Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 32°C
Az Bulutlu

Faruk Aksoy SAÜ’de Konuştu

Faruk Aksoy SAÜ’de Konuştu
12.12.2014
150
A+
A-

Milat Gazetesi ve Sivil Düşünce yazarı Faruk Aksoy, Sakarya Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Medya ve Siyaset’ konulu söyleşiye katıldı.

SAÜ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda gerçekleşen söyleşide, Türkiye’nin gazetecilikten medyaya geçiş süreci, gazeteciliğin kısa tarihi, ilginç haber maceraları ve medyanın siyaseti belirleme gücü konularına değinen Aksoy, gazeteci ve devlet ile gazeteci ve siyaset ilişkisini inceledi ve tarihten de örnekler vererek anlattı.

Bu tür ilişkilerde Roma İmparatorluğu dönemindeki uygulamalarla günümüzdeki uygulamalar arasında hiçbir fark olmadığını savunan Aksoy, “Roma’da uygulama neyse, aynen bugün de devam ediyor. Gazete kelimesi metelik kelimesinden geliyor. Metelik, bir para birimi gibi düşünülmeli. Gazetecilerin, düşünüldüğünde meteliksiz bir iş yapması lazım” ifadelerini kullandı.

Osmanlı Devleti’nde Takvim-i Vekayi ile başlayan gazetecilik serüveninin uzun bir süre batılı bir anlayışla yürütüldüğüne dikkat çeken Aksoy, “Bizdeki yazılı basının oluşmasındaki başat etki, batı düşünce kulübüdür. Biz kendi dünyamızı aslında batılı bir yöntemle insanlara anlatma yoluna giriyoruz. Bu ülkede 1980 ihtilaline kadar çıkan bütün günlük yayınların, gazetelerin neredeyse tamamı, en azından yüzde 51’i batıcı olmak zorundaydı. 1980’den sonra ise başlıklar değişti; farklı farklı yayınlar çıkmaya başladı” diye konuştu.

Bugünkü Türk basınına bakıldığında akla ilk olarak üçe bölünmüş bir yapı geldiğini ifade eden Aksoy, şöyle devam etti: “Yandaşlar, candaşlar ve diğerleri olarak adlandırdığım medya, bu üç başlığın dışına çıkamıyor. Bir dengesizlikten bahsediliyor ancak ben buna inanmıyorum. Medyanın ayakta ve canlı kalabilmesi için muhakkak ekonomik bir desteğe ihtiyacı var. Yani bir gazete dediğiniz çok kolay çıkmıyor. Buralarda onlarca, yüzlerce insan çalışıyor. Bir gazetenin arkasında dağ gibi bir emek var.”

Aksoy, “Her neye inanıyorsan ve o inandığının hakikatinden bahsediyorsan, şunun da altını çizmelisin; madenlerde insanlar sağlıksız koşullarda çalışıyor ama bütün matbaalarda da çok ciddi kanserojen etkisi olan maddeler kullanılıyor” diyerek sözlerini sonlandırdı.

12/12/2014 – ST
150 kez görüntülendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.