Zika Virüsü Sempozyumda Tartışıldı

29 Mart 2018

Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı tarafından “Zika; Sivrisinek-Kene ile Bulaşan Viral Enfeksiyonlar Sempozyumu” düzenlendi.

Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Merkez Kampüs Konferans Salonunda gerçekleşen sempozyumda sırasıyla SAÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Mustafa Altındiş “Zika Virüsü ve Kene-Sivrisinekle Bulaşan Enfeksiyonların Önemi”, SAÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Tıbbi Viroloji Bilim Dalından Uzm. Dr. Gülay Şimşek “Sivrisinek ve Kene ile Bulaşan Viral Enfeksiyonlar”, Uzm. Dr. Semra Öz “Zika Virüsü Genel Özellikleri”, SAÜ Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hilal Uslu Yuvacı “Gebelikte Zika Virüs Enfeksiyonu”, Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Aydın ise “Keneler, Vektörler ve Virolojideki Önemi” başlıklı sunumlar yaptılar.

Sağlık alanında akademisyen, uzman, aile hekimi, asistan hekim, hemşire, yardımcı personel ve üniversite öğrencilerinin katıldığı sempozyuma, alanında yetkin akademisyenlerin yaptığı sunumlar ile Zika virüsü başta olmak üzere sivrisinek ve kene ile bulaşan viral enfeksiyonlar farklı açılardan ele alındı.

Zika virüs enfeksiyonu başta olmak üzere Türkiye’de ve dünyada kene ve sivrisinek ile bulaşan enfeksiyonların önemine dikkat çekilen sempozyumda, Türkiye’de 2017 yılı itibariyle 4 importe vakalarının görüldüğü belirtildi. Bulaşıcı olan vektör sivrisineklerin (aedes türleri) ülkedeki yayılımının, uluslararası seyahat imkânlarının gün geçtikçe artmasının ve önleyici tedbirlerin zamanında alınmamasının orta ve uzun vadede daha ciddi sorunlarla karşılaşılmasına neden olabileceği ifade edilen sempozyumda, söz konusu enfeksiyonların ciddi önem taşıdığına dikkat çekildi.

Ayrıca aşı ve özel tedavisi olmayan zika enfeksiyonunun gebelikte geçirilmesi durumunda etkilenen bebekte mikrosefali (beyin gelişmemesi) ve dolayısıyla mental retardasyon ile seyreden ağır bir sürece neden olabileceği belirtildi.

Kene ve sivrisinek ilaçlamada ideal zaman Nisan ayı

Konuşmacılar Türkiye’ye yapılan göçler başta olmak üzere dünyanın artık globalleştiğine, iklim ve yaşam koşullarının değişmesi ile kene ve sivrisinek türlerinin çeşitlendiğine ve sayılarının her geçen gün arttığına işaret ederken, daha önce toplumda görülmeyen türlerin görülmeye başlandığını, bu konuda daha hassas davranılması gerektiğini belirttiler. Özellikle yaz mevsiminin gelmesiyle sivrisinek ve kenelerden korunma öneminin arttığına dikkat çeken konuşmacılar, gerekli sinek ve kene ilaçlamaları için en ideal dönemlerin bahar ayları olduğunu vurguladı.

Lavanta yağı ile korunma

Sempozyumda, kullanılan insektisidler ve sinek kovucuların çevreye ve insana zarar verebileceği, özellikle kendimizi korumada daha doğal yöntemlerin (lavanta yağı) öneminin yanı sıra, lavanta, fesleğen, ceviz, zeytin ve defne bitkisinin etrafa dikilerek bölgesel korunma sağlanabileceği vurgulandı. Özellikle riskli bölgelere seyahat edecek olanlara da tavsiyelerde bulunan konuşmacılar, seyahat sırasında sivrisinek kovucu kullanılmasını, kolları ve bacakları örten giysiler giyilmesinı, pencere ya da kapılarda sineklik olan klimalı ortamlarda bulunulmasını ve dışarıda uyunacaksa cibinlik kullanılmasını önerdiler.

Konuşmacılar gerekli önlemlerin alınmasının sadece Zika virüs hastalığı için değil, Batı Nil Virüsü Ateşi, Sarı Humma, Dengue ateşi, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Chikungunya gibi diğer vektörle bulaşan hastalıkların da ülkede yayılmasının önlenmesi açısından büyük önem arz ettiğini katılımcılara aktardılar.

29-03-2018 / ST

 

567 kez görüntülendi.
29 Mart 2018 - 11:39