Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 19°C
Parçalı Bulutlu

Batı Ancak Bilim ve Sanatla Geçilebilir

Batı Ancak Bilim ve Sanatla Geçilebilir
28.02.2019
14
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi’nin (SASGEM) düzenlendiği Çarşamba Konferanslarının konuğu, Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Akgül oldu.

SAÜ Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda gerçekleşen etkinlikte ‘’Modernleşme Süreci ve Farklılaşan Din Anlayışı’’ başlıklı konu ele alındı.

Akgül, konferansa katılan öğrencilere Osmanlı toplumu ve bütün insanlığın eşi benzeri görülmemiş bir dönüşüm projesi olan modernite ile farklı bir anlayış içine girerek değişim sürecinin başlatıldığı bilgisini paylaştı.

İslam Dünyasının En Büyük Tehlikesi Batı Fenomenliği Oldu

İslam dünyasının karşı karşıya geldiği en büyük tehlikenin adına meydan okuma denildiğinin altını çizen Prof. Dr. Mehmet Akgül,’’ Bu tehlikenin aslı ‘’Batı’’ fenomenidir. Batı topyekun bir güç olarak kapıya dayandığında İslam dünyası ve onu temsil eden Osmanlı İmparatorluğu, modern yansıma ve dayatmalar nedeniyle hem hükmetme alanında hem de karşı karşıya bulunduğu meydan okuma ve yerel dinamikleriyle kendini yeniden üretebilecek bir durumda değildi. Batı dünyası karşısındaki İslam dünyasını önce askeri üstünlüğü ele geçirerek

sonra da ticari dönüşüm ile sanayi devrimini gerçekleştirerek dünya görüşünü yenileyerek öne geçmiştir. Bundan dolayıdır ki 19. asrın pozitivizmi yani dinleri, insanı, tabiatı, toplumu ve kısaca bütün evreni anlama ve tanımlamada geleneksel anlayışı devre dışı bırakan ‘’bilimcilik’’ anlayışı yayınlaşmıştır. Bilimcilik anlayışı da çok uzun bir sürecin ürünü olarak ortaya çıkmış ve İslam dünyasındaki insanları şüpheye düşürerek asırlarca küçümsediği Batı ile rakip haline getirmiştir. Batı dünyası ile olan bu durum 19.yüzyıldan bu yana devam etmiş ve sancılı bir süreç haline gelmiştir’’ dedi.

İnsan Aklını Aşarak İlerleme Sürecine Gitmiştir

Batı toplumuna bu üstünlüğü sağlayan temellerin Rönesans, reform, Fransız ihtilali ve sanayi devrimi ile gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Akgül, ‘’Bu süreç içinde bizim için önemli olan dini alandaki dönüşüm olmuştur. Diğer alandaki yansımalar ikinci planda kalmıştır.  Süreç içerisinde aydınlanma geleneği ile Tanrı merkezli evren anlayışının yerine insanı ve aklını merkeze alan ve evrenin odağına efendi olarak insanın kendisini oturtan bir bilim ve felsefe anlayışı ortaya çıkmıştır. Dinlerden boşaltılan alanın doldurulmasında bilginin yapısı, metodu ve objesinin yeniden belirlendiği bu anlayışa genel olarak ‘’pozitivizm’’ denmiştir. Bu anlayışa göre tarih boyu insanın kendini gerçekleştirmesini önleyen Tanrı merkezli anlayış insanlığı etrafında olup bitenlerden uzaklaştırarak geriliğe mahkûm etmiştir. Artık insan aklını aşarak ilerleme sürecine gitmiştir. Batı toplumu İslam dünyası karşısındaki üstünlüğü bu süreçlerin peşi sıra devam etmesiyle gerçekleşmiştir’’ ifadelerini kullandı.

Bir ülkenin düzelmesi için tıp, hukuk ve ilahiyat alanında okuyacak öğrencilerin özel yetenek sınavı ile alınması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Akgül, ancak bu alanlarda başarılı olunursa Batı ile mücadele edilebileceğini vurguladı.

İyi Öğrenciler Başka Alanlara Yöneldi

İslam düşüncesinin Batıyla yarışamaz hale gelmesinin nedenini modernleşme tarihi boyunca birinci sınıf zihinlerin başka sektörlere kayması olarak değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Akgül, konuşmasına şu şekilde devam etti:

‘İslam dünyasının ayağa kalkarak Batı ile yarışır hale gelmesi siyaset ile mümkün değildir. Ancak bilim, kültür ve sanatla gerçekleşebilir. İslam tarihine baktığımızda da süreç bu şekilde işlemiştir. Büyük insanlar zor zamanlarda gelmiştir. Bu insanlarda hep bilim ve sanatla ilgilenerek İslam dünyasına katkılarda bulunmuştur. Batı ile yarışmakta ancak bu şekilde gerçekleşebilir.’’

Konferans, Prof. Dr. Mehmet Akgül’e hediye takdiminin ardından sona erdi.

27/02/2019 – Bahadır  Ulukaya


14 kez görüntülendi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.