Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 21°C
Gök Gürültülü

Dört Kapı Sohbetlerinde Tasavvuf

Dört Kapı Sohbetlerinde Tasavvuf
11.10.2019
248
A+
A-

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Dört Kapı Sohbetleri kapsamında “Tasavvuf” konulu konferans düzenlendi.

Konferansa İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sezai Küçük konuşmacı olarak katıldı. Küçük, “Âlimler derler ki, ‘ihsan sorusu tasavvuf ilmi dediğimiz ilmi ifade etmiştir.’ Ayrıca tasavvuf, anlayışın ve yaşayışın cevabı olan tasavvuf ilmi dediğimiz ihsandır. Yani, Allah’ı görüyormuşçasına yaşamaktır” diyerek konuşmasına başladı. Küçük, tasavvufu tanımlayarak, şunları söyledi:

“Tasavvuf ihsandır, aynı zamanda ameldir, hayata geçirilen İslam’ın ta kendisidir. Hz. Muhammed’in de hayatının tamamında Allah’ı görüyormuşçasına yaşama hali vardır. Kuran’dan ve sünnetten gelen kuralları, daha sonra da fakihler fıkıhları devam ettirmişler. Hz. Muhammed’in getirdiği inancı, yani Allah’a ve peygamberlere inancı, buna dair cevaplar itikat olarak devam etmiş. Daha sonra da ihsan dediğimiz kavram, Hz. Muhammed’in hayatında tasavvuf olarak süre gelmiştir.

Bunun dışında tasavvuf denildiği zaman, aklınıza mutlaka tekke, tarikat, şeyh, mürit gibi uygulamalar gelmektedir. Bu sadece bahsetmiş olduğumuz mevzunun mektebi ve zaman içerisindeki uygulamasıdır. Şekil, mekân, suret değişebilir, fakat hakikat anlamında Allah’ı görüyormuşçasına yaşamak dediğimiz hal, hiçbir zaman değişmez.”

“Allah’ı görüyormuşçasına yaşamak”

Doç. Dr. Sezai Küçük, “Bir mümin eğer Allah’ın huzurunda son namazını kılar gibi kılıyorsa, işte o zaman namaz şu demektir; Bu namaz, mümini Allah’ı görüyormuşçasına yaşama kabiliyetine götürür. Böylece mümin, kendinde farklı hissiyatın geliştiğini bilir ve fark eder. Ayrıca ihsan, bir kalp medeniyeti, bir kalp toplumu, bir kalp insanı inşa ederek yaşanılabilir” diye konuştu.

10-10-2019 / Mehmet Özberk


248 kez görüntülendi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.