Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 21°C
Gök Gürültülü

Türkiye’de Modern Düşünce Hareketleri

Türkiye’de Modern Düşünce Hareketleri
07.04.2017
279
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü (ORMER) tarafından “Türkiye’de Modern Düşünce Hareketleri” adlı bir konferans düzenlendi.

SAÜ ORMER Kudüs Salonunda düzenlenen etkinliğe Başbakanlık Başmüşaviri Ömer Faruk Korkmaz konuşmacı olarak katıldı.

Hiçbir millet ve kültür köksüz olamaz

Başmüşavir Ömer Faruk Korkmaz, Selçuklulardan ve Osmanlılardan günümüz Türkiye’sine miras kalan İslam medeniyetini ve bu doğrultudaki fikir akımını tartışmak için o dönemlerdeki gelişmelerin bilinmesi gerektiğini söyledi. Korkmaz, “Hiçbir millet, hiçbir kültür köksüz olamaz. Bunun yanında her medeniyet farklı olsa da birbirini besler, katkıda bulunur” dedi.

Türkiye’nin 1950’lerden itibaren Batıya daha çok yakınlaştığını dile getiren Korkmaz, “Osmanlı döneminde Türkler Fransızca öğrenirken, 1950’li ve sonrasındaki dönemlerde artık Türk gençleri İngilizce öğrenmeye başlıyor. Batıyla daha çok içli dışlı oluyor. Şu anda Türkiye’de Fransızca bilen insan sayısı çok azdır. İşte bu sömürü sisteminin getirdiği bir şeydir. Bunun sağlıklı bir şey olduğunu düşünmüyorum. Çünkü iyi bir derecede İngilizce bilmek çok iyi bir şey olsaydı, günümüzde ana dilleri gibi İngilizce konuşabilen Afrikalılar çok iyi durumda olurdu” ifadelerini kullandı.

Bir millet ilk önce kendi kültürünü ve milletini bilmeli

Günümüzde insanların ülkeler arası dolaşması ile en iyisinin en doğrusunun bulunmaya çalışıldığını belirten Başmüşavir Korkmaz, şunları söyledi: “Bir milletin ilk önce kendi kültürünü ve milletini bilmesi gerekiyor. Ama akademisyenler, doktora seviyesinde olanlar, özellikle sadece İngilizce değil, kendi alanlarına ve çalıştıkları ülkelere göre o ülkenin dilini kendi dili gibi bilmesi gerekiyor. Yani öncelik her zaman İngilizcede olmamalı. Bu aslında İngilizlerin uyguladığı bir yöntemdir. Onlar çocuklarını küçüklük döneminde hangi dili, milleti bilmelerini istiyorlarsa, oraya gönderiyorlar ve o çocuklar orada yetişiyor. Tabi ki kendi milletlerini de unutmadan. Yani o çocuklar iki milleti birden çok iyi bir derecede öğrenmiş oluyorlar.”

Konuşmasının sonunda Başmüşavir Ömer Faruk Korkmaz, katılımcıların sorularını yanıtladı.

07-04-2017 / Cansu Evcim
279 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.