Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 25°C
Gök Gürültülü

İnsan Farklı Bir Dille Karşılaşınca Ayrıntıları Yakalayabiliyor

İnsan Farklı Bir Dille Karşılaşınca Ayrıntıları Yakalayabiliyor
26.11.2014
91
A+
A-

Sakarya Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde başlayan Uluslararası Sözlük Bilimi Sempozyumunun ilk oturumu gerçekleştirildi.

Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Daşçıoğlu’nun başkanlığında düzenlenen panele konuşmacı olarak Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hayati Develi ve Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamza Zülfikar katıldı.

TDK Başkanı Prof. Dr. Kaçalin, yabancıların sözlük hazırlama konusunda Türklerden daha ön plana çıktığını ifade ederek, “Türkler sözlük yapmaya merak duymamış. Ancak bundan ‘Türkler sözlük hazırlamıyor’ anlamı çıkarılmasın. Dikkat ve her bilgiye eşit uzaklıkta bakmak, onlarda merak uyandırıyor. Arapçanın en iyi sözlüklerini yazanlar da Arap değil. Farsça için de böyle. İnsan, bir farklılığı başka dille karşılaşınca anlıyor, o zaman ayrıntıları yakalıyor” diye konuştu.

İlk sözlüklerin ticari ve askeri alanda ihtiyacı karşılamak amacıyla üretildiğine değinen Kaçalin, günümüzde sözlükçülüğün Türk Dili ve Edebiyatı alanı içerisinde bir ders olarak bile verilmediğinden yakındı. Sözlüğün ayrı bir bilim dalı olması gerektiğini ifade eden Kaçalin, “Bu toplantılar böyle bir ihtiyacın haber vericisi, başlatıcısıdır. Böylece kanaatler oluşur ve bu kanaatler uygulamaya geçebilir. Sözlükçülük eğitiminin dört yıllık lisans eğitiminin içerisinde bile yetmeyeceği görülmelidir” diye konuştu.

Sözlüklerde eksik olan bilgiler tamamlanmalı

Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamza Zülfikar, Türk sözlük yazarlarının geçmişte daima milleti, dili ve kültürü düşünerek sözlük hazırladığını ifade ederek, ilerleyen yüzyıllarda bunun ihmal edildiğini ve 1945 yılında yayınlanan Türkçe sözlükte yaklaşık 50 bin kelime bulunduğunu söyledi. Bunun ardından Türkçe sözlük çalışmalarına büyük ağırlık verildiğini ve kısıtlı olan bu söz hazinesinin genişletildiğini anlatan Zülfikar, TDK’nın sözlüğünde eksik olan bilgilerin yeni bilgilerle daha da geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sözlük Uzmanlığımız Olmalı

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hayati Develi, Türk Dili ve Türk Edebiyatı bölümlerinin ayrı bölümler olması gerektiğini vurgulayarak, ancak bu sayede öğrencilerin dil alanında uzman olarak yetiştirilebileceğini söyledi. Develi, “Eğer bu işin teorisini, batıda olduğu gibi uygulamasıyla beraber etraflıca öğretemezsek, sözlükçülüğümüz biraz el yordamıyla gider. Arapçanın niçin bu kadar sözcüğü var. Kuran’ın Arapça olması nedeniyle Arap olan ya da olmayan insanlar sözcükleri topladılar, bu sayede mükemmel Arapça sözcükler dünyaya yayıldı. Biz Türkiye olarak sözlükçülüğün neresindeyiz buna bakmak gerekir. Divan-ı Lügat-it Türk ile çok erken başlayan sözlükçülük serüvenimiz ciddi bir ara vermiştir. Bu işi yabancılara bırakmadan kendi sözlüğümüzü hazırlamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

26/11/2014 – ST
91 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.