Türkiye’de Sınıflı Toplum Var mı?

14 Şubat 2019

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi (SASGEM) tarafından Çarşamba Konferansları kapsamında “Sınıflı Toplum Olduk mu?” başlıklı konferans düzenlendi.

SAÜ Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda yapılan konferansa İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Lütfi Sunar konuk oldu. Doç. Dr. Sunar, konferansta “Türkiye’de Toplumsal Tabakalaşmada Değişimler” konulu bir sunum gerçekleştirdi.

“Sınıflar varsa devrim yoktur”

Günümüzde toplumsal sınıflaşma kavramının korkutucu bir etkisi bulunmadığını, bu korkunun 1930’lu yıllardan sonra işçi sınıfının başlattığı Sovyet Devrimi ile ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. Sunar, 1950’li yılların sonuna kadar sosyalizmin yayılarak büyüdüğünü ve neredeyse tüm Avrupa’da etkili olduğunu söyledi. Doç. Dr. Sunar, “Türkiye’de ise bu anlamda bir devrim olmadı. Cumhuriyet’in kuruluş sebebi olarak parçalanma korkusu ve sınıfsızlık fikri etkindi. Türkiye’de sınıflar varsa devrimden söz edilemez ve Türkiye’de sınıftan bahsedenler Türkiye realitesini tanımıyor demektir” dedi.

“Sultanizm ve Despotizm teorisi birbirine çok benzer”

Despotizm teorisi ve liberal kuram kavramlarına değinen Doç. Dr. Sunar, “Osmanlı Zümre Sistemine göre sosyal, ekonomik ve siyasi olarak bakıldığında sınıflar vardır. Osmanlı’da sınıfsal tabakalaşma Batılı toplumlar gibi değildir. Geçişli ve entegraldir. Fakat bu geçişler de Avrupa’daki sınıf geçişliliği kadar keskin ve zor değildir” şeklinde konuştu.

Konuşmasının devamında klasik sosyoloji anlayışından söz eden Doç. Dr. Sunar, burjuva sınıfının Batı toplumunda demokratik ve sivil, Doğu toplumlarında ise despotik ve barbar anlamlarını karşıladığını belirtti. Doç. Dr. Sunar, “Weber’e göre Osmanlı’da sivil toplum yoktur. Weber bu fikir ile Sultanizm modelini kurmuştur. Osmanlı sınıfsal toplum yapısını anlatan en önemli kavram Sultanizm’dir. Sultanizm ve Despotizm teorisi birbirine çok benzer. İkisinde de sermaye, özel mülkiyet ve sınıflar yoktur. Hiçbir ampirik deyime dayanmaz ve çok güçlü bir teoridir” ifadelerini kullandı.

“Sınıf bizi birbirimizden ayırır”

Günümüz Türkiye’sinde mevcut olan sınıf kavramlarından bahseden Doç. Dr. Sunar, şunları söyledi:

“Türkiye’de şu anda alt orta sınıf, orta sınıf, üst orta sınıf, burjuva sınıfı ve işçi sınıfından söz edebiliriz. Buradaki temel soru şu: Burada bir kimlik oluşuyor mu? Burjuvazide bir kimlik oluşuyor. Burjuvazide sınıf bilinci daha kolay olur. İşçi sınıfında da bir kimlik oluşuyor. Orta sınıfta bu kimliğin oluşumu biraz güçtür. Çünkü orada üretim sistemi üzerinden değil, tüketim sistemi üzerinden kimlik ortaya çıkıyor. Dolayısıyla uzun vadede çalışmalar, burada yeni ve özgün kimlik oluşumunu ortaya çıkarır. Sınıf bizi birbirimizden ayırır. Sınıflar bizi belirler. Sınırlarımızı, çevremizi, hayallerimizi bile belirler. Şu an sınıflı toplum olmuş bir toplumuz.”

Konferansın devamında öğrencilerin sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Sunar’a konferansın sonunda hediyesi takdim edildi.

14-02-2019 / Kebire K. – Melek T.

257 kez görüntülendi.
14 Şubat 2019 - 14:10