Bilim Söyleşilerinde Ramazan’ın Psikolojik Etkileri Ele Alındı

SAU’de düzenlenen söyleşide, Ramazan ayının bireyin psikolojik dayanıklılığı üzerindeki etkileri ele alınarak sabır, şükür, aidiyet ve esneklik kavramlarının ruh sağlığındaki rolüne dikkat çekildi.

Sakarya Üniversitesinin düzenlediği Bilim Söyleşileri Serisi’nin yirminci oturumu, “Ramazanın Psikolojik Etkileri” başlığıyla düzenlendi. SAU Bilim İletişimi, Şeyh Edebali Diyanet Gençlik Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte konuşmacı olarak Sakarya Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Mediko Sosyal Şube Müdürlüğünden  psikolog Gülnur Ayşe Er yer aldı.

Sabır ve şükür dengesi

Programda, bireyin kendini kabul etmesi, sabır ve şükür dengesini kurması ile psikolojik sağlamlığını artırmasının önemi ele alındı. Psikolog Gülnur Ayşe Er, mükemmeliyetçilik algısının birey üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, “Mükemmellik bir kusurdur” ifadesiyle bireyin kusursuzluk arayışı yerine mevcut potansiyelini fark ederek geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Er, kanaat ve kabul duygusunun, kişinin özünden uzaklaşmaması adına temel bir gereklilik olduğunu ifade etti.

Programda Er, “İmanın yarısı sabır, yarısı şükürdür” anlayışına atıfta bulunarak, bireylerin hayatın olumlu ve olumsuz yönlerine dengeli bir bakış açısıyla yaklaşmasının ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti.

Bakış açısı ve biz bilinci

Bardağın dolu ve boş tarafı benzetmesi üzerinden, bireyin bakış açısının yaşam deneyimini doğrudan şekillendirdiğini dile getiren Er, aidiyet duygusunun ve “biz bilinci”nin geliştirilmesinin bireysel iyilik halini desteklediğini belirtti. Er, insanların yalnızca bireysel kazanımlarla değil, başkalarının hayatına dokunarak kalıcı mutluluğa ulaşabileceğini vurguladı.

Psikolojik sağlamlık ve esneklik

Paylaşmanın, birlikte üretmenin ve zor zamanlarda dayanışma göstermenin toplumsal dayanıklılığı artırdığını ifade eden Er, psikolojik sağlamlık kavramına da değindi. Er, zorluklar karşısında güçlü görünmenin değil, düşse dahi yeniden ayağa kalkabilmenin önemli olduğunu dile getirdi. Bu noktada bambu ağacı örneğini paylaşan Er, esnekliğin krizler karşısında bireyi ayakta tutan temel unsur olduğunu belirterek, psikolojik dayanıklılığın konfor alanından çıkma cesareti ve öz yönetim becerisiyle geliştiğini aktardı.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından hediye takdimiyle sona erdi. 

Haber-Fotoğraf: Livanur Ataman

Kategori: