Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 16°C
Hafif Sağanak

Hoca Ahmet Yesevi Anıldı

Hoca Ahmet Yesevi Anıldı
09.03.2020
136
A+
A-

Sakarya Üniversitesi (SAÜ), Sakarya Kazakistan Öğrenci Topluluğu ve Türk Dünyası Öğrenci Topluluğu tarafından, “Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi Anma Günü” isimli bir etkinlik düzenlendi.

SAÜ İlahiyat Fakültesi Hakkı Ekşi Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğe, Hoca Ahmet Yesevi Vakfı Kurucusu Erdoğan Aslıyüce, Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulvahap Kara konuşmacı olarak katıldı. Programa Hendek Belediyesi Başkan Yardımcısı Fatih Öztürk, Hendek ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Yaşar Aygüneş, SAÜ öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Saygı duruşu ve iki ülkenin milli marşlarının okunmasının ardından başlayan program, Prof. Dr. Musa Yıldız’ın konuşmaları ile devam etti.

“Orta Asya neresidir?”

Orta Asya’nın, Ulu Türkistan dediğimiz Çin Seddinden hazara kadar uzanan büyük bir coğrafya olduğunu dile getiren Prof. Dr. Musa Yıldız, “Bu coğrafyayı hatırlatan ve maneviyatını kavratan Pirimizi anmak, bizim için bahtiyarlıktır. Ama bizler Türkistan kavramını unuttuk. Onun yerine siyasi anlamda kullanılan Orta Asya kavramını kullanmaya başladık. Bundan sonra Orta Asya kavramını bilin. Ne için kullanıldığını bilin ama kullanmayın. Türkistan ifadesini kullanın. Hoca Ahmet Yesevi aynı zamanda ileri görüşlü birisiydi. Türkistan coğrafyasında İslamiyet’i yaygınlaştırmış ve İslamiyet’in yaygınlaşıp diyar olmasını sağlamıştır. İslam’ın Rumeli topraklarında da yaşamasını istiyordu. Yetiştirdiği erenleri Horasan üzerinden Anadolu’ya, oradan da Balkanlara yolladı.  Hoca Ahmet Yesevi, Kızılelma olarak Anadolu’yu göstermiştir. Çünkü Anadolu, İslamiyet’in korunak kuşağının olduğu bölgedir” diyerek konuşmasına devam etti.

“İslamiyet’i anadilimizde öğrendik”

Hoca Ahmet Yesevi’nin Türklere anadilinde İslamiyet’i öğrettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yıldız, “Ahmet Yesevi’nin, Pir-i Türkistan’ın İslamiyet’i kabul etmesinde ve tam manası ile anlamasında çok büyük bir etkisi olmuştur. O dönemde Talas Savaşından itibaren Türkler toplu şekilde İslamiyet’e geçiyor. Lakin Türkler İslamiyet’e toplu bir şekilde geçmeden önce de cihat ordularında Türklerin olduğu bilinmektedir. İslam’ın dilinin Arapça olması ve coğrafi konumu itibari ile Türkistan’ın da dilinin Türkçe olması nedeniyle Türkler İslamiyet’i anlamakta güçlük çekiyordu. Hoca Ahmet Yesevi’nin yazdığı Divan-ı Hikmet adlı eser ile de ana dilimizde İslamiyet’i öğrenme imkânı bulduk. Ahmet Yesevi, Türklük ile İslam’ı sentezledi” ifadeleri kullandı.

“Anadolu Türktür”

Ahmet Yesevi Vakfı Kurucusu Erdoğan Aslıyüce, “Anadolu hakkında bilinmeden kullanılan birçok ifade vardır. ‘Anadolu Pontus Rum Devleti’ ibaresine ben katılmıyorum. Binlerde, Sinop hariç Anadolu’da Rum yoktu. Anadolu’da Türk boyları vardı. Sinop ise zamanla Rumların gitmesi ile Türkleşmiştir” dedi.

“Hoca Ahmet Yesevi 125 yaşında vefat etti”

Hoca Ahmet Yesevi’nin kaç yıl yaşadığı konusundaki belirsizliğe de değinen Aslıyüce, “Şu anda birçok kitap Hoca Ahmet Yesevi’nin doğum tarihinin net olmadığını belirtiyor. Hoca Ahmet Yesevi 1166-1167’de peygamber sevgisinden kendisini 63 yaşında çilehaneye kapattı ve hayatının geri kalanını orada sürdürdü. O günkü takvime göre 1 yıl 354 gündü. O zamanki yıl hesaplamasına göre Hoca Yesevi’nin doğum tarihi 1104-1105’dir. Hoca Yesevi’nin hem tarihi hayatı hem de menakıpname hayatı vardı. Tarihi hayatına bakacak olursak, İsmail Atağ’ın oğlunun yazdığı kitaba göre Hoca Ahmet Yesevi, 126 veya 130 yıl yaşadı. Ahmet Yesevi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Tosun’un yazdığı kitapta ise, 130 yıl yaşadığı yazıyor. Divanı Hikmet’te ise, Ahmet Yesevi’nin, ‘125’e geldim, günahlardan arınamadım’ dediği yazıyor.  Buradan da anlaşılacağı üzere Hoca Ahmet Yesevi 125 yıl yaşamıştır”  diyerek konuşmasını sonlandırdı.

“Hoca Ahmet Yesevi’yi niye konuşmalıyız?”

Hoca Ahmet Yesevi’nin Türk ile İslami düşünceyi sentezlediğine vurgu yapan Prof. Dr. Aldulvahap Kara, “Eğer Türk ve Türkistan kültürünü anlamak, kendinizi tanımak, bu çağdaki sorunlara, kültürel ve manevi problemlere çözüm aramak, Türklerin nasıl Müslüman olduklarını anlamak, küresel çağda büyük bir tehlike altındaki kültürümüzü, dilimizi anlamak için Yesevi’yi konuşmalısınız. Eğer yüksek teknolojinin, tabletin, telefonun, yapay zekânın kölesi değil efendisi olmak istiyorsak, ekonomiye ve teknolojiye maneviyatı getirmek ve Hoca Ahmet Yesevi’yi anlamak istiyorsak, onu konuşmamız gerekiyor”  dedi.

“Doğunun Kızılelması Anadolu”

Hoca Ahmet Yesevi’yi anlayabilmek için öncelikle onun yaşadığı dönemi bilmemiz gerektiğine değinen Prof. Dr. Kara, “Yesevi’nin metodunu bilmemiz, eski Türk kültürünü anlamamız ve Türklerin İslamiyet’le tanıştıktan sonraki değişimini incelememiz ve anlamamız gerekiyor. Hoca Ahmet Yesevi, İslamiyet’in büyük kitlelere yayılması için çalışmış ve bunu başarmıştır. Eğittiği erenleri Horasan üzerinden Anadolu’ya, Anadolu üzerinden ise Rumeli’ye göndermiştir. Hoca Yesevi, İslamiyet’in Türkler üzerinde tam anlamıyla anlaşılmasında ve büyük kitlelere ulaşmasında büyük bir etkiye sahiptir. Ahmet Yesevi Doğunun Kızılelması olarak Anadolu’yu görmüştür. Bu nedenle Doğunun Kızılelmasını, milli unsurlarını ve Türkçe’deki kelimeleri, İslam’a aykırı değilse dışlamamalıyız, sahiplenerek kullanmalıyız” ifadesini kullanarak konuşmasını sonlandırdı.

Türk Dünyası Müzikleri Uzmanı Sedat Solakoğlu’nun dombra dinletisi ile devam eden etkinlik, hediye ve plaket takdiminin ardından sona erdi.

09.03.2020 / Onur Işılgan

 
136 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.