Toplumsal Cinsiyet Adaleti Konferansı

28 Şubat 2019

Sakarya Üniversitesi Kadın Araştırmaları Merkezi (SAÜKAM) tarafından “Toplumsal Cinsiyet Adaleti” isimli bir konferans düzenlendi.

SAÜKAM tarafından Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Toplumsal Cinsiyet Adaleti” isimli konferansa Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı konuşmacı olarak katıldı.

Etkinliğin açılışında kadın ve aile konusu üzerine bir konuşma yapan SAÜKAM Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Hülya Terzioğlu, “Kadınları ve aileleri ihmal edilmiş toplumların gelecek nesilleri de ihmal edilmiş olacaktır” dedi. Sakarya Üniversitesi’nde öğrenim gören öğrencilerin yüzde 47’sinin kızlardan oluştuğunu ifade eden Terzioğlu, kız öğrencileri SAÜKAM’ın çalışmalarına davet etti.

Konuşmasında Toplumsal Cinsiyet Adaleti konusuna değinen Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı “Bizler dünyaya gelirken cinsiyetimizi seçme hakkımız olmadı ancak cinsiyetimize göre yaşamak zorundayız” dedi. Toplumsal Cinsiyet Adaleti konusunun son günlerde sosyal medya ve televizyonlarda tartışıldığını ifade eden Prof. Dr. Martı, “Toplumsal cinsiyet olgusunu takip ettiğimizde yaratılışa kadar uzanan girift bir zincirle karşılaşırız. Bu zincirin halkaları arasında ilk kadını ikincil ve günahkar olarak anan zihniyetin dini metinlerden beslenme çabalarını, kadını beden olgusuna indirgeyen biyolojik hayatın mekanı olarak tasavvur ettiği ev ile özdeşleştiren ilk çağ felsefesi tutumunu, “Kadının ruhu var mı, kadınlar insan mı?” tutumunun kiliselerde başlayıp sosyal hayata sıçrayan etkilerini, Fransız İhtilali ile yükselen özgürlük söylemlerinden kadına düşen pay ve sanayileşme ile fabrikalara taşınan kadın işgücünün eşitlik talepleri gibi birçok olay ve olgu yer almaktadır” diye konuştu.

Toplumsal cinsiyetin, kadınlar ve erkekler arasında toplumsal ilişkileri düzenlemek için kullanılan bir kavram olduğunu ve kültürel inşalara işaret ettiğini dile getiren Martı, “Kültür, bir insan inşa ediyor. Ancak cinsiyetin sadece toplum ve kültürel kodlar tarafından inşa edildiğini söylemek mümkün değildir. İşte dikkatli olmamız gereken nokta burasıdır. Eğer toplumsal cinsiyet, ‘cinsiyetimizi sadece toplum belirler’ noktasında algılanır ve biyolojik cinsiyetimiz yok sayılırsa ciddi anlamda hataya düşeriz. Çünkü cinsiyetimizi Cenab-ı Hakk belirler ve bizi kadın ya da erkek olarak yaratması ilahi bir nimet ve hikmete mebnidir.” ifadelerini kullandı.

Martı, cinsiyetin insanın kendi karar verebileceği, arzu ettiğinde değiştirebileceği bir vasıf olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Cinsiyet, Cenab-ı Hakk’ın insana doğuştan yüklediği bir koddur. Dolayısıyla toplumsal olmaktan önce aslında biyolojiktir. Cinsiyetin bir metafiziği olduğu reddedilemez. Metafizikle kastımız da aslında sadece bir bedenden ibaret olmayışımızdır. Her insanın bedeniyle birlikte bir de ruhu vardır. İnsanı cinsiyetsizleştirme çabaları, ruhu ve maneviyatı da yok saymaktadır.

Kadın ve erkek hakkında konuşurken, toplumsal cinsiyet olgusunu tartışırken salt ve sadece eşitliğe değil, daha üst bir ilke olarak adalete odaklanılmalıdır. Adalet; hayatı bütünüyle kuşattığı gibi, kadın ve erkek konusunda da toplumsal hayatın her alanında temel değer olmalıdır. Zira insan, Cenab-ı Hakk’ın yarattığı en şerefli varlık olarak kadınıyla erkeğiyle bir öz değer taşır, hakları ve dokunulmazlıkları vardır, kul olarak eşdeğerdir. Üstünlük ise ancak takva iledir.”

Etkinliğin sonunda Huriye Martı’ya hediye ve çiçek takdim edildi.

28.02.2019 – YC

353 kez görüntülendi.
28 Şubat 2019 - 11:57