Sosyal Medyada Yeni Dönem Öncesi SAU’lü Hukukçudan Ailelere Kritik Uyarı
Sosyal medyada 15 yaş sınırını ve e-Devlet üzerinden yaş doğrulamayı zorunlu kılan yönetmelik 1 Kasım’da yürürlüğe giriyor. SAU Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sezercan Bektaş, ebeveyn izninin yasağa istisna oluşturmayacağını belirterek ailelere sahte mesajlar ve hukuki sorumluluklar konusunda uyarılarda bulundu.
Sosyal medya platformlarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasını yasaklayan düzenlemenin uygulama esaslarını belirleyen, “Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin” yönetmelik 1 Kasım Pazar günü yürürlüğe giriyor. Sosyal medyada yeni bir dönemin kapısını aralayan düzenlemeyi değerlendiren Sakarya Üniversitesi (SAU) Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sezercan Bektaş, yaş doğrulama zorunluluğundan ebeveynlerin hukuki sorumluluklarına, platformlara uygulanacak yaptırımlardan kişisel verilerin korunmasına kadar pek çok konuya değindi. Bektaş, düzenlemenin etkili olabilmesi için ailelerin bilinçli hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
Yeni düzenleme ne getiriyor, nelere dikkat edilmeli?
Sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemelerin 5651 sayılı kanun kapsamında yapıldığını ifade eden Bektaş, 2020 yılında sosyal ağ sağlayıcılarına Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu getirildiğini, 2022 yılında ise çocuklara yönelik ayrıştırılmış hizmet uygulamasının düzenlendiğini hatırlattı. Bektaş, son yönetmelikle birlikte yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. Düzenlemenin en dikkat çekici yönünün 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya hesabı açılmasının yasaklanması olduğunu belirten Bektaş, ebeveyn izninin de bu yasağa istisna oluşturmayacağının altını çizdi. 15-18 yaş arasındaki kullanıcıların ise platformlardan ayrıştırılmış hizmet alabileceğini kaydeden Bektaş, bu yaş grubunda arkadaşlık istekleri, mesajlaşma ve diğer kullanıcılarla etkileşim gibi özelliklere kısıtlamalar getirileceğini aktardı.
e-Devlet üzerinden yaş onayı bildirilecek
Düzenlemenin temel amacının, çocukların sosyal medyada yetişkinlerle kontrolsüz etkileşimini azaltmak ve dijital ortamda karşılaşabilecekleri riskleri sınırlandırmak olduğunu dile getiren Bektaş, uygulamanın yalnızca yeni hesapları değil, mevcut hesapların tamamını da kapsadığını ifade etti. Yaş doğrulamanın e-Devlet üzerinden alınacak onay bilgisiyle yapılacağına dikkat çeken Bektaş, kimlik bilgilerinin sosyal medya platformlarıyla paylaşılmayacak olmasının kişisel verilerin korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Mevcut hesaplar için de 31 Mart 2027'ye kadar e-Devlet üzerindeki belirteç aracılığıyla yaş doğrulaması yapılmasının zorunlu olduğunu belirten Bektaş, doğrulama yapmayan kullanıcıların hesaplarına erişimin kısıtlanabileceğini, ancak buna karşı yargı yollarının açık olduğunu söyledi.
“Sahte mesajlara karşı dikkatli olun”
Yaş doğrulama sisteminin bazı güvenlik risklerini de beraberinde getirebileceğine dikkat çeken hukukçu Bektaş, çocukların yaş sınırına takılmamak için ebeveynlerinin e-Devlet hesaplarını kullanmaya çalışabileceğini belirterek anne ve babaları uyardı. Ebeveynlerin çocuklarıyla e-Devlet şifrelerini paylaşmamalarını öneren Bektaş, yasal düzenlemenin de çocuklara anlayacakları dilde anlatılması gerektiğini söyledi. Yeni uygulamanın dolandırıcılar tarafından da istismar edilebileceğini vurgulayan Bektaş, sosyal medya hesaplarının kapatılacağı veya askıya alınacağı yönündeki sahte mesajlara karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.
Siber Güvenlik Başkanlığı denetleyecek
Düzenlemenin yaptırım boyutuna da değinen Bektaş, yönetmeliğe aykırılık hâlinde çocuklara ve ebeveynlere idari ceza öngörülmediğini, yükümlülüklerin esas olarak sosyal ağ sağlayıcılarına getirildiğini açıkladı. Bu yükümlülükleri yerine getirmeyen platformların küresel cirolarının yüzde 3'üne kadar idari para cezasıyla karşılaşabileceğini belirten Bektaş, denetim yetkisinin Siber Güvenlik Başkanlığına verildiğini ifade etti.
Ebeveyn sorumluluğu unutulmamalı
Yeni düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarının ebeveynleri destekleyen uygulamalar geliştirmek zorunda olduğunu anlatan Bektaş, anne ve babaların bu uygulamaları da takip etmelerini istedi.
Çocukların sosyal medya üzerinden üçüncü kişilere zarar vermeleri durumunda, gerekli gözetim ve özeni göstermeyen ebeveynlerin tazminat sorumluluğuyla karşılaşabileceğini ifade eden Bektaş, paylaşımların ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabileceğini belirtti. Bektaş, çocukların yaşlarına ve işledikleri fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneklerine göre Türk Ceza Kanunu kapsamında cezai sorumluluklarının gündeme gelebileceğinin altını çizdi.
Dijital farkındalık ve güvenlik
Sosyal medyada yaş sınırlamasına yönelik uygulamaların dünyada da örnekleri bulunduğunu belirten Bektaş, düzenlemenin temelinde çocuğun yüksek yararının korunması ilkesinin yer aldığını ve bu ilkenin BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile de güvence altına alındığını vurguladı. Çocukların dijital ortamda korunmasının yalnızca kısıtlamalarla sağlanamayacağını dile getiren Bektaş, ebeveynlerin bilinçlendirilmesi, platformların etkin biçimde denetlenmesi ve kullanıcıların dijital güvenlik konusunda farkındalık kazanmasının da sürecin ayrılmaz parçaları olduğunu sözlerine ekledi.
