Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 16°C
Hafif Sağanak

Adapazarı Zemin Çalıştayı Düzenlendi

Adapazarı Zemin Çalıştayı Düzenlendi
12.12.2019
528
A+
A-

Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Topluluğu tarafından “Adapazarı Zemin Çalıştayı” düzenlendi.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezinde yapılan çalıştaya Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, SAÜ İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emrah Doğan, Çalıştay Başkanı Doç. Dr. Aşkın Özocak ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Çalıştay kapsamında Prof. Dr. Ayfer Erken “17 Ağustos 1999 Kocaeli Depreminde Adapazarı Zeminlerinde Oluşan Deformasyonlar ve Nedenleri”, Prof. Dr. Akın Önalp “17 Ağustos 1999 Kocaeli Depreminde Adapazarı Zeminlerinde Oluşan Deformasyonlar ve Nedenleri”, Doç. Dr. Ertan Bol, “Adapazarı Zeminlerinin Jeomorfolojik ve Geoteknik Özellikleri” konulu konuşmalarını yaptılar.

Rektör Prof. Dr. Fatih Savaşan, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmasında çalıştayı düzenleyenlere teşekkür ederek, “Hepimiz biliyoruz ki yapı çok önemli. Zemin daha önemli. Belki de yapı-zemin ilişkisi kurulmadığı zaman ekonomik anlamda gereksiz yatırım yapmış olursun ya da uygun dayanıklılığa ulaşmayan yapılar yapmış olursun. Her ikisi de bir felaket anında istemediğimiz sonuçlara yol açar. İnşallah burada değerli hocalarımın tartışmalarıyla, öğrenci arkadaşlarımızın sorularıyla bu konuda hem farkındalık hem de bilgi birikiminin artacağını düşünüyorum. Hem bölümümüzü hem de bölümümüzün değerli öğrencilerini ve öğrenci fakültesinde bulunanları tebrik ediyorum“ şeklinde konuştu.

“Adapazarı’nın esas sorunu Sakarya Nehri’nin kontrolsüz akması”

Prof. Dr. Ayfer Erken, konuşmasında öğrencilerin geoteknik alanında uzmanlaşmaları gerektiğine işaret ederek, geoteknik davranışların bu tür bölgelerde önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Erken, “Deprem yükleri altında neler olacağını ve tektonik diğer durumları da dikkate almamız gerekiyor. Zemin kaynaklı hasarlarda taşıma gücü kaybı olur. Sıvılaşma, düşük sitler, yumuşak sitlerin basınçları artar. Deformasyonlar daha sınırlı ve taşıma gücü kayıpları oluşur. Adapazarı’nın esas sorunu Sakarya Nehri’nin kontrolsüz akması sonucu, taşıdığı zeminlerin de rastgele yığılmasıdır. Dolayısıyla bir binanın altında üniform zemin tabakalaşması olur diyemezsiniz. Bunu sonuçlardan gördük. Tabakalaşma durumunda her sondaj farklılık gösteriyor. Adapazarı çevresinde kırık bulunuyor. Yani ana fay diyemeyiz. Bu fay kendi kendine kırılmaz ama bir deprem olduğunda o da hareket edebilir” dedi.

“Sakarya’da zemin sorunlarının incelenmeli”

Prof. Dr. Akın Önalp da doğal afetler arasında heyelanlar ve sellerin olduğunu ancak depremin afetler arasında çok özel bir yeri bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Önalp, “Çünkü arasında önceden bilemediğimiz tek olay deprem. Sakarya’da silt sorunlarının incelenmesi gerekiyor. 17 Ağustos 1999 Kocaeli Depreminde Adapazarı zeminleri, Türkiye‘nin batı kesimlerinde oluşan yapısal hasarlar nedeniyle kuvvetli şekilde etkilenmiştir. Adapazarı şehri, depremin merkez üssüne yakın olması nedeniyle, yapı kalitesinin yetersiz ve yapılaşmaya uygun olmayan temel zeminlerinden dolayı büyük hasar görmüştür. Sakarya, binlerce yıl bu Akova dediğimiz ovaya siltleri taşımış. Çok fazla kum yok. Daha ziyade kil ve siltler var” şeklinde konuştu.

“Bazı mahallelerde sıvılaşma mevcut”

Doç. Dr. Ertan Bol ise konuşmasında Adapazarı’ndaki zemin sıvılaşması konusuna değindi. Adapazarı haritasını göstererek zemin konusunu değerlendiren Doç. Dr. Bol, bazı bölgelerde sıvılaşma olmadığını ancak Yenigün ve Tığcılar mahalleleri gibi bölgelerin sıvılaşma bölgeleri olarak görüldüğünü söyledi.

12-12-2019 / İzge Belma Yılmaz


528 kez görüntülendi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.