselerdir. Aydın kimse insanların sözcülüğünü yaparken, toplumun tüm kesimlerinin sesi olmalıdır. Kendi toplumunun düşünce yapısına ters hareket etmemelidir. Aydın kimse insanları doğruya götürmeli ve doğru yolu göstermelidir. Bir ulusun ilerlemesi, bu bağlamda aydın kimselerin yaptıklarıyla paralel olmalıdır.”

Aydın ve entelektüel kavramlarının arasındaki farklara da değinen Dellaloğlu, “Aydınlar entelektüeller gibi seçkin bir statüye sahip değildir. Aydınlar, halkın dışında, üstünde ve kenarında değildir, içindedirler. Sosyolog ve tarihçi ise entelektüeldir. Bunlar toplum ve tarihlerini bilimsel ve akli olmak üzere iki zeminde tanırlar. Fakat aydın, kendi sosyal sınıfını hissedebilen kişidir. Belirgin, dosdoğru ve deneyime dayalı bir tanıma düzeyine sahip olan kimsedir. Sınıf savaşını kitaplardan okumamıştır. Bu savaşı vicdanının derinliklerinde hisseder” ifadelerini kullandı.

Konferans Prof. Dr. Besim Dellaloğlu’nun konuşmasının ardından soru – cevap bölümü ile devam etti.

25-10-2018 / Bahadır U.


166 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.